Mehmet Zeki Fidandal'ın 29 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Danıştay 8. Dairesi, zeytinlik alanlarda maden faaliyeti yürütülebilmesine olanak sağlayan Maden Yönetmeliği hükmünün yürütmesini, zeytincilik kanunu olarak bilinen, 3573 sayılı Kanun’a aykırı hükümler içerdiği gerekçesiyle durdurdu.

Danıştay’ın vermiş olduğu karar doğru ve yerinde…

Bir yandan tarımsal üretim azlığından şikayet edeceğiz...

Bir yandan da zeytinliklerin ve tarım arazilerinin yağmalanması için yönetmelikler çıkaracağız…

 

Bir yandan belediyeler olarak bu tür yönetmeliklere karşı haklı olarak dava açacağız ve Zeytinime dokunma! kampanyalarını destekleyeceğiz...

Öte yandan da belediye meclisleri olarak zeytinlikleri ve tarımsal arazileri imara açacağız…

Sevgili okurlarım,

Ülke olarak, hiçbir siyasi görüş ayırt etmeden, maalesef hepimiz çifte standartlara boyun eğer olduk…

Doğru olana yanlış, yanlış olana da doğru der hale geldik.

O nedenle Danıştay 8. Dairesi'nin vermiş olduğu bu karar, umarım belediyelerimiz için de örnek olur.

Danıştay, zeytinlik katliamına nasıl dur!  dediyse belediyelerimiz de e dur! demeli…

Artık belediyelerimiz, meclis kararları alarak, bundan sonra zeytinliklerin imara açılmayacağını ilan etmelidir. Aslında zeytinliklerin imara açılmaması yönünde zorlayıcı bir kanun var.

26.1.1939 tarih ve 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun, yani zeytin kanunu

Zaten danıştay da bu Kanun”a dayanarak hüküm vermiş…

Bu Kanun’un maddelerini incelersek, zeytinliklerin imara açılması çok zor!..

Yani bu konuda kararlı olan belediyelerimiz için, elleri konun nezdinde güçlü

Ancak nedense yıllardır belediyelerimizin en kolay gerçekleştirdiği işlerden biri de zeytinlikleri imara açmak…

Bu konuda tabii ki il ve ilçe tarım, orman müdürlüklerinin de sorumluluğu var…

Tabii ki de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da sorumluluğu var…

Tüm ülke genelinde hazırlanan 1/100 000’lik imar plan ölçeklerinde, bu tür tarım  arazileri ve zeytinlikler, kesin korunacak alanlar  olarak ilan edilmeliydi..

Yine de geç değil…

Bakanlık bu kararı alabilir.

Az önce yukarıda belirttiğim üzere belediyelerimiz de meclis kararları alarak bu talana dur! diyebilirler. Siyasi partilerin genel merkezleri de bu yönde ilke kararı alarak belediyelerini talimat verebilirler.

Sevgili Okurlarım,

Bu sayfalardan;

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na,

Siyasi parti genel merkezlerine,

Büyükşehir ve ilçe belediyelerine,

Başta Kent Konseyleri olmak üzere STK’lara sesleniyor ve çağrıda bulunuyorum.

Lüften Zeytin Alanlarının imara açılmasına dur! diyelim. 

Saygılarımla…