16.07.2017, 06:21

Dinginliğe ihtiyacımız var…

Toplum olarak artık dinginleşmeliyiz.

15 Temmuz’un ardından stres ve üzüntülerle dolu bir yıl geçirdik.

Koca bir yıl toplum olarak çok gerildik.

Kızdık.

Sitem ettik her şeye.

Bedensel ve ruhsal olarak yıprandık.

Hep kendimizi sıkma durumunda kaldık. Kılıflarımız çok vardı.

Yırtamadık hiçbirini.

Üzüntülerimizi hapsettik ruhumuza.

 

*

Bu onca geçen zamanda çok şehitlerimiz oldu.

Çok canı yananlar oldu.

Eleştirenler oldu, davalar oldu, masumlar oldu.

Suçlular oldu.

Kendini ispatlayamayanlar oldu, iftira diyerek sıyrılanlar oldu.

Kabullenenler oldu.

 

*

Biz büyük bir toplumsal sorunla yüzleştik bu yıl boyunca.

Ve hala da yüzleşiyoruz. Demokrasi aslında yüzleşme de demek.

Ve büyük sorunlar yüzünden dengesizleştik.

Ruhsal ve bedensel dinginleşmeye ihtiyacımız var hepimizin her zamankinden fazla.

Yükler ağır çünkü.

*

Sularımız hep bulandı bizim.

Hep bulanık.

‘Orta bölge’ olmak zor.

Dingin değiliz hep karışığız.

Her yönden allak bulağız.

*

Genel olarak ülkemize bakın.

Toplumumuzda oluşan aşırı kontrolcülük, öfke patlamaları gevşeyemeyen kişilerden oluşur.

“Hayat” anlamsızdır çünkü öfkelisinizdir.

Ve dinginleşmek için kafa ve bedenin eş olması şart iken, biz toplum olarak stres içinde ezildik. O kadar kolay mı bu toplumsal zeminde gevşemek?

Tabii ki değil.

 

*

Biz toplum olarak ve birey olarak ortamda ve içimizde çok fazla gürültüden dolayı dinginleşemiyoruz ve onu hissedemiyoruz.

Ve egomuz artıyor.

Toplum egosu da hızla yükseliyor.

Artık düşmanlıklar normal görünür oldu.

Fark edin.

‘Nefret’ her şeyin önünde.

Bu nedenle acilen dinginleşmemiz şart.

Çünkü biz aslında dinginliğiz.

*

Gün içinde oradan oraya koşuşturan bir toplum var.

Elinden telefonu düşürmeyen toplum var.

Can çekişirken birbirine öfke yağdıran toplum var.

Ayın sonunu kara kara düşünen toplum var.

Trafik ve anakentte yaşam derdi ile boğuşan toplum var.

*

 

Panik atak hastalığı büyük artışta.

Tüm psikolojik rahatsızlıklara kucak açan bir toplum var.

İlaç bağımlısı her kişi.

Ve eğer bu çılgın dünyada yaşamak istiyorsanız diretmelere karşı gelemezsiniz.

İşte tüm bu sebepler içinizdeki dinginliği daha da derine itiyor maalesef.

 

*

 

"Olanı "analiz edin ve görün ki hayatımız dünya insanı olarak en alt düzeyde daha.

Nefret boyutunda sıkışıp kalmış insanoğlu sevgiyi arıyor. Günümüzdeki pek çok insan çok uzun süredir bu boyutta.

Yani nefret, öfke boyutunda.

 

*

Kişisel tepkilerin arttığı boyut içinde sıkışıp kalınarak yaşama saygı olabilir mi?

Kutsallık kalır mı?

Algı kalır mı?

Kendi zihniniz ve toplum zihni hapishanesinden kurtulabilir misiniz?

Dinginleşmezseniz tüm hayatınızı bu hapishanede gerçeklerden uzak geçirmek zorunda kalacaksınız.

*

Düşünce, görüş, bilgi hapsolmuşken birlikten söz edilebilir mi?

Derinliğini ve canlılığını yitiren insanlık bir sürü düşünce perdesi içinde gerçek kimliği yok olmuş şekilde yaşıyor. Üzücü.

Çünkü gerçek kimliğiniz düşünce perdesine takılmaz.

Tutkulara, korkulara, öfkelere, nefretlere kapılmaz.

 

*

Gelecek hapsolmuş iken maalesef geçmişini tekrar yaşayan insan var.

Ve biz yine maalesef ki bunu gelecek zannediyoruz.

Tek gerçek olan, "an içinde sevgi"dir.

Ve bu dinginlikle çıkar ortaya. İşte bu nedenle ülke olarak acilen dinginliğe ihtiyacımız var.

*

 

Dünyada en çok ihtiyaç duyulan ama asla ulaşılamayan ruh halidir ‘dinginlik’.

