02.01.2014, 22:00

Çiğ sütün analizi

Sütçü sığır işletmelerinde sürü yönetiminin en önemli konularından birkaç tanesi çiğ sütün yağ ve protein oranları, somatik hücre sayısı, toplam bakteri sayısıdır.¶  Sahadaki uygulamalar bu değerlerin çiğ sütün kalitesini belirlemesi yönünden ele alınması şeklinde olmuştur. Çiğ sütü satın alan fabrikalar süt kalitesi yönünden bu değerlere bakmaktadırlar.

Süt toplayan ve satın alan fabrika ya da mandıralar sütün yağına, somatik hücresine ve toplam bakterisine göre süte fiyat veriyorlar. Süt yağının düşük olması, somatik hücre sayısının ve toplam bakterinin yüksek olması durumunda çiğ sütün üreticisinin eline daha az para geçiyor. Sahada bu durum sürekli problem oluyor. Çiğ süt üreticileri bu kesintilerde inisiyatifin “alıcı” da olmasından büyük rahatsızlık duyuyorlar. Gerçekten sütlerinde yağ düşüklüğü, somatik hücre ve toplam bakteri yüksekliği olup olmadığını tam olarak bilmediklerini söylüyorlar. Sonuçlara güvenmiyorlar ve inanmıyorlar. Bunun “alıcı” nın inisiyatifine bağlı olmadan tarafsız ve referans niteliğinde bir laboratuvarda yapılması gerektiğini söylüyorlar.

Konunun üreticiler tarafından bu şekilde anlaşılması, sonuçların tartışılır halde olması ve gerçek olup olmadığının sorgulanması doğruyu bulma yönünde engel oluşturuyor. Üretici o zaman süt yağı neden düşük, somatik hücre sayısı veya toplam bakteri neden yüksek, düzeltmek için neler yapmalıyız, çareleri nelerdir gibi soruların yanıtlarını aramıyor.

Bu değerler aslında birer ipucudur. Süt yağı düşüklüğü, sütteki yağ ve proteinin birbirine oranı asidoz riskini gösterir. Bir çeşit erken uyarıdır. Sütteki somatik hücre sayısının yüksek olması özellikle bulaşıcı meme yangısının yani mastitisin göstergesidir. Toplam bakteri sayısının yüksek olması ise sağımda temizliğe dikkat edilmemesinin ve sütü soğutmadaki aksaklıkların habercisidir.

Bu değerleri sürü yönetimi yönünden doğru incelersek çok yararlı bilgiler elde etmiş oluruz. Derhal üzerine gidilirse düzeltilmeleri mümkündür. Fakat sonuçlara güvenmeyen üretici, düzeltme yönünde önlemler almaz. Eğer gerçekten sorun varsa, devam edip gider.

Böyle bir durum ise kayıpların devamına, diğer yandan kalitesiz süte sebep olur.

Üreticilerin çiğ sütün analizi konusunda tarafsız, itiraz edilemeyecek, sonuçları her iki kesim tarafından tartışılamayacak bir laboratuvar istekleri olduğunu, bunu borsadan veya benzeri kuruluşlardan talep ettiklerini biliyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ve Birliklerin çalışmaları olmasına rağmen inisiyatifin “alıcı” da olma koşulunun henüz değişmediği, ayrıca başka başka yerlerde yapılan analizlerde de çok değişik sonuçlar çıktığını ifade ediyorlar. Kalibrasyonu, validasyonu tam, sıklıkla sonuçları kontrol edilen laboratuvarların olması “doğru” yu bulma açısından ve sürü yönetimi bakımından çok büyük yarar sağlayabilir.   

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@