Bilindiği gibi deplasman yer değiştirme demek. Spordan ve özellikle de futboldan dolayı dilimize girmiş, herkes tarafından bilinen, kullanılan bir kelime.

Süt sığırcılığında ise “deplasman” denilince akla ilk gelen “abomasum deplasmanı”dır. Geviş getiren hayvanlarda üç ön midenin, yani, retikulum, rumen ve omasumun arkasından gelen gerçek mideye abomasum (şirden veya şırdan) adı verilir. Abomasum ise ince bağırsaklara bağlanır.

Abomasum deplasmanı midenin yer değiştirmesi için kullanılan bir terim olup, süt sığırcılığı yapan çiftliklerin önemli sorunları arasında sayılır.

Abomasum deplasmanını bilim insanları çeşitli şekilde tanımlamışlar. Besleme ile ilgili bir hastalık, insan yapımı, insanların sebep olduğu bir hastalık ve sürü yönetimi hatalarının yol açtığı bir hastalık olarak tanımlıyorlar.

Abomasum deplasmanı ortaya çıktığında midede bir durgunluk ve gaz birikmesi söz konusu oluyor. Gebeliğin son günlerinde rahim içindeki buzağı ve buzağı suları geniş bir yer kaplıyor. Doğum olduğunda aniden karın içerisinde bir boşluk oluşuyor. Eğer aşağıda sayacağımız bazı yatkınlıklar söz konusu ise mide (abomasum) kayarak sol tarafa, bazen de sağ tarafa doğru yer değiştiriyor. Bazı bilim insanlarının deyimiyle adeta, karın içerisinde yüzüyor.

Abomasum yer değiştirirken çoğunlukla sola doğru, bazen de sağa doğru kayıyor. Sola doğru kayma %80-90, sağa doğru kayma ise %10-20 oranında görülüyor. Bu kayma esnasında burkulma (torsiyon) da ortaya çıkabiliyor.

Abomasum deplasmanının belirtileri çok özel belirtiler değil. İştah kaybı, süt veriminin düşmesi, geviş getirmenin azalması, sulu dışkı gibi birçok hastalıkta olabilecek belirtiler.

Klinik teşhis için en önemli belirti veteriner hekimin steteskopla duyabileceği “ping” sesi. Anamnez ve diğer muayenelerle birlikte veteriner hekimler doğru teşhisi koyabiliyorlar. Ancak daha ileri tetkikler ve laboratuvar tahlilleri de yapılarak ayırıcı tanıya gitmek mümkün.

Abomasum deplasmanına zemin hazırlayan, yatkınlık yaratan birçok durum söz konusu. Bunlara “risk faktörleri” adını veriyoruz. Yüksek süt verimi olan Holstein ırkında bu sorunun diğer ırklara göre daha fazla görüldüğü biliniyor. Sıcaklık stresinin de önemli bir risk faktörü olduğu yine bilinen gerçeklerden biri.

Abomasumun yer değiştirmesinin ketosis, hipokalsemi (kalsiyum azlığı), mastitis (meme yangısı), metritis (rahim yangısı), sonun atılamaması, asidoz, laminitis ve yağlı karaciğer hastalığı ile yakından ilgisi var. Zaten, bu doğum sonrası ortaya çıkan hastalıkların tümü birbiriyle ilişkili.

Laboratuvar testleri bu yakın ilişkiyi ortaya koyuyor. Keton cisimciklerinin kanda yükselmesi (BHB=beta hidroksi bütirat değerinin yüksek çıkması) önemli bir göstergedir.

Karaciğer enzimlerinin, ALT (Alanin Transaminoferaz), AST (Aspartat Transaminoferaz) gibi enzimlerin yüksekliği zaten sorunun karaciğer yağlanması ile ilgili olduğunu bize gösteriyor.

Mastitis, metritis, sonun atılamaması, laminitis, asidoz gibi sorunlar endotoxinlerin (LPS=Lipopolisakkaritler) açığa çıkmasına yol açıyorlar. LPS (Endotoxinler) Abomasum deplasmanına yatkınlık oluşturan başlıca risk faktörü.

Teşhisi kesinleştirmek için, gerekli görülürse rektal muayene yapılabilir. Ultrason tekniğinden de yararlanılabilir.

Abomasum deplasmanının tedavisi mümkündür. Bazen inek sırtüstü yatırılarak yuvarlanır. Böylece kaymış olan abomasumun eski yerine geri dönmesi sağlanır. Ancak, bu yöntem her zaman başarıyla sonuçlanmaz. Başarılı ve kesin sonuç veren yöntem cerrahidir. Paramedian abomasopeksi veya omentopeksi adı verilen, abomasumun yerine getirilerek sağ taraftan bir operasyonla sabitlenmesi en uygun yöntemdir.

Abomasumun burkulması, burkulan yerin kansız kalarak yırtılması ya da aşırı su kaybı (dehidrasyon) sebebiyle hayvanın şoka girmesi ölümle sonuçlanır. O yüzden, erken teşhis ve erken müdahale ile bu sorunlara yol açılmadan tedavi etmek gerekir.

Koruyucu hekimlik

Abomasum deplasmanı çok faktörlü bir hastalıktır. Risk faktörlerini ortadan kaldırmak gerekir. Öncelikle ineğin kuru dönemde şişmanlatılmamasına dikkat edilmelidir. Vücut kondisyon skoru çok iyi takip edilmelidir. Obez inek her yönden büyük tehlike oluşturur.

Abomasum deplasmanında ve doğum sonrası ortaya çıkabilecek tüm sorunlarda kuru dönem beslemesine dikkat etmek şarttır. Ne eksik, ne fazla, tam kararında besleme yöntemi, yani Goldiloks diyeti en doğru yöntemlerin başında gelir. Yonca dışında, kaliteli kaba yemler verilmesi, taneli yemlerin azaltılması, ineğin şişmanlatılmaması, doğru bir yemlik yönetimi abomasum deplasmanı yönünden iyi bir koruyucu hekimlik sistemidir. Kuru dönemde ineklere konfor sağlamak, başta sıcaklık stresi olmak üzere her türlü stresi önlemek şarttır.

Diğer yandan kuru dönemin son günleri ile lohusalığın ilk günlerinde yemlere magnezyum, bakır, çinko, selenyum, canlı maya katılması yararlı uygulamalardır.

Doğuma 2-8 gün kala yüksek dozlu vitamin D3 enjeksiyonu büyük fayda sağlar. Ketosis yönünden yapılan kontroller erken uyarı sistemidir.

Abomasumun yer değiştirmesi genellikle doğumu takip eden 1 ay sonra ortaya çıkar. Bu dönemde kan, idrar veya sütten keton cisimciklerinin kontrol edilmesi, süt yağı ve süt proteini oranının bilinmesi yatkınlığın keşfi ve önlenmesi yönünden bize olanak sağlar. Örneğin süt yağı %4, süt proteini %3 ise 4:3=1.33 rakamı normaldir. Eğer süt yağı %4.5, buna karşın süt proteini %2.5 ise 4.5:2.5=1.8 rakamı ketosisin, abomasum deplasmanının habercisidir.

Doğum sonrası ortaya çıkan bütün sorunlar ve abomasum deplasmanı bir süre sonra ineklerin mecburi olarak sürüden çıkarılmasına yol açabilecek sorunlardır. Abomasum deplasmanı konusunda önerilen her türlü önlem yukarıda sayılan tüm sorunlar için koruyucu hekimlik niteliğindedir. Hayvan kaybı, zaman ve para kaybı, süt kaybı, döl kaybı önerilerin yerine getirilmesiyle önlenmiş olur.