Mutlu Yılmaz'ın 11 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Geçen hafta yayımlanan, Mart ayı dış ticaret değerleri ve tabi ki de hükümet politikalarının bu bağlamda da başarı ve başarısızlıkları bu haftaki konumuz olsun.

BAŞLAYALIM O ZAMAN

İhracatımız, tüm zamanların aylık bazda ihracat rekorunu kırarken, maalesef ki açıklamalarda ithalata pek değinilmedi. O zaman biz söyleyelim: tüm zamanların aylık bazda ithalat rekoru da Mart ayında kırılmış oldu.

DETAYLANDIRALIM

Olaya detayları ile bakmak her zaman daha rasyonel yorumlar yapmamıza vesile olur.

İLK DETAY

İthalatın artış hızı, ihracat artış oranından 2 kat daha fazla artmakta.

Mart ayı dış ticaret değerleri

  • İhracat artışı yüzde 19,8 oranında artarak 22 milyar 708 milyon dolar,

  • İthalat artışı yüzde 31 oranında artarak 30 milyar 948 milyon dolar olarak gerçekleşirken;

Birinci çeyrek dış ticaret değerleri ise

  • İhracat artışı yüzde 20,8 oranında artarak 60 milyar 288 milyon dolar,

  • İthalat artışı yüzde 42,1 oranında artarak 86 milyar 681 milyon dolar olarak gerçekleşmiş.

İLK DETAY SONUCU

Maalesef ki ithalatın, ihracattan iki kat daha fazla artığını Ocak-Mart dönemi için rakamlarla görmüş olduk.

İKİNCİ DETAY

Bu detay ise dış ticaret açığı bağlamında olsun.

AKLIM ALMIYOR

Tüm zamanların Mart ayı ihracat rekoru kırıldı denilirken, dış ticaret açığı yüzde 76,7 gerçekleştiğinde kimse şu soruyu sormuyor: Bu nasıl bir artış ki aylık bazda dış ticaret açığı yüzde 76,7? Demek ki ithalat artış oranı, ihracattan çok ama çok fazla. Nedense, bu durum görülmez bir hal alıyor.

  • Mart ayında dış ticaret açığımız yüzde 76,7 iken,

  • Birinci çeyrekte (Ocak-Mart Dönemi) dış ticaret açığı yüzde 138,4.

İKİNCİ DETAY SONUCU

İthalatın, ihracattan iki kat daha fazla oranda artması, aynı zamanda ilk çeyrekte kümülatif olarak dış ticaret açığını yüzde 138,4’e çıkarmış.

ŞİMDİ GELELİM

Rekabetçi kur, diğer bir ifadeyle yüksek kur politikası ve Çin Modeli diye başlayan, sonrası Türkiye Ekonomi Modeli olarak son ismini alan, dış ticaret dengesinde, azalma-dengeye gelme ve sonrasında dış ticaret fazlası vermeyi amaçlayan politikanın pek de tutmadığını; tutmak bir yana, epey bir sapma gösterdiğini görüyoruz.

BÖYLE OLACAĞINI

Maalesef ki ülkemiz ihracat kompozisyonun buna pek uygun olmadığını defalarca detayları ile açıklayarak yazmıştım.

İHRACAT ÖZELİNDE

“Performans değerlendirmesi yapsana, ihracata istediğimiz rekorları her ay kırıyoruz.” derseniz

BEN DE

Haklı olarak;

  • İhracat rekorunu tek başına kırmak bir şey ifade etmez. Dengenin diğer tarafından (ithalat) ile karşılaştırılmadığı sürece. Karşılaştırdığımızda ise ithalat ilk çeyrek bazında ihracattan 2 kat daha fazla artıyor.

  • İhracat rekor kırıyor ama nicelik (sayısal) olarak. Maalesef ki dış ticaret haddini incelediğimizde 2013’ten bu yana en düşük dış ticaret haddi, yani ihracat fiyatlarımız aşırı düşerken, ithalat fiyatlarımız ise aşırı artmakta olduğunuz görüyoruz. Nicelikte sayısal rekor iken, nitelikte (fiyat bağlamında) bu sefer olumsuz rekor kırmaktayız.

SONUÇ: Anlaşılan bu mesaj bize, 2022’nin dış ticaret bağlamında rekorlar yılı olacağını söylemekte.