12.04.2020, 21:45

Devir...

İnsanlar her olayı, her yaratılanı, her bir düşünceyi tersten görürler ve görecekler.

İnsanlar her olayı, her yaratılanı, her bir düşünceyi tersten görürler ve görecekler.

Yüzyıllardır böyle oldu ve bu devam edecek.

Tersten görmek durumu içinde ‘bir dünya iyisi’ size ‘şeytani’ yanını göstermeyebilir.

Veya tam tersi ‘şeytani’ yanı olan da içinde ki en ufak ‘iyiliği’ sizden saklayabilir.

*

Dünya tersine harekette gibidir sanki.

Melek şeytan ise şeytan da melektir.

Kötülük vardır ve temeli nedir?

Nereden doğar?

Nereye gider?

En ufak bir kırıntı sizi koca bir karanlığa sürüklemez mi?

Hem de öyle bir sürükler ki siz bile şaşar kalırsınız buna.

*

Kötülüğün ana temeli tanrı vergisi ‘şuurunu’ kullanmamak mı yoksa o zaten şuur içinde mi gizli?

Asıl soru bu.

Unutmamanız gerekir ki, ipin bir ucu beyaz ise diğer ucu da beyazdır.

Ancak düşüncenizin iyi başlayıp kötüye giden yanında karanlık yok mudur?

Kendiniz için iyi olan bir başkası için belki de kötüdür.

Bilinmez.

*

İğnenin daima iki ucu yok mu?

İpliği geçirdiğiniz ve batırdığınız.

İplik kısmı iyi ise batan kısmı mı kötüdür?

İnsanlık içinde cımbız misali ‘şu iyi bu kötü, şu hareket doğru bu kötü, şu halk iyi bu halk kötü’ sınırlandırması yapıldı bugüne kadar.

Peki, ne geçti elimize?

Hiç.

*

Uçlardan biri uzun biri kısa ise kısaya ‘öl’ diyemezsiniz.

Deneme tahtası yapamazsınız duyguları, ihtiyaçları.

İğne aynı iğne dostlar.

Ucu da aynı, deliği de aynı.

Tutan faklı değil mi sadece?

Ancak o da görünüşte farklı.

*

Şartlanmalarla farklı.

Davranışlarla, ülkelerle, ırklarla, renklerle farklı.

Ananelerle, geleneklerle farklı.

Yaşanmışlıklar ile farklı.

Ama özde bir.

Hak boyutunda bir.

*

İyiye iyi kötüye kötü denir de altında öğretilen neden konuşulmaz?

İyi ve kötü zaman ile yarışır gibidir.

Her zaman içinde ki an kişinin iyi veya kötü olduğunu da belirler.

Bir an çok iyisindir, bir an olmadık bir olayla olmadık bir eylemle kötü sınıfına geçebilirsin.

Kim bilir?

*

Büyüklerimiz ne der asla büyük konuşma.

Neden?

Çünkü kınadığın, büyük konuştuğun her olay, her davranış, her kınama sana geri dönecektir de ondan.

*

Nedir devir?

Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası.

Nedir devir?

Dairesel döngü.
Dönen bir parçan
ın bir tam turu.

İşte o tur döndüğünde hedefi yine siz olacaksınız.

*

Ama insanlık tarihi yarımlardan ibaret.

Yarım kalmalardan.

Beynimizi meşgul eden sorunları ertelemekten ibaret.

Ayrımlaşmalardan ibaret.

Sevgisizlikten ibaret.

Oysa bütünlenme olmalı ama ne oldu da bu memleket de bu hayatlar içinde insanlar yavaşladı ve devirleri bütünleyemez oldu.

*

Birbiri içine geçmiş sayısız devirlerden geçti bu dünya.

Toplumlar.

Ve ya kazandılar, ya kaybettiler.

İyi dediğimiz anlar ile kötü diye nitelendirdiğimiz anlar şekillendirdi bu dünyanın şu andaki halini.

Ve her devir başka bir devrin ve en büyük devrin tamamlanmasına her zaman ama her zaman katkı sağlıyor.
*

Devir birleşme devri.

Devir insanlık devri.

Devir sadece tek olanı görme, görebilme devri.

Devir insanca yaşayabilme devri.

Ancak ne mümkün?

Öyle şeyler duyuyoruz ki, öyle şeyler müşahede ediyoruz ki, inanılmaz hepsi.

Çaresizlikleri, cehaletleri, düşüncesizlikleri, siyasilerin birbirinden habersizliğini. Her şey ama her şey var bu müşahede içinde.

