Doğa büyük darbe alsa da asla unutturmayacaklar

Bisiklet ve doğa yürüyüşlerinin mavi ve yeşille buluştuğu rotalar küle döndü. Doğaseverler afet yaşansa da etkinlikler düzenleyerek doğa bilincini yaşatmak için daha fazla çaba sarf edeceklerini belirtiyorlar

Güncel 07.08.2021 - 08:05 07.08.2021 - 08:06

Aycan PIRASALAR YAŞAR / YENİGÜN - Türkiye’nin oksijen kaynağı, mavi ve yeşilin buluşma noktası olan Ege ve Akdeniz kıyılarında büyük afet yaşandı. Tüm canlıları etkileyen ekolojik turizmin ve doğa sporlarının yaşandığı bölgede etkinlik ve spor organizasyonlarını düzenleyenler arasında da şu an büyük bir üzüntü hakim. Son gelen haberler ile yangınların büyük bir kısmı kontrol altına alınırken doğa sporları yapanlar önümüzdeki günlerde  bölgedeki etkinlikleri ve turizmi canlandırmak için elini taşın altına koymaya hazır olduklarını belirtiyorlar.

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ BİTMEYECEK
Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği Başkanı Tanju Subaşı, “Yaşanan olaylar sonrasında ekolojik denge diye bir durum kalmadı. Normal şartlarda yangın bir noktadan çıkar ve tüm canlılar yangının aksi yönüne kaçarlar ve yangın bittiğinde bölgelerine dönerek ekolojik dengenin yeniden oluşmasına katkı sağlarlar. Ama burada durum çok farklı. Tüm canlılar birden fazla yerde çıkan yangınlar sonrası resmen ateş kapanı içinde kaldılar. Ve bölge içinde bulunan birçok tur dönüşü olmayan şekilde yok oldu, yok edildi. Uzmanlar buraların eski haline dönmesi için en az 50 yıl gibi bir süre veriyorlar. Tabi ki buralar otel ya da maden ocaklarına rant amaçlı verilmezse. Doğa yürüyüşleri için buralarda olan mevcut lokasyonlar malesef uzun bir süre için tercih edilmeyecektir. Bu da yangın olamayan bölgelere bu sporlarla ilgilenen insanların talebini arttıracaktır. Özellikle doğa yürüyüşü ve kampçılık için bunu söyleyebiliriz. Ama bisiklet branşı için söyleyemeyiz. Çünkü burada bisikleti bir ulaşım aracı olarak düşünmek gerekir. Bu bölgelerden ulaşım geçişi zorunlu. Ama bu acı, bu yıkım hafızalardan uzun süre silinmeyecektir. Dileriz doğru politika ve doğa ananında yardımıyla bu günler geçecektir. Ama kaç kuşak bu güzelliklerden yararlanamaz, göremez, bilemeyiz.

Yıkım için dediğim gibi uzun bir süreç gerekli. Fidan dikimi için bile toprağın en az 1,5 yıl dinlendirilmesi gerekiyor. Ama bölge içerisinde bulunan antik kentler, tarihi yapılar zarar görmediği için bunlar üzerinden yürüyüş ve kampçılık cazip hale getirilebilir. Dileriz Orman Bakanlığımız doğru adımlar atar” dedi.

FARKINDALIK ETKİNLİKLERİ ŞART
Bisiklet sporcusu Mustafa Kemal Kara, “Yanan bölgelerde çok fazla tur düzenledik, yürüyüşler yaptık. Şimdi fotoğraflara bakınca üzülmemek elde değil, gözyaşı döktük. Orada bisiklet sürmenin keyfi bambaşka. Rotalarda bir değişiklik olmaz. Bisiklet sürmeyi sevenler yine aynı rotayı kullanacaktır. Buraların eski haline gelmesi için birçok farkındalık etkinlikleri düzenlenmesi lazım. Daha önce de İzmir’de Efemçukuru’nda bir yangınla karşılaşmıştık. Bölgenin toparlanması için uyguladığımız farkındalık etkinliklerinin Güney kıyıları içinde uygulanması için elimizden geleni yapmaya hazırız. Doğal güzelliklerimiz, ormanlarımız yandı, kül oldu. Ne kadar kısa sürede toparlayabilirsek o kadar iyi olacak. Bundan ders çıkartmamız lazım. Benzer durumların tekrardan yaşanmaması için. Bisikletçileri psikolojik bir çöküntü bekliyor diyebiliriz” diye konuştu.

