Nur Yılmaz'ın 4 Temmuz 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Değiştirmek...

Değişmek... Değişim...

Korkularımız değişimde başlıyor. İşte bizi yanılgıya düşüren şey de bu...

*

İki insan...

Aynı duygu ve aynı öfke...

Fakat her iki kişide birbirini değiştirme çabasında.

Aşk, zıtlıklar bütünü belki de... Değişim farklı kapılarda açabilir.

Amacınız nedir? Sevmek mi? Değiştirme, kendinize göre biçimlendirmek mi?

Bu soruya cevap bulabildiğinizde tüm arayışlarınızda bulabilirsiniz, aşka dair.

İşte o anda da kendinizdeki sorunu çözersiniz; haliyle de karşıdaki kişiyi de çözümlersiniz.

*

Zümrüdüanka kuşu vardır, bilirsiniz. Küllerinden yeniden doğan efsanevi kuştur kendisi... Efsaneye göre, bütün güzellikleri kanatlarında taşır.

İnsan gözüyle görülemeyen yükseklikte uçar ve yine efsaneye göre, Kaf Dağı’nda beş yüz sene bilgi ağacının dallarının arasında yaşar ve her şeyi bilir, tüm kuşlar da ona sonsuz güvenirlermiş.

*

Gün gelmiş, Zümrüdüanka ortadan kaybolmuş ve diğer kuşlar onu bulabilmek için Kaf Dağı’na doğru zorlu bir yoldan, dipsiz vadilerden geçerek yola çıkmışlar. Ona ulaşmak için yedi dipsiz vadiyi aşmaları gerekliymiş... Ona ulaşmak için tüm kuşlar bir arada gökyüzüne doğru uçmaya başlamışlar ancak bazıları yorulmuş ve düşmüş.

Bülbül ise güle aşkını hatırlamış ve dönmüş.

Papağan tüylerini düşünmüş ve dönmüş…

Kartal, tepedeki krallığını hatırlayıp bırakamamış…

Baykuş yıkıntılarını düşünmüş, dönmüş.

Balıkçıl kuşu da bataklığını özlemiş ve dönmüş.

Böylece kuşların sayısı bir bir azalmış.

*

İşte zorlu olan o yedi dipsiz vadi ise; ‘ “Nefs Vadisi”, “Aşk Vadisi”, “Cehalet Vadisi”, “İnançsızlık Vadisi”, “Yalnızlık Vadisi”, “Dedikodu Vadisi” ve “Benlik Vadisi” dir.

İşte size değişimler. Zordur değişim.

*

Eee, efsaneye devam...

Kuşlar, ilk çalışmadan her şeyin elde edilebileceği nefs vadisine geldiklerinde burayı cennet sanmışlar. Zevk, sefa, zenginlik her şey varmış burada. Birçok kuş buraya kendini öylesine kaptırmış ki yok olup gitmişler.

“Aşk Vadisi” ise sisli vadi. Gördükleri taş, ağaç ve benzer nesneleri bir başka kuş sanmışlar. Bir çoğunun gözü kör olmuş ve devam edememiş…

Sıradaki “Cehalet Vadisi”; burada çevrelerini önemsemeyi o kadar unutmuşlar ki ardından düşünmemeye başlamışlar, sonrasında unutmuşlar. Anka’yı bile.

*

“İnançsızlık Vadisi”; her şeyin anlamını yitirdiği bir vadi. İnancını kaybedip geri dönen birçok kuş olmuş bu vadide.

“Yalnızlık Vadisi”; korkunun oluştuğu vadi. Çevrelerindeki diğer kuşları göremez olmuşlar. Sadece kendilerinin kaldığını düşünmüşler. Tek başına avlanmaya çalışan, büyük hayvanlara yem olan kuşlar, bir arada uçtuklarını unutur olmuşlar…

“Dedikodu Vadisi”; fısıltılar vadisi.

En arkada olan bir kuş, Anka’nın doğarken tüylerinin yandığını söylemiş, onun önündeki bunu duyup tüylerinin çıkmadığını söylemiş. Bir öndeki kuş tüyleri olmadığı için Anka’nın gizlendiğini söylemiş. Onların önündeki bir başka kuş ise Anka’nın gizlenirken onu görenlere zarar verdiğini söylemiş.

