22.11.2019, 06:52

Cuma gününün hikmet ve faziletleri

Bugün cuma gününden, cuma gününün ehemmiyetinden bahsedeceğiz. Allah nasip ederse bugünkü konuşmamızda, Kuran-ı Kerim'de mübarek bir gün olarak gösterilen cuma gününden bahsedeceğiz.

Bugün cuma gününden, cuma gününün ehemmiyetinden bahsedeceğiz. Allah nasip ederse bugünkü konuşmamızda, Kuran-ı Kerim'de mübarek bir gün olarak gösterilen cuma gününden bahsedeceğiz. Cuma gününün mübarekliğinin, kutsallığının nereden ileri geldiğini, cuma gününün önem ve ehemmiyetinin ne olduğunu, cumaya yetişen bir Müslüman’ın, Allah’ın af ve mağfiretine kavuşabilmesi için neler yapması gerektiğini anlatmaya çalışacağız. Kuran’a göre cuma günü nedir, nasıl bir gündür diye baktığımızda, cuma gününün, Allah tarafından Müslümanlara armağan edilen C. Allah’ın af ve mağfiretinin bol olduğu ve yapılacak duaların toplu ibadetlerin de kabul olacağı vaadinin yapıldığı, bayram gibi kutlanacak kutsal bir gün olduğu için insanlara armağan etmiştir.

ALLAH CUMA GÜNÜNÜ İNSANLARA 
NEDEN ARMAĞAN EDİYOR?

Cuma günü, C.Allah’ın Kuran’da ayrı bir Sure ile taltif ettiği, af ve mağfiret günü olduğu ve yapılacak dualarla, ibadetlerle kişilerin günahlarını affettirebileceği bir gün olduğu için bir fırsat günü olarak yaratıldığı anlaşılıyor. Allah bu sebeple Cuma gününü yaratmış ve bu sebeple de bu günü Müslümanlara armağan etmiştir. Müslümanlar Cuma ibadetlerini yaparak günahlarından, başlarındaki dert ve kederlerden kurtulacaklardır. Böylece işleri de rast gidecek ve görünür görünmez kaza ve belaları başlarından def edeceklerdir. İşte onun için cuma günleri birer fırsat günüdür diyoruz. Allah Teâla’nın cuma günlerini Müslümanlara armağan etmesinin sebebi, yarattığı bu güzelliklerden, rahmet ve merhametinden insanların yararlanmasını sağlamaları içindir.   

İNSANLAR İŞLEDİĞİ GÜNAHLARDAN 
AFFEDİLİR Mİ?

Allah, Ali İmran Suresi 14. ayetinde, “Nefsani arzulara, özellikle erkeklerin kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşlere, soylu atlara, ekinlere karşı düşkünlük çekici kılındı. (Bu bakımdan insanlar günah işlemeye meyyal yaratılmıştır. Aslında bunlar dünya hayatının geçici zevkleridir.” (Âli İmran-14)
Bu ayette C. Allah iki önemli şeyi bildiriyor. 1) İnsanlar nefsani arzulara karşı meyilli 2) Nefsani arzular da çekici halk ediliyor. Yani cezp edici ve davetkâr özellikte yaratılıyor. İnsan yaratılışındaki bu iki özelliği bildiren Allah, bu sebeplerle insanların, suç işleyebileceklerini, suçsuz bir insanın olamayacağını bildiriyor. Kıyame Suresi 9. ayetinde “Her insan hata yapar, günah işler. Ama hata yapanların en hayırlısı, Allah’a çok tövbe edendir.” Buyurarak her insanın hata yapabileceğini bildirirken kurtuluş yolunu da gösteriyor. Eğer tövbe ederse affedeceğini de vaat ediyor. Hatta Nisa Suresi 31. ayetinde, “Eğer siz, yasaklanan günahların büyüklerinden (şirk, isyan, kul hakkı yeme, adam öldürme gibi günahlardan) kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz. Ve sizi güzel bir yere (cennette) koyarız.” (Nisa-31) buyurarak kişinin büyük günahlardan kaçınması halinde, o kişinin yerinin de cennet olduğunu bildiriyor.
Yine Zümer Suresi 51. ayetinde de C.Allah’ın çok bağışlayan ve çok affedici olan bir yaratıcı olduğunu, hiç umutsuzluğa kapılınmaması gerektiğini bildirir.
“Ey Resulüm! İnsanlara, günah işlemek suretiyle kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarıma söyle. Allah’ın rahmetinden ümidi kesmesinler. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü o, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.” (Zümer-51) buyurarak büyük günah işlemeyen kullarının hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamaları gerektiğini bildiriyor.

İNSANLARIMIZIN CUMAYA 
RAĞBETLERİ NEDENDİR?

