İnsanlarla iletişim kurarken yaşadığınız en büyük sıkıntılardan birisi kuşkusuz yanlış anlaşılmaktır. Siz güzel bir şey söylemek istersiniz fakat karşınızdaki kişi birden öfkeleniyor; siz bir soru sorarsınız lakin karşınızdaki kişi başka bir şeye yanıt veriyor; siz bir uyarıda bulunmak istersiniz ama karşınızdaki kişi bunu yanlış algılıyor... Bu örnekleri dilediğiniz kadar artırmak mümkün.

Bu gibi durumlarda yanlış anlaşıldığını düşünen kişi genellikle kendisini haklı gördüğü için de yanlış iletişimin hatasını karşı tarafta bulur ve dolayısıyla iletişimi düzeltmek de pek mümkün olmuyor. Şayet bu tür iletişim kazalarını sıklıkla yaşıyorsanız, aşağıdaki 7 maddeden oluşan doğru anlaşılma reçetesine bir göz atabilirsiniz:

1.Vermek istediğiniz mesajı en başta ve açık bir biçimde verin. Söylemek istediğiniz şeyi yumuşatmak ya da karşınızdaki kişiyi üzmemek gibi sebeplerle konuyu dağıttığınız zaman mesajınızın etkisini de azaltmış olursunuz. Herkesin sizi çok detaylı ve büyük bir dikkatle dinlediğini düşünmeyin. Söylemek istediğinizi sözü dolandırmadan, süslemeden ve değiştirmeden açık bir şekilde ve en başta söylemeye çalışın. Eğer karşınızdaki kişi söylediklerinizi yanlış anlarsa, o zaman onu ikna edecek şeyler söylemeyi düşünebilirsiniz.

2.Ses tonunuzu değiştirmek, mimik, canlandırma gibi tekniklere başvurmayın. Konuşurken mimiklerle, el işaretlerinizle veya ses tonunuzu değiştirerek bir duygu yaratmamaya özen gösterin. Sözlerinizi olabildiğince duygusuz ve nesnel bir ifadeyle aktarın. Mesajınızdaki vurgular, anlatım şeklinizden değil de seçtiğiniz sözcüklerden kaynaklansın.

3.Yanlış anlaşılmasından korktuğunuz bir konu varsa bunu açıkça ifade edin. Şayet deneyimleriniz, karşınızdaki kişinin sözünüzü ne şekilde yanlış anlayabileceği konusunda bilgi veriyorsa bunu açıkça söyleyin. Yanlış anlaşılacak kapıları baştan kapatmak mesajınızın doğru yere ulaşmasına yardımcı olacaktır.

4.Uzun cümleler, az bilinen terimler ve dağınık bir anlatımdan olabildiğince uzak durun. Konuşmadan önce söyleyeceklerinizi planlayın ve mesajınızı verirken kısa cümleler kurmaya özen gösterin. Daldan dala atlayan bir konuşma tarzı, karşınızdaki kişinin asıl mesaja odaklanmasını zorlaştırabilir. Karmaşık bir anlatım ve yabancı terimler karşı tarafın zihninde ‘acaba’ sorularını arttırabilir.

5.Söylediklerinizin anlaşılıp anlaşılmadığını teyit edin. Konuşmanın sonunda bunu açıkça sormak iyi bir fikir olabilir. Bunu yapmanın mümkün olmadığı durumlarda ise farklı sorularla da geribildirim almayı deneyebilirsiniz.

6.Mesajınızı verdikten sonra sözü fazla uzatmayın. Eğer söylemek istediklerinizi söylediyseniz sözü fazla uzatarak konunun dağılmasına izin vermeyin. Konuşma boyunca, odaklandığınız mesaja ayırdığınız süre ne kadar fazla olursa etkisi de o oranda artacaktır.

7.Kişisel yorumlardan mümkün olduğunca uzak durun. Konuşmanızın konusu ne olursa olsun, karşınızdaki kişi ya da orada olmayan üçüncü şahıslarla ilgili yorum yapmayın. Konuşmanızı kişilere değil, olaylara dayanarak oluşturun. Kişisel yorumlar, karşınızdaki kişinin savunmaya geçmesine neden olarak konuyu başka noktalara çekebilir.

Eğer siz kendinizi doğru ve açıkça ifade edebiliyorsanız ve karşınızdakinin de sizi dinleme isteği varsa kendi açınızdan doğru anlaşılırsınız. Fakat şunu da unutmayın ki, siz açıkça belirtmedikçe karşı taraf söylediklerinizi daima kendi algı dünyasına göre yorumlayacaktır...