Bir düşünün, insan doğası gereği dingindir aslında.

Aranması bile gereksizdir.

Tam ortadadır.

Yaratılması bile gerekmez.

O yerindedir.

Sadece siz bunun farkında olmayabilirsiniz.

Ama o oradadır, merkezdedir.

Yerindedir. 

Zamansız olan dinginlik sizi bekliyor.

Yakalayın.

 

 

Dip notlar;

 

Denge…

Etrafınıza bir baktığınızda kendinizi stres altında hissetmenize neden olabilecek o kadar çok durum var ki.

Hırs, çok çalışmak, kısırdöngüler, kötü toplum koşulları, işyeri tacizleri, işinizdeki görevleri bitirmek için organize olamamak ve anlaşamamak, öfke patlamaları, haklara taciz, adaletsizlik, işsizlik gibi sorunlarımız var bizim.

Nasıl stres olmayalım ki?

Ve tüm bunlara kötü çevre koşullarını, belediyecilik anlayışlarını, beter ulaşım metotlarını, trafik gibi dertleri eklediğinizde toplum olarak elbette geriliriz.

Hal böyle olunca da iyi ilişkiler kurulamaz.

Kaçarı yok.

Biliniz ki; Bedenimiz dengede olduğunda ruhumuz da olur. Depresif olma eğiliminiz azalır. Sinirli, heyecanlı, tedirgin veya gergin olanlar için önerim derin nefes egzersizleri.

Ne zaman baskı altında hissederseniz on dakika derin nefes ve on dakika kas gevşetme egzersizleri ile dünyanız değişebilir.

Nefes alın, gözlerinizi kapatın, nefes verin.

Sakinleşin.

Düşüncelerinizden kurtulun.

Ne kadar çok oksijen alırsanız, o kadar çok rahatlar ve kendinizin farkında olursunuz.

Geçmişe ait her türlü yargıdan, tasadan kurtulur ve suçluluk duygusundan arınırsınız.

İstemez misiniz denize gerçek gözle bakmak?

Çiçeklerin gerçek kokularını almak?

Rüzgârı hissetmek?

Zihinsel gerginlikler ve beraberinde getirdiği bedensel gerginlik için en etkili rahatlama sizin nefesinizdir.

Yaşam stiliniz ne ise siz o olursunuz…

Unutmayın ki; bedeninizi rahatlatmak zihninizi de rahatlatır.

 

Gevşemek…

Stres bir gereklilik değildir.

Hayatta kalmak için, hedeflere ulaşmak için ve bir tehlike anında stres şart derler.

Evet. Yaşamsal gereklilik vardır ancak toplumsal stres değildir şart olan. Öncelikle bedensel gereklilik olan stres ile toplumsal yaşadığımız stres birbirine karıştırılmamalı.

Enerji sağlayan olumlu stres ile aşırı hareketlilik ve düşünce sağlayan olumsuz stres farklıdır.

Kısa, orta ve uzun vadede sağlığınıza çok olumsuz etkileri olan stresi bir an önce alt etmek zorundasınız.

Şunu unutmayalım ki, ülkemizde nüfusun büyük bir çoğunluğu stres altında eziliyor.

Stresten dolayı iş ve sosyal hayatınızda fiziksel ve zihinsel sağlığınızda olumsuz sonuçlar yaşanıyor.

Bunlar hiç de hafife alınacak şeyler değil. Örneğin, taşikardi, tansiyon, diyabet, saldırganlık, düşük verimlilik, halsizlik gibi.

İşte bu nedenle gevşemek için bazı metotları, gevşeme tekniklerini, egzersizlerini öğrenmenizde fayda var.

Çünkü bu teknikler ile kanda stres hormonu azalır.

Kontrol duygunuz ve kan akışınız artar. Ağrılarınız ve yorgunluk azalır. Kas gerginliğiniz geçer.

Tansiyonunuz düzene girer, kalp hastalıkları riski düşer..

Ve ruhunuzda nefret azalır, sevgi artar.

Sadece on dakika ile.

Ve bunun yanı sıra yürümek, koşmak, bisiklete binmek gibi fiziksel aktiviteler de kurtarıcınızdır.

Mutlu kalın…

 

Fıkra;

2 arkadaş kendi aralarında konuşuyorlarmış. Biri diğerine sormuş.
– Nasıl, iş bulabildin mi? demiş. Arkadaşı cevap vermiş :
– Elbette buldum. Altımda 1500 kişi çalışıyor demiş.

Arkadaşı da :
– Vay canına. Ne işi bu? diye sorunca :
– Mezarlık bekçisiyim demiş :)

 

Günün sözü;

“Düşünceyi geliştirmenin tek yolu onu dogmalardan kurtarmaktır.” Vecihi Timuroğlu

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@