Denize süzülen kırmızı kent Ildırı

Urla’nın Barbaros Köyü’nün yükseklerinden karayolundan denize doğru süzülen kırmızı bir bedenin elidir Ildırı... İlk sakinleri ona Yunanca ‘Kırmızı Kent’ ismini vermişlerdir...

Güncel 22.06.2021 - 13:12 22.06.2021 - 16:35

Urla’nın Barbaros Köyü’nün yükseklerinden karayolundan denize doğru süzülen kırmızı bir bedenin elidir Ildırı... İlk sakinleri ona Yunanca ‘Kırmızı Kent’ ismini vermişlerdir...

Yaz günlerinin akşam karanlıklarında antik amfitiyatroya çöken kızıllıkla sessizleşen yaşlı taşlarla da sanki uyuşur kentin ismi... Amfitiyatrodan yukarıya, eski kente doğru yürümek için akşamın o saatleri, patikaların ve artık çevreye saçılmış olan yaşlı kaldırım taşlarının bundan binlerce yıl önce ne kadar büyülü bir merdiveni oluşturduklarını anlayabilmeniz ve hayal gücünüzün çalışması için aklınıza nazikçe imgeler bırakıp gider gibidirler...



Şimdilerde kayalık, yaman ve dik bir patikaya dönüşmüş olan kısa yürüme yolunuzun sonunu asla tahmin edemez, hatta o küçücük tepede bir kaç dakika kaybolmuşsunuz hissine kapılabilirsiniz. Çünkü çevrenizi saran makiler zorlu patikayı örterlerken, sizi de örtüp içlerinde sizi de gözden kaybedecek gibidirler.



Az biraz yorgunluktan sonra tepeye vardığınızda, eskiden dikey olan şehir duvarlarının, tarih sürecinde yere serilmişliklerinin arasından havanın durumuna göre giysilerinizi dalgalandıran kuvvetli bir rüzgar ya da galaksimizi aydınlatan yıldızımızın en turuncu halinden gelen harika bir ışıma ile karşılaşmanız mümkündür...


Tepede her neyle karşılaşırsanız karşılaşın ona vardığınızda Erythrai sizi hem kucaklayacak hem de yuvadan uçmanızı isteyen bir anne kuş gibi sizi ufka doğru itecektir. Ege’nin üzerinde az rastlanan antik ve masalsı bir kartal yuvasındasınızdır. Yüzlerce kilometrelik Ege kıyılarında bu muhteşem tepeye bir şehir kurmayı düşünen ilk mimarın ne düşündüklerinden tutun da, yaşamın anlamı, insanın var oluş serüveni, kültürlerin nasıl kendilerini var ettikleri ve daha bir çok düşüncenin hisler yumağına dönüşmüş hali aklınızda yuvarlanır durur gibidir.



Artık o büyük kırmızı bedenin elinin suya değdiği yerden daha yukarıdan o aynı denize başka bir açıdan bakarken, denizin dalgaları karanın üzerindeki sıcak bir tenin dokusuna dönüşmüşlerdir... Dalgaların sesleri artık duyulmaz olmuşken, denizin dalgalarının önemi kalmazken, suyun tüm bedeninin varlığı önem kazanmış gibidir. Üzerine düşen devasa gün ışığı ise ‘ben hep buradayım, burada olacağım’ der gibidir.

Erytrai bir ressamın şövaledeki tuvalinden arada bir uzaklaşıp ona uzaktan, farklı bir açıdan bakması gibi sizi hayatınızdaki her şeyden uzaklaştıracak, sahip olduğunuz tüm düşüncelerinize, doğrularınıza, yanlışlarınıza, zaman kavramına, yaşadığınız ve de yaşanmamış tüm günlerinize doğru geriye çekilmenize, geriye çekilirken kendi hayatınıza başka bir yoldan yaklaşmanıza doğru bir kestirme bir patika yaratacaktır.



Erythrai Antik Kentine nasıl gidilir?
İzmir’in ilçesi olan Çeşme'nin 20 km kuzeydoğusunda konumlanan Ildır Köyü’nde bulunmaktadır. İzmir-Çeşme karayolundan Barbaros Köy Yolu Caddesi’ne saptıktan ve Barbaros Köyü’nü geçtikten 12 km sonra Erythrai Antik Kenti'ne ulaşabilirsiniz.
Erythrai’de 1963-66 yılları arasında Prof. Hakkı Gültekin ve daha sonrasında Prof. Ekrem Akurgal tarafından kazı çalışmaları yapılmış, önce M.Ö. 3.yüzyıl sonrasında yapıldığı düşünülen Akropol’ün kuzey yamacındaki antik amfitiyatro toprak altından çıkarılmıştır. Akropolde yapılan araştırmalarda da Athena tapınağına ait kalıntılar bulunmuş, şehrin etrafının bir kaç kilometre uzunluğunda surla çevrili olduğu anlaşılmış ve amfitiyatro büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır...

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@