09.09.2021, 14:56

Değiş gündem değiş…

Evet nerede kalmıştık?

Canım memleketim.

Ruh halin, gündemin, şikayetlerin hep değişir.

“Bir hal çaresi bulunur elbet canım, bir uyuyup uyanalım” dedikleri türden yaşayıp gidiyoruz…

Benim gel-gitli hafızam iki sene önce yazın, tatilde uzanmış yatıyorken, bir rahibin Amerikan dolarını bir gecede nasıl fırlattığını hatırlatıyor. Bunu duyduğumuzda, ülke olarak bizim de tansiyonlarımızın nasıl fırladığını hatırlıyorum… Sonra yetkililerin “Canım ülkem dolar bizi ilgilendirmez sakin olun Türk lirasına yatırım yapın.” Dedikten sonra sakinleşmiştik! Tabii o uğursuz rahibi ülkesine gönderince bizim ülkenin de tüm tıkalı döviz kurları açıldı!

Sonrası her sene alıştığımız, kazalar, depremler, terör örgütleri, davalar, belgeler…

Kovid 19 diye sene sonuna doğru, önce Çin’de bir virüs çıktı.

Pek korkmadık önce; “Amaaan Çin çok uzak bize gelmez öyle şeyler eski çağlarda olur dediğimiz” elin mikrobu geldi yerleşti birden ciğerlerimize…

Tüm dünya durdu. Bizim ülkedeki çocuklar evlerinde eğitimlerini yapmaya çalışırken, aile fertlerini de delirtti tabii. Herkes evde…

Can derdine düştük hepimiz! Öldük, atlattık, kalktık derken, “pandemi” “entübe” gibi kelimeleri dilimize yerleştirdik.

Bir de arada deprem gördük sonra. Çok canımız yandı… Birbirimize yardıma koşarken, yine gündem değişti Sedat Peker adında biriyle. Ülkece nefret ettiğimiz mafya babası itiraflara başlayınca, herkesin sevgisini kazandı! Arkası yarın gibi gelen itiraflar canım memleketimin evde sıkışmış hayatına renk getirdi…

Aşı geldi bir sene sonra rahatladık. Çip taktılar, DNA yı bozdular derken söylene söylene aşılandık gün geçmeden.

Zaten yaz da geldi, koyuverdik kendimizi plajlara, sokaklara, insanlara… E sıkıntıdan en sevmediğimize bile hasret kaldık ya!

Doğudan insan akını başladı sonra. Gerçi insan gibi halleri yok ama, mecburmuşuz basacağız bağrımıza. Demek ki pasaportu, vizesi, harcı bize geçiyor sadece…

Gündem felaketlerle başladı yine bir yaz sabahı. Her yer yanıyor. Ormanı, kuşu ,kurdu, bağı, bahçesi… Anadolu yanıyor ama uçaklar su taşıyamıyor.

Nedeni sorulmaya gelmiyor. Hiçbir şey sorulmaya gelmiyor.

Seyrettik çaresiz! Sonrası; yandık, bittik, kül olduk…

Tüm bunları seyrederken düşünüyorum; uyuyunca bir hal çaresi olmuyormuş demek. Artık uyanmak gerek!

Yorumlar (1)