14.04.2018, 08:18

Destek şart

Destek şart

Sporun devlet eliyle olduğu, özel sektörün sponsorluğa fazla sıcak bakmadığı sporlarda başarı kazanmak mucizelere bağlı. Bireysel yeteneklerin ortaya çıktığı branşlarda gelen başarının tekrarı bile çok zor…Bugün için sponsorlu takımların branşlarda elde ettiği başarıyı görmemek için kör olmak gerekir. Sporu “sosyal sorunluluk projesi” olarak kabul eden ve ciddiye alarak yatırım yapan firmaların elde ettiği “reklam getirisi” harcadığı paraların çok üzerine çıkıyor. Üstelik parayı harcarken de, spor yatırımıyla gençliğe hizmeti de unutmuyor. Eczacıbaşı Vitra’nın voleyboldaki başarısı bunlardan birisi…

Erkekler voleybolda Halkbank, Arkas, basketbolda Anadolu Efes, Banvit, Tofaş, Pınar örnekleri belli başlıları. Uzun soluklu ve spora ve Türk Gençliğine hizmetle, alt yapıya verilen önem verilmesi gerçekten olumlu işler. Müessese kulüplerini veya sponsorlukları uzatabiliriz… Elbette belediye spor kulüplerimiz var… O ayrı bir yazı konusu.
Bir de günü kurtarmak, laf olsun, hatır gönül ilişkileri ve baskı sonucunda yapılan ön isim, kısa dönem sponsorluk anlaşmaları faydadan çok zarar getiriyor. “Sponsor varsa varız, yoksa yokuz” mantığını anlamak da mümkün değil. Bulunan bir avuç parayı kullanıp, zirveye oynayanlar, para bitince de tepe taklak gidişini ne yazık ki önleyemiyorlar. O zaman da “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oluyor”lar…
Bugün spor branşlarımızı yöneten federasyonlarımız ne kadar başarılıdır? İşte bu sorunun cevabını acilen bulmak ve vermek gerekiyor. Aslında soruyu şöyle de değiştirebiliriz: “Özerk federasyonlar bu şartlarda devam etmeli mi, etmemeli mi?” Her iki soruyu sporun içinde olanlara ve acıyı çekenlere sormuş olursanız, genelde alacağınız yanıt tektir: “Eski düzene dönülmeli…”
Bugün federasyonlar “veren değil, alan” durumundadır. Tescil için al, lisans için al, antrenör için al, tesis için al, belge için al, lige veya yarışmalara katılmak için al… Al, da al… “Sen ne veriyorsun?” diye sorduğunda, karşılık çok kolay: “Devlet bize vermiyor ki…”Peki o zaman özerkliğin anlamı ne? Bu durumu biliyorsun da, kıyasıya yarışa neden giriyor, başkan oluyorsun?..Cevap ne yazık ki, tam karşılığını vermiyor. Hep kaçamak!.. Kesinlikle destek şart! Günümüzde spor yapacaksan veya yaptıracaksan ekonomini düzgün tutacaksın. Devir, “Parayı veren düdüğü çalar” devri gibi… Açıkçası paran varsa spor yapacaksın, yoksa yapamayacaksın… Tabela üzerinde kulüp olarak yaşamına devam edeceksin…
Bu durumda sponsorluğun ve sponsorların önemi de ortaya çıkıyor. Sadece ülkemizde değil, dünyadaki zirve yarışında güçlü sponsorlarla “devam” edebiliyorsun.
Eskiden “ayakkabımızı biz alırdık, topu yamatır oynardık” diye övünenleri ararsanız, bunun hayalden öteye gitmeyeceğini görür, üstelik de hiç kimseye inandıramazsınız… Yüzünüze aval aval bakanlar, “Dalga mı geçiyorsun, olur mu öyle şey” derlerse hiç şaşırmayın!.. Uzun lafın kısası; bugün ülkemizde hangi sporu yaparsanız yapın. İster en üst liglerde, isterseniz en alt kümede olun. Destek bulamazsanız yaşamanız mucizelere kalır…

-- 

AVNİ ERBOY

Gazeteci/Spor Adamı

 

Bostanlıspor Gençlik Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı
Basketbol Adamları  Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Türkiye Milli   Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu Üyesi
Karşıyaka Starları Gençlik ve  Spor Kulübü Kurucu Başkanı
Karşıyaka Sanat Derneği Kurucu Başkanı
İzmir AES Gençlik ve Spor Derneği Kurucu Başkanı
Çocuk Oyunları ve Spor Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@