27.01.2020, 07:29

Deprem!

Geçen haftayı "deprem" sonrası eksiklerimizi, yapmamız gerekenleri, "konuşarak veya yazarak" geçirdik...

Geçen haftayı "deprem" sonrası eksiklerimizi, yapmamız gerekenleri, "konuşarak veya yazarak" geçirdik...
Ancak; deprem görüntüleri gelmeye başlayınca tüylerim diken diken oldu…
İki bina yan yana; biri toprak yığını haline dönmüş, diğeri ise sağlam duruyor…
Kimdir bu binaları yapan müteahhitler?
İnsanın kanını donduran bu görüntüler karşısında hiç mi vicdanları sızlamıyor?
Vicdanları varsa tabii…
Bugün Pazartesi; yeni bir haftaya başlıyoruz. Geçen hafta içinde yaşadıklarımızı unutacağız gibi bir his var içimde…
Ancak; ben "ilk yardım" dahil "deprem" hakkındaki bilgilerimizi tekrar sorgulamakta yarar olduğunu düşünüyorum...
Bunu daha önce de yazdım. Yine yazmakta yarar görüyorum…
Uzmanların uyarılarına göre, deprem sonrası "herkesin kendi başına kalacağı” gerçeğini kabullenmemiz gerekiyor…
Özellikle ilk 3 günü "altın saatler" olarak değerlendiren uzmanlar; bu zaman diliminde vatandaşların kendi bilgilerini koruyacağı konusunda fikir birliğindeler. Dışarıdan yardım gelmesinin zor olacağı bu saatlerde, bilgileriniz sadece kendinizin değil, sevdiğiniz kişilerin de hayata tutunmasını sağlayacaktır. Bu nedenle az da olsa "ilk yardım" konusunda bilgi sahibi olmalıyız...
Eksik kaldığımız bir diğer konu da "Deprem Toplanma Alanları"dır. Bu toplanma alanları hakkında zaman zaman tartışmalar oldu. Bazen, çocuk parkları, site halindeki apartmanların bahçeleri, boş arsalar "toplanma alanı" olarak belirlenmiştir. Bu alanların seçilme şekli doğru olduğu kadar yanlışlıkları da vardır. 
Doğru olanın da, "Toplanma Alanı"na çadır kentler kurulabilmelidir. Elektriği olmalı, çevre aydınlanması yapılabilmelidir. İçme suyu olmalı, ısınma sorun olmamalıdır. Bu "toplanma alanı"nda duş ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlar karşılanmalıdır" şeklinde sıralayabiliriz.
Bir diğer önemli konuda çürük, depreme dayanıksız binalardır. Ülkemizin her kentinde, her bölgesinde bu tip binalara rastlamak mümkündür. Hepsini bir anda "yıkarak, yerine yenisini yapmamız" maddi olarak da, zaman olarak da mümkün değildir. Bu binalar tespit edildikten sonra, "acil" sıralaması yapılmalı. "Yerinde veya başka bir bölgede kentsel dönüşüme" gidilmelidir. Ancak bu şekilde daha sağlıklı yapılara kavuşmuş oluruz...
İzmir'de 12 aktif fay var. Büyük bir sarsıntı beklenmese de; bizler öncelikli olarak oturduğumuz binaların tetkikini yaptırmalıyız...
“Akhisar’da meydana gelen, deprem, Menemen’den başlayarak, Gediz Deltası ve Ödemiş’e kadar uzanan, yay şeklinde bir faydır…”
“O kırık” yay şeklinde olan fayı da harekete geçirecektir.  
Bunun için kahin olmaya gerek de yoktur. Yaklaşık 14-15 ay önce bu sıkıntıyı yaşadık. Bu hafta içinde de; yine şiddetli olmasa bile bir sarsıntı bizi bekliyor… 
Şunu unutmayalım; insanları deprem değil, çürük binalar öldürür...
Haftaya buluşmak dileği ile...

Yorumlar