26.12.2014, 22:00

Değişim ve dönüşüm..

Her yıl aynı döngü yaşanır...

Aynı heyecan...

Aynı coşku...

Karamsarlıklar umuda dönüşür, mutsuzluklar mutluluğa...

İçimizde ki çocuk o gün açığa çıkar umudumuzla beraber...

Bu yıl umudunuzun içine duygusal cevaplarda şiddetlenmeyi, öfkeyi ekmeyin...

Huzursuz hissetmeyi ekmeyin...

Çalışma hayatında düşüş, hayattan zevk almama durumunu ekmeyin...

Olumsuzlukların sizi bulmaması için sevgiyi ekin...

*

Yenilik yapın hayatınızda...

Bu yıl sizi üzen kalabalık ve karanlık ortamlardan uzak durun…

Negatif şeylerden kafanızı uzak tutun...

Pozitif düşünmeye odaklanın.

Sevdiklerinizle ve pozitif enerji alabildiğiniz insanlarla birlikte olun, vakit geçirin…
Bu yıl hayatınızı değiştirin...

Değişin.

Kendinizde büyük yenilikler yapın...

Bakalım değiştiğinizde ne olacak?

Hayatın altı üstünden belki güzel olacak bunu deneyimleyin.

Her yeni deneyim sizi geliştirecek, emin olun.

Bu yıl da ertelemeyin düşlerinizi...

Çünkü düşleriniz size ışık olacak,yol gösterici olacak belki...

Belki, belki siz başka bir kişisiniz...

Bilmediğiniz bir kişi...

Bilmediğiniz yönlerinizle ayrı bir karakter...

Özümseyin.

‘Ayşe’sin, ‘Fatma’sın,’Leyla’sın ama belki sen bir ‘Ahmet’sin...

*

Ve en önemlisi aşkı hayatınıza alın...

Kabulenin...

Kapılarınızı yeniliklere artık açın...

Kapatmayın…

Çünkü, sevgi her şeyi değiştirir…

Bu yıl tüm içtenliğinizle yönelin sevdiklerinize...

Tüm kalbinizle, tüm enerjinizle...

Bakalım ve görelim en güzelini...

Değişim kapınızda, değişim sizsiniz...

Siz...

Değişim ve dönüşüm kaplasın içimizi bu yıl...

Sayıların önemi yok.

Zamanın da ...

Önemli olan kalbiniz...

Kalbinizde yeşeren sevginiz...

Ve bu yılda umudunuz olsun...

 

Dip notlar;

 

Alışveriş çılgınlığı

 

Büyük bir ülkenin ‘küçük bir kopyası’ olduk...

Alış -veriş indirimleri, çılgınlıkları bizi de ‘bu yıl’ yine yakaladı.

Yurt dışında her yıl ‘noel arifesi’nde yaşanan çok büyük indirimler, tüketimi desteklemekte...

Biz de nasibimizi alıyoruz bundan ülke olarak...

Yüzde bilmem kaça varan indirimler elbette ‘güzel’ de, üretmeyen millete kötü...

Al al nereye kadar...

Al üç çift ayakkabı, at sonra...

Her yer çöplük...

Almayın demiyoruz...

Alın da ‘bilinçli’ alın...

Sonra o aykakabılar zehirli çıkıyor siz alışveriş düşkünlerine ders olsun diye...

Fazla tüketim hileyi de taşır sinelere unutmayın...

 

 

‘Depresif’ misiniz?

Depresyonun günümüzün hastalığı olması yanında çok küçük yaşlara da indirgenmesi düşündürücü...

Şaşırtıcı gerçek depresyonun başlama yaşı beş ise, anneler babaların durumu nedir peki?

Siz de ‘depresif’misiniz yoksa?

Depresif durumlara yol açan bir çok etken var tabiî ki bizi saran.

Yoğun iş temposu bir, metropol yaşam iki, ekonomik sorunlar üç, aile içi huzursuzluklar dört derken psikolojik rahatsızlık geçirmeye çok müsait bir toplumuz...

Ee çocuklarımız…

Neden çok küçük yaşa indi şu depresiflik diye düşündüğümüzde ilk aklıma gelen aile içi huzursuzluklardan etkilenen çocuklar geliyor...

Sanırım yaş büyüdükçe okul sistemini, eğitimi ve getirdiği ağır yükleri de sorgulamalıyız...

Yarış atı sayılan çocuklarımız kendileriyle dahi büyük bir çatışma yaşıyor ne yazık ki...

Kış aylarının, puslu havaların getirdiği depresifliği karamsarlık pekiştirirken, agresiflik ve negatiflik ortaya çıkıyor...

Eşittir depresif davranışlar, eşittir yanlış davranışlar...

Mevsimsel depresyon güneş ışınları azaldığı için yaşanırken, insan psikolojisi üzerinde olumsuz etki yapan puslu havalara dikkat etmemiz gerekiyor...

İşte bu depresif dönemlerde tüm olumsuzlukları peş peşe yaşayabiliriz...

Bu nedenle bu dönemlerde ifade edemediğimiz pek çok durum yaşadığımızda yeni bir umut tohumunu da beraberinde ekmemiz gerekiyor...

Bu yıl atın depresifliği eski yılın üstüne ..


Mutlu kalın…

 

 

Fıkra;

Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş.

Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş.

Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et."

Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş.

Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et."

- "Etmem."

Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş.

Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş.

- "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."

 

Günün sözü;

Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizden asla vazgeçmez. Albert Camus


 

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@