Ekin Arık Özer'in 14 Mart 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Soru iddialı. İsterseniz siyasi, isterseniz etnik, nasıl bakarsanız bakın herkesin cevap verebileceği bir soru. Bize bu soruyu sorduran olayları değerlendirerek başlayacağız.

Hepinizin bildiği gibi; Kılıçdaroğlu 10 Mart’ta Diyarbakır ziyareti gerçekleştirdi. Tabi o kadar fazla şey konuşuldu ki asıl konuşulması gerekenlerin konuşulmadığı kanaatindeyim. Önce trollerin gündem yapmak istedikleriyle başlayalım.

‘Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer.’ lafına çok bozulmuş olan bu kitle, söylemden sonra kıyameti kopardılar. Nasıl olur da Diyarbakır için böyle bir laf edebilir. Neden rahatsız oluyorlar dostlar biliyor musunuz? Diyarbakır’ı kendilerinin zannediyorlar. Bunun zannedilmesinin tek sebebi tabi ki bu cenah değildir. Bunca zamandır Diyarbakır’a Ankara’dan bakarsanız göreceğiniz manzara, Diyarbakır’ın sahibinin bu cenah olduğu olacaktır. İster hatadan dönüldü ister aydınlanma yaşandı deyin CHP’de ‘Doğu Masası’ adı altında çok ciddi çalışmalar yapıldığını gözlemliyorum. Hatırlar mısınız bilmem ama bol bol şu aşiret CHP’ye geçti, bu cenah desteğini açıkladı, Doğu ve Güneydoğu’da oylar artıyor gibi haber ve analizler okur olduk. Hah, işte buradaki rahatsızlık da tam olarak budur. Ben buna kısaca ‘Doğu Masası Alerjisi’ diyorum. Olsun, biz yine de geçmiş olsun, acil şifalar dileyelim.

Helalleşme çıkışından sonra ilk söylenen cümleyi hatırlıyor musunuz? Sanki Kılıçdaroğlu sebep olmuşçasına; ‘Sen önce HDP binasının önündeki annelerle helalleş.’ denildi. Tam da istedikleri gibi oldu. Kılıçdaroğlu bu görüşmeyi gerçekleştirdi ancak şekli ve yöntemiyle ilgili birtakım çevreleri memnun edemedi. Neden il binası önünde değil de başka yerde görüşmüş. Benim bu sorudan anladığım; sizin derdiniz anneleri ziyaret falan değil. Derdiniz; oradan 2 kare poz çıkartıp, annelerin duyguları üzerinden kirli siyaset malzemesi çıkartmak. O kadar basit argümanlarla ilerleyen bu cenahın, bırakın 1 adım sonrasını 5 adım sonrasını bile tahmin etmek mümkün.

Beraber yapalım tahmini. Diyelim ki; HDP İl Binası’nın önüne gidildi, ziyaret gerçekleşti. Manşet ne olacaktı sizce? Flaş! Flaş! Flaş! ‘960 gün sonra ziyarete cesaret edebildi.’ Yani inanın Kılıçdaroğlu da sizin kadar siyaset biliyordur.

Gelelim bizim değerlendirmelerimize. Bu ziyaret oldu, çok da güzel oldu. Üye katılımları, Stk’lar, muhtarlar, kanaat önderleri ile görüşüldü. Satır aralarında değil alenen ‘helalleşildi.’ Özeleştiriler yapıldı. Kim ne bekliyordu bilmem ama ben bu kadarını beklemiyordum. Mutlu oldum. Hep sözde kalan ‘vatandaşa dokunacaksın’ cümlesi en üst makamdan gerçekleştirildi. Dokunmadığına dokunursan, görmediğini görürsen elbette rahatsız olanlar olacaktır. Sanırım bir tek kendileri halaylarla, davullarla, zurnalarla karşılansınlar istiyorlar.

Başlıktaki soruya cevabımsa; halaya girmek için tanımadığı insanın eline el verenlerindir Diyarbakır. Diyarbakır da Kılıçdaroğlu’nun eline el vermiştir.