En öndeki kuş bunları duyunca, Anka’nın bunlara dayanamayıp kendini öldürdüğünü söylemiş. Bunun üzerine birçok kuş geri dönmüş.

*

Ve “Benlik Vadisi”...

Kuşlar vadiye girince, her kuş içinde değişik hisler oluşmuş. Kimi kendini beğenmemeye başlamış. Kimi her şeyi bildiğini iddia etmiş. Bazıları “yanlış yoldayız” demiş. Her kafadan bir ses çıkmış. Her biri liderlik yapmak istemiş.

*

Kaf Dağı’na ulaştıklarında sadece otuz kuş kalmış. Anka’nın yuvasını bulmuşlar ve öğrenmişler ki her biri esasında bir Anka’ymış. Esasında aradıkları kendileriymiş ve bu yapılan yolculuk aslında kendilerine yaptıkları bir yolculukmuş.

Yani bilgeliğe ulaşan mükemmel kuş, yedi vadiyi geçebilen ve egolarından kurtulabilen kuş.

*

Küllerinden yeniden doğabilenler.

Ancak her kültürde farklı anlatımlar vardır. Dağ aynı dağdır. Anka aynı Anka'dır.

Siz kendinizsinizdir...

*

Değişebilmek isteyenler, sabırlı olun. Gayret edin. Emek verin.

Kendi Anka kuşunuzu kendiniz bulun.

Değişim nedir?

Önce kendini değiştirebilmektir.

Tekdüze giden hayatın kabuğunu kırmaksa değişim, çare sende ama bazen yolu bilemezsin, işte o ‘yol’ yine senin içinde. İçini dinle ve nasıl başlayacağını ondan öğren...

Dip notlar;

Nereden başlamalıyım?

Kendimi geliştirmek için başlamam gereken yol nedir? Evet, bu sorunun cevabı bana göre galiba, af edebilmek. Hem kendinizi hem de karşı tarafın hatalarını af edebildiğiniz zaman gerisi kolayca peşi sıra gelir. Kırılma noktaları vardır ya insanın, o noktaları iyi tahlil edebilmek şart. Hayatta çok sayıda kırılma noktaları ile karşı karşıya kaldığınızda affın büyülü gücü ile birçok şeyi başarabilirsiniz.

Sonrasında ise eleştirilere açık olan bir zihin ile öğrenmeye açık bir zihin sizi karşılar.

Öğrenmeyi öğrendiğinizde paylaşmaktan da korkmayın. İletişim kurmaktan korkmayın.

Sizin olan saklı düşüncelerinizi özgür bırakın. Soru sorun, cevap alın, sorgulayın ve inanın.

Kurs ve aktiviteleri araştırın. Hobiler edinin. Hafızanızı güçlendirin. Sporu ihmal etmeyin.

Sürekli bir konfor alanınız varsa onun dışına çıkabilin ve tavsiyelere kulak verin...

Kitap tavsiyesi...

Sorunları çözmeye çalışmak zannettiğinden daha zor. Emin ol, daha zor. Aynı problemler, aynı zorluklar yeri gelir hayatından bezdirir ama pes etme. Yeni bakış açısı gerekli sana.

İşte değişim istiyorsan yararlanabileceğim kitaplar;

- Büyük Düşünmenin Büyüsü, Dr. David J. Schwartz...

- Savaşçı, Doğan Cüceloğlu

– Evrenden Torpilim Var, Aykut Oğut

Kendini Tanımanı Sağlayacak Kitaplar;

– Mutlu Olma Sanatı, Bertrand Russell

- Şimdi’nin Gücü, Eckhart Tolle

- Seninle Başlamadı – Mark Wolynn

Mutlu kalın...

Fıkra; Aynanın karşısına geçip de gözlerini kapatan Temel’e ne yaptığını sormuşlar;

– Hiççç, uyurken kendimin nasıl göründüğünü merak ediyorum da…

Günün sözü;

Dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun. Mahatma Gandhi