Japon haber ajansı Kyodo'nun perşembe günkü haberine göre ABD ve Japonya, Çin'in Tayvan'da risk oluşturabilecek herhangi bir hamlesine karşı ortak askeri harekat planı taslağı hazırladı.

Kimliği açıklanmayan Japon yetkililerin taslağa dair paylaştığı bilgilerde, olası bir acil durumda ABD Donanması'nın Kyūshū adasıyla Tayvan arasında yer alan Ryukyu Adaları'nda geçici askeri üsler kuracağı belirtildi.

Taslağa göre Japon ordusuysa bu askeri üslere mühimmat ve yakıt göndererek lojistik destek sağlayacak.

Japonya ve ABD'den yetkililerin, ocakta bir araya gelerek söz konusu taslağı resmi bir plana dönüştürmeye yönelik çalışmaların başlaması için yüksek ihtimalle anlaşmaya varacağı bildirildi.  

Japonya'dan plana dair henüz bir açıklama gelmedi. Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı'ndan kimliği paylaşılmayan bir yetkili, ABD merkezli haber sitesi The Hill'a verdiği demeçte iki ülkenin de "Tayvan Boğazı'nda barış ve istikrarın sağlanması için güçlü bir kararlılık gösterdiğini" söyledi. Yetkili, planın detaylarını paylaşmadı.

Ancak Kyodo'nun haberinde askeri üs kurulması planlanan bölgelerde sivillerin bulunduğu ve böyle bir projenin bölge sakinlerini Çin'den gelebilecek herhangi bir saldırıya karşı savunmasız bırakabileceği de bildirildi.

Çin-Tayvan gerginliği

Pekin yönetimi, "tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan'ın kendi topraklarının parçası olduğunu savunuyor. Buna göre Çin, boğaz ve çevresindeki askeri varlığının yanı sıra Tayvan'ın ülkelerle diplomatik ilişkiler kurmasına, Birleşmiş Milletler'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.

Geçen haftalarda eski Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Çin'in Tayvan'a askeri müdahalede bulunması durumunda Japonya ve ABD'nin olup bitene izleyici kalmayacağını belirtmiş, Çin de açıklamaya sert tepki göstererek Japonya büyükelçisini "acil toplantıya" çağırmıştı.

Öte yandan Çin ordusunun ekimde Tayvan'ın "Hava Savunma Tanımlama Sahası" olarak belirlediği bölgeye çok sayıda savaş uçağıyla girmesi iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırmıştı.

ABD'yse uçuşları "provokasyon" olarak nitelemiş ve Tayvan'ın bağımsızlığına verilen desteğin sürdürüleceği duyurulmuştu.