*

Her şeyin bir devri var.

Evet, var ve gelen devir de aşikâr.

Ve ben şu an oluşan bu devir döngüsünde nelerin doğru, nelerin yanlış gittiğini sorgulamayacağım.

Ancak biliyorum ve inanıyorum.

Her şey başladığı noktaya dönüyor.

Ve bu şekilde devrini tamamlamış olan her şey en başa dönecek.

Ve ben o sayısız giden gelen devirlerden biri olan bu kasvet günlerinin yeniliğe açılacağı görüşündeyim.

Şu anda bir devrin tamamlanmasının büyük uyanışlara gebe olduğunu düşünenlerdenim.

*

Bekliyorum.

Uyanışlar sancılı olur elbet.

Ama sancıdan da güzellikler doğar.

Bir olarak, birlik olarak bu devir içinde de insanlık mutlaka çıkış noktası bulacak.

Umut hep var...

Dip notlar;

Kıssadan hisse;

Vezirler huzura çıkmışlar:
- Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var.
Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış,
- Eeee! Ne vergisi koyal
ım? demiş.
- Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar.

Padişah, tamam, demiş. Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
- Tepki var m
ı?
- Hiç bir tepki yok.
-
İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın. Aradan bir süre geçmiş, padişah:
- Var mı şikâyet?
- Yok!

Halkının tepkisizliğine kızan padişah, gürlemiş:
- Köprülerin ortasına da bir adam koyun.

Aradan birkaç gün geçmiş, halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen padişah, çağırmış vezirlerini.
-Halk
ı dinleyelim hele bir, demiş gitmişler köye, padişah sormuş:
- Var mı şikâyet? Ses yok. Padişah tekrar :
-Var mı şikâyet?

‘Şikâyeti olan söylesin’ diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş:
-Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya.
- Eeee demiş padişah bir umutla...
- Akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, bir adam daha koysanız...

Kızılderililerin 20 Şeref Yasası...
1 - Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler.
2 - Yollar
ında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et.
3 - Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.
4 - Misafirlerine evinde sayg
ıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.
5 - Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir.
6 - Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol. İster insan, ister hayvan veya bitki olsun.
7 - Di
ğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.
8 - Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.
9 - Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar ba
ğışlanabilir.

10 - Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.
11 - Do
ğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.
12 - Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.

13 - Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. Verdiğin acının zehri sana geri döner.
14 - Her zaman dürüst ol.
15 - Kendini dengede tut. Senin zihinsel ben'in, ruhsal ben'in, duygusal ben'in ve fiziksel ben'in - hepsinin güçlü, saf ve sa
ğlıklı olmaya gereksinimi var. Zihnini güçlendirmek için bedenini çalıştır. Duygusal rahatsızlıkları iyileştirmek için ruhsallıkta büyü.
16 - Kim olacağını ve nasıl davranacağını belirlerken bilinçli kararlar ver. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al.
17 - Başkalarının mahremiyetine ve kişisel yerlerine saygılı ol. Başkalarının kişisel eşyalarına dokunma, özellikle kutsal ve dini eşyalarına. Bu yasaktır.
18 -
İyi talihini başkaları ile paylaş.
19 - Başkalarının dini inançlarına saygı göster. Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışma.
20 - Önce kendine karşı dürüst ol. Önce kendini beslemezsen ve kendine yardım edemezsen, başkalarını besleyemezsin ve onlara yardım edemezsin. (Alıntı)

Bu yasaları uyguluyor olsaydık şayet daha güzel bir dünya yaratabilirdik...

Mutlu kalın...

Fıkra;

Temel, gece kamyoneti ile komşu ilçeye gidiyordu.
Önündeki tüneli geçtikten sonra yolun sa
ğındaki “farlarınızı söndürünüz” trafik levhasını görünce gereğini yaptı ama kendini 10 metrelik uçurumun dibinde buldu.
Şans eseri kendisine bir şey olmamış, yalnızca kamyoneti hurdahaş olmuştu.

Yoldan geçenler Temel’in imdadına koştular ve durumu sordular.

- Nasıl oldu Temel, ne hatası yaptın ki? demeye kalmadan Temel atılıp yanıt verdi:

-Ne hatası yahu… Habu farlarınızi söndirun levhasini haburaya kim koydi? Bulın oni baa…

Günün sözü;

Susayan su diye ağlar, su da susayan nerede diye çağlar... Erzurumlu İbrahim Hakkı

Yorumlar