 

GÖLGESİNDE DİNLENDİĞİMİZ AĞAÇLAR KÜLE DÖNDÜ

Perşembe Akşamı Bisikletçileri Kurucusu Muhlis Dilmaç, “14 yıldır Gökova bisiklet turu düzenleniyor. Türkiye’nin Nirvanası, Mevlanası gibi bir tur… Ülkenin birçok yerinden bisikletçiler geliyor. Muğla’da başlıyor Akyaka, Ören, Bodrum, Datça, Marmaris, Akyaka ve tekrar Muğla’da bitiyor. 5-6 gün süren bir tur. Geçtiğimiz yollar Akbük’ten Bodrum’a kadar olan yerler yandı. Çökertme’den geçiyorduk, Mazı’ya iniyorduk. Buralarda mola veriyor, çay kahve içiyorduk. Yanan yerlerin hepsinden bizler geçiyorduk. 350 bisikletçi, çadırlı ve konaklamalı, yemekli olarak yapılan turlardı. Artık kahve içebileceğimiz, mola verebileceğimiz bir yer, kalmadı. Yorulduğumuzda gölgesinden istifade edebileceğimiz bir ağaç kalmadı. Su içebileceğimiz noktalar artık yok, buralar çıplak kaldı. Daha önce geçtiğimiz yerlerden biz denizi göremezdik, her yer yemyeşildi. Sağımız yeşil, solumuz yeşildi. Oksijen tüpünün içinde bisiklet sürüyorduk. Öyle ki şimdi aileler, çocuklar, gençler, yaşlılar, burada pedal çevirmiştir. Yurt dışından yurt içinden gelen birçok kişi bu turlara katılmıştır. Sonuçta orada bir duygusal bağ oluştu. Sabah kahvaltımızı yaptığımız, yemek yediğimiz, kahvesini içtiğimiz kahvehaneler, su içtiğimiz yerler artık yok!.. Farkındalık amacıyla bir proje, destek projeleri yapılarak bölge halkına destek verilebilir. Bu amaçla  turları yeniden düzenleyebiliriz. Ancak eskisi gibi sohbet edebileceğimiz ne bir kahvehane ne de gölgesinde dinlenebileceğimiz bir ağaç olmayacak” dedi.

 

“ROTALARDA KAYMA OLMAZ”
Yangınlardan dolayı kültür turlarında bir rota değişikliğinin sözkonusu olmayacağını söyleyen Dilmaç, “Rotada bir kayma yaşanmaz. Bu bir kültür turudur. Yörenin tanıtılması, yöre yemeklerinin, yöre halkının tanıtılması amacını taşır. Turda kimlikler bir yere bırakılır, herkes aynı karavandan yemek yer. Birlik, beraberlik içinde olunur. Hatta bu turlarda evlenenlerimiz de mevcut. Gerek tura katılan yerli yabancı bisiklet tutkunları ile gerekse yöre halkı ile, doğanın yeşili, denizin mavisiyle bir birlik beraberlik içindeydik. Şimdi ise yeşili bir uzun süre görmemiz mümkün olmayacak. Akyaka’da biraz Datça da biraz yeşil göreceğiz. Diğer alanlar yandı. Yanmış ağaçları göreceğiz. Ama o birliğin yeniden sağlanması için mutlaka bir emek sarf edeceğiz” dedi.

“Bölgeye sahip çıkılmalı
”Yanan bölgelerde doğa sporlarının yaşaması, bölgenin yeniden canlanması için daha çok bölgeye gideceklerini söyleyen Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Genel Başkanı Orhan Kozan, “Maddi olarak da bölgeye katkımız bulunuyor. Kızılçam ormanları tohumlarından yeniden doğabiliyorlar. Ekoturizm olarak bölgelere sahip çıkalım ki o bölgeler yeniden imara açılmaya kalkılmasın, korunabilsin. Bölge, ağaç türlerinin yere serilmesiyle yeniden yeşillenecektir. 2-3 yıl kadar önce Olimpos’ta da bir yangın çıktı fakat kısa sürede yeşillendirilmesi sağlandı. Devletimize ve Orman Bakanlığımıza güveniyoruz. Bölgeye bizim de katkılarımız olursa gerek ormanı korumak gerekse orman köylüsünü ekonomik destek açısından… Biz bundan mutluluk duyarız. Ekoturizm açısından da bölgedeki faaliyetlerimize kısa sürede başlayacağız. Şu anda da lojistik olarak bölgeye destek vermeye devam ediyoruz” dedi.

Yorumlar