Kanaatimce üç sebepten dolayı camilere koşar, camiler doldurulur, cumaya  saygı gösterilerek  yapılacaklar dualar yapılır. 
1)Birinci sebep, cuma günlerine saygı gösterilmesini, cuma namazına koşarak gidilmesini isteyen C. Allah olması sebebidir. O nedenle Allah’ın emrini tutmak için, O’nun rızasını kazanmak için Müslümanlar cuma namazını kılmak için camiye koşarlar. Dünyada Allah’ın rızasını kazanmaktan daha önemli hiçbir şey olamaz. Hayır yolunu, açacak da, cennet yolunu açacak da O’nun rızasını kazanmaktan geçer. Onun için Müslüman cuma günleri camiye koşarak gider. 
2) İkinci neden ise cuma gününün, Allah’ın af ve mağfiretinin bol oluşundan yararlanmak için koşularak camilere gidilmesidir. İnsanlar başlarındaki sıkıntıları, dert ve kederleri, bela ve musibetleri atmak için, Allah’tan yardım istemek için camilere koşarak giderler. 
Kişilerin sokakta, caddelerde öyle aslanlar gibi, hiçbir sıkıntısı yokmuş gibi gezip dolaştıklarına bakmayın. Hani o kişilerin içini bir görme, düşüncesini bir okuma imkânımız olsa onların belki de birer dert yumağı olduğunu görürüz. Sıkıntı ve üzüntü içinde olan çok insan vardır. C. Allah bize insanların içini okuma, düşüncelerini öğrenme özelliğini verseydi. Kişilerin ne durumda olduklarını öğrenirdik. Ama insanlara bu özelliği vermemiş. Allah’tan ki bu özelliği vermemiş. Verseydi her halde çok çok kötü olurdu.
Kuran’da bildirildiğine göre insanların içini ve düşüncelerini okuyan insanlar da vardır. Böyle kişilere Firaset sahibi kişiler diyoruz. Firaset sahibi insanlar senin içini, düşünceni olduğu gibi okur. Bu tabi bir Allah vergisidir.
3) İnsanların cuma günleri camileri doldurmalarının üçüncü bir nedeni de her şeylerinin yolunda gitmesi için, görünür görünmez kaza ve belalardan kurtulmak için dua yapmak ve cumanın   rahmet ve merhametinden yararlanmak için cuma günü camileri doldururlar. Allah’tan da yardım istemek için, başlarına böyle bir dert gelmemesi için cuma gününe saygısını gösterir. İbadetini yapar, dua eder ve camileri doldururlar.
Kısacası camilerin dolduruluşu, Allah’ın emri olduğu kadar da, insanların sıkıntısı varsa onlardan kurtulmak ve bir hayırlı yola kavuşmak için ya da yaşamında zorluklarla bela ve musibetlerle karşılaşmamak için camileri doldururlar. Çünkü bugün yapılan dualar kabul olacaktır. 

CENAB-I HAK CUMA İLE 
NEYİ AMAÇLAMIŞTIR?

Ayetlerden, hadislerden anlıyoruz ki, C.Allah cuma günlerini, sadece ibadet günü olarak yaratmamış, toplu ibadet yanı sıra Müslümanların, haftada bir gün kaynaşmaları, sosyal yardımlaşmaları, aynı duyguların etrafında birleşmelerini sağlamak da istemiştir. C. Hak, haftada bir gün bir araya gelerek omuz omuza vermememizi, birbirimizi selamlamamızı, sohbetler yapmamızı, toplumsal dayanışmayı sağlamamızı istiyor. Müslümanların birbirinden kopuk yaşamasını, “Müminler kardeştir” Ayeti Kerimesinin unutulmamasını da istiyor.
İslamiyet’in ilk zamanlarında Müslümanlar cuma günleri camiye biraz daha erken gelirler ve  sohbet ederler, konuşur, dertleşirlerdi. Sıkıntısı olanın sıkıntısını, ellerinden geldiğince gidermeye çalışırlardı. Cumaya gelmeyen olursa niçin gelmediğini, bir derdi, sıkıntısı veya bir hastalığı olup olmadığını hemen araştırır ve yardıma koşarlardı. Demek ki cuma ibadetinin bir de insani ve sosyal boyutu vardır. Allah(cc) bizlere bunu hatırlatıyor.
 
İLK CUMA NAMAZI NEREDE 
VE KİMLERLE KILINMIŞTIR?

Hicret emrini alan Peygamberimiz, Hz. Ebu Bekir ile beraber dört kişilik bir grup halinde, iki deve ile birlikte çeşitli zorluklardan sonra Medine’ye çok yakın olan Kuba köyüne geldiler. Burada Affanoğullarının misafiri olarak 14 gün kaldıktan ve Kuba mescidini de inşa ettikten sonra Medine’ye doğru yola çıktılar. Yanlarındaki 20 kişi ile birlikte, (bazı kaynaklar 12 kişi diyor)  Rauna deresine geldiklerinde öğle vakti geldiği için Peygamberimiz, burada  ilk cuma namazını kılmış ve 20 kişilik cemaatına da ilk hutbesini okuyarak İslamiyet’teki ilk cuma namazını kıldırmıştır. Bunun dışında da bazı rivayetler vardır. Ama bence doğru olan budur.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@