“Demokrasinin ilk ayağı muhtarlıklardır”

Halk ile devlet arasında en önemli köprünün muhtarlık olduğunu belirten Yamanlar Mahallesi Muhtarı Kemal Aydın, “Mahallede yaşayan insanlara söz hakkı verilmesi gerekiyor...''

Röportaj 30.09.2021 - 07:00 30.09.2021 - 07:00

Yamanlar Mahallesi Muhtarı Kemal Aydın’ın herkesi kucaklayan yaklaşımı ve yardımına koşması nedeniyle mahalle halkı tarafından 2’nci kez görev başına getirildi. Muhtarlık görevinin halk ile doğumdan ölüme dek süren bir ilişki olduğunu belirten Muhtarı Kemal Aydın, “Muhtarlık görevimin ikinci dönenimdeyim ve yaklaşık 35 senedir de burada yaşamaktayım. Bu nedenle mahallemizde halkımızın neye ihtiyaç duyduğu konusunda fikir sahibiyim. Seçildiğim zaman mahalle halkının yaklaşık yüzde 35’inin oyu ile göreve başladım. Bu sayı diğer seçimde daha da arttı. Bunun nedenin insanları din, dil, ırk, mezhep ayırmadan herkesi aynı görmemden kaynaklandığını düşünüyorum. Ben insanı ötekileştirmeyen insan olduğu için seven bir karaktere sahibim. En büyük kötülük bence insanları belli kalıplara koymak ve ayrıştırıcı söylemlerdir. Bu dünya hepimizin ve hepimizin de eşit yaşam hakkı olduğunu savunuyorum” dedi.

muh5

“MUHTARLAR GÜÇLENDİRİLMELİ”

Muhtar Aydın, “Devletin halk ile temas ettiği aynı zamanda ilk muhatap olduğu kurum muhtarlıklardır. Vatandaş sorunu ne olursa olsun ilk geldiği yer bizler oluyoruz. Çocuğu doğandan tutundan cenazesi olanı iş arayandan evini sel basan veya deprem sonrası evi hasar gören gibi yani sorunu ne olursa olsun ilk bize geliyor. Bu tarz durumlarda biz imkânlarımız doğrultusunda her türlü yardımı yapıyoruz. Vatandaşlarımıza bizim yardımcı olamayacağımız konularda ise gerekli yerlere yönlendirmesini sağlıyoruz. Şu anda muhtarlıklar rica makamı olarak görev yapmaktadır. Bir yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle de muhtarlıkların güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Muhtarlıklara bütçe ayrılmalı ve bu bütçede şeffaf ve hesap verilebilecek bir biçimde de düzenlenmelidir. Bize gelen vatandaşlarımızın sıkıntıları konusunda çoğu zaman başka kurumlara isteklerimizi iletiyoruz. Çözüm bulunup sıkıntıların giderilmesi adına ama yetkimiz olmadığı için rica makamı olarak görülmekteyiz” dedi.

muh4

Halk ile devlet arasında en önemli köprünün muhtarlık olduğunu belirten Muhtar Kemal Aydın, “Muhtarlıklar devletin bir kurumu, muhtarlar ise 657 sayılı devlet memurları kanuna tabidir. Fakat muhtarlarımız devlet memuru olarak geçmemektedir. Burada bir yanlış olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca mahallemizde hayata geçirilecek projeler ile ilgili bağlı bulunduğumuz belediyelerde de temsil edilip söz hakkımız olmalıdır. Bu mahallede yaşayan insanlara söz hakkı verilmesi gerekiyor. Tepeden inme dayatmacı politika yerine herkesin katıldığı ve söz hakkının olduğu temsil sağlanmalıdır. Muhtarlıklar, demokrasinin ilk ayağıdır” diye konuştu.

“YARDIM DEĞİL, İŞ VERİLMELİ”

Dar gelirli vatandaşa yardımın sürdürülebilir olmadığını ifade eden Muhtar Aydın, “Şu anda mahallemizde işsizlik had safhada ve yardımla geçinen vatandaşlarımızın sayısı da aynı orantıda. Devlet bu vatandaşlara yardım ediyor. Yapılan yardımlar vatandaşların ihtiyacını tam manasıyla karşılamıyor hem de bunun bir sürdürülebilirliği de yok. Sürekli hale gelmiş yardımlar bir yerden sonra sistemi de kitleyecektir. Devletin yaptığı hatalardan biri de budur. Şu anda ekonomi iyi olmadığı için bana gelip ‘muhtarım çocuk doğurursam ne kadar yardım alırım’ diye soran vatandaşlarımız oluyor. Devlet, vatandaşına yardımdan önce istihdam sağlamalı ve insani değerlerde bir yaşam sürmesinin önünü açmalıdır. Vatandaş çalışmalı ve üretmeli ve ülke ekonomisine katkı sağlamalıdır” dedi.

“Demokrasinin-ilk-ayağı-muhtarlıklardır”--yenigunn-gazetesi

Mahallemizde kreş yok”

Mahallede bulunan insanların yaklaşık yüzde 60’ının işsiz veya gündelik işçilerden oluştuğunu belirten Muhtar Kemal Aydın, “Bu yüzde 60’lık oranın en büyük bölümünü kadınlar ve gençler oluşturmaktadır. Hayatımızın yarısını biz erkekler oluşturuyorsa diğer yarısını da kadınlarımız oluşturuyor. Bu nedenle de kadınlarımızın ekonomik özgürlüklerine kavuşturmamız gerekiyor. Kadınlarımızın ekonomik anlamda ayaklarının üstünde durmasını istiyor ve destekliyorum. Kadınlarımızın daha rahat iş hayatında kendilerine yer edinebilmesi için kreş sayıları artırılmalıdır. Fakat mahallemizde şu anda kreş bulunmuyor. Doğal olarak çocuklarını kreşe veremeyen kadınlar ise iş hayatına girmekte zorlanıyor. Yetkili mercilerin bu konu üstüne eğilip çözüm adına projeler gerçekleştirmesi gerekmektedir. Çünkü değişimin kadınla başlayacağına inanan biriyim” ifadelerini kullandı.

“Demokrasinin-ilk-ayağı-muhtarlıklardır”--yenigun-gazetesi

Sistematik olarak uyuşturucu satılıyor”

Aydın, “Sosyo-ekonomik anlamda gelir seviyesi diğer semtlere göre daha düşük olan yerlerde sistematik olarak uyuşturucu yaygınlaştırılıp satılmamaktadır. Özelikle bu sistemin hedef aldığı ilk kesim ise gençlerimiz oluyor. Gençlerimiz bizlerin ve ülkenin geleceği umuduyken maalesef görüyoruz ki bir bataklığa çekilip gelecekleri adeta karanlığa gömülmektedir. Bu yalnızca o gençlerin değil bizimde, ülkemizin de geleceğini çalmak ve karanlığa gömmektir. Yasaların ciddi boşluklarından dolayı bu uyuşturucu satışları her geçen gün artmaktadır. Son getirilen af ile birçok mahkûm dışarı salıverildi. Birçok yüz kızartıcı suç ve benzeri suçlardan hüküm giymiş ve cezasını çekmeyen kişiler bugün elini kolunu sallayarak dışarı da gezmektedir. Bunun etkilerini mahallemizde çok ciddi olarak hissetmekteyiz. Bu insanlar ıslah edilmeden ve cezalarını tam çekmeden salmanız demek o insanlara bir özgüven verdi. Kanunda yer alan suçun karşısındaki ceza sözünün bir anlamı da kalmamıştır. Bu insanlar cezasını çekmediği için artık suç kavramı da o insanlar gözünde artık ne kadar suçtur? Çünkü suçun karşılığı yok ise o suç olacak mı?” diye konuştu.

“Demokrasinin-ilk-ayağı-muhtarlıklardır”--yenigun

Nefes almayı yaşamak sayıyor”

Muhtar Aydın, “Vatandaşa bakıyorsunuz 30 yıldır bu kentte oturuyor. Fakat baktığınızda burada çalışıp yaşayan insanın ne bir sinema, tiyatro ya da ailesiyle sahile gidip bir gezme yemek yeme gibi bir faaliyet içinde olamadığını görüyoruz. Bu insanlar şehrin bütün yükünü çekerken imkânlarından yararlanamıyor. Evden işe, işten eve şeklinde geçen bir hayat görüyoruz. Bu da haliyle şehirle bütünleşemeyen ve yabancı kalan insanları yaratıyor. Bu durumun ortaya çıkmasındaki en büyük etken insanların aldıkları maaşlar. Artık öyle bir hale geldik ki insanlar nefes almayı yaşamak sayıyor. Kentleşmenin önündeki en büyük etken bu insanların şehrin imkânlarını kullanamayacak kadar maaşla yaşam sunanlardır” ifadelerini kullandı.

“Demokrasinin-ilk-ayağı-muhtarlıklardır”

Yorumlar