02.05.2015, 21:00

Doyamadınız yüksek kata...

Yüksek kat yapmak medeniyet midir?

Uzun uzun dev dev binalar bir medeniyet göstergesi ise şayet medeniyetten payını alamayan sömürgeci ülkeleri de biliyoruz...

Vazgeçin artık İzmir’i bozmaktan...

Uzun yıllardır ‘Kordon'un ve benzeri ‘Çin Seddi’ yerleşim bölgelerinin çirkinliğini konuşur dururuz...

Beton ile donatılan güzel ‘İzmir’imin imbatı kesilmekle kalmadı, hava kirliliğine de mahkum ettiler bizi.

*

Şimdilerde de Kordon’da sekiz kat ve maksimum 24.80 metre yükseklik, Konak Meydanı-Üçkuyular Meydanı arasında kalan Mustafa Kemal Sahil Bulvarı sahilinde 7 kat ve 21.80 metrelik yapılaşma uygulamasına izin veriliyor.

Bu nedir?

Ne biçim bir rant peşindesiniz?

Çirkin yapılaşmadan bahsedip duruyorken nasıl olur da İzmir’i daha da çirkinleştirmek için harekete geçersiniz?

*

Eski Rum evlerinin yerini nasıl da ranta teslim ettiniz yıllarca!

İstanbul beton yığını halini almışken, İzmir Çin Seddi ile yıllarca hapsolmuşken kalan son yeşil alanlarda talan edilirken vicdanınız nasıl rahat olacak merak ediyorum?

Bu beton sevgisi olası bir depremde onlarca can alırken hesapsızca ve pervasızca ‘daha da beton daha da beton’ diyerek şehirlerimiz sömürülüyor...

İzmir’e şöyle bir baktığımda ‘Susuzdede’den başka yeşil alan göremiyorum siluette...

Denizden bir bakıyorsun ki “süper ihtişamlı” Çin Seddi...

Hangi akla hizmet yapıldı aklım almıyor.

Muhteşem yeşili bitirdiniz aklım almıyor.

Rum evleri gibi şaheser evlerin yerine beton blokları yığıldı aklım almıyor.

Bu inşaatçılığı, bu rantçılığı aklım almıyor.

Ya da almak istemiyor.

Ruhum reddediyor...

*

Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde yapılan kat yüksekliği artışları bu sitemime sebep... Kordon’da sekiz kat ve maksimum 24.80 metre yükseklik, Konak Meydanı-Üçkuyular Meydanı arasında kalan Mustafa Kemal Sahil Bulvarı sahilinde 7 kat ve 21.80 metrelik yapılaşma uygulamasına izin veriliyor olması bu sitemime sebep...

İzmir'in simgesi Kordon’un zaten bozuk olan silüetini daha da bozacak olan kararlar sitemime sebep...

Konak Meydanı-Alsancak Limanı arasında kalan sekiz kata imarlı Kordon için alınan yeni kararla birlikte gabari yüksekliği 10 metre daha artacak olması bu sitemime sebep...

*

Bu bir imar kıyımıdır...

Bu İzmir kıyımıdır...

Bu bir tarihi yapısı bozulmuş İzmir’in daha da bozulmasıdır...

İzmir'in belediye başkanları, artık yeni projeleriniz yeşil olmalı...

Yeni projeler insanca olmalı...

Yıllarca hep beraber bu Çin Sedlerine bir proje beklentisi içinde olduk...

Başkanlar sustu...

Vatandaş sustu...

Deniz ile kordon birbirinden uzaklaştırıldı, eski kordondan eser kalmadı da, şimdilerde daha da nasıl bitiririz telaşı içindeler...

Nasıl bozarız...

Ve bunun için de elimizden ne geliyorsa yapıyoruz ne yazık ki...

Fuar örneğinde olduğu gibi...

Betonu sevdiğimizi geçen haftaki yazımda da dile getirmiştim...

Sırası gelmişken tekrar yineleyeyim...

‘Yeşili katledip beton seven bir millet olduk vesselam’...

Bu proje yok edicidir...

İptal edilmesi son derece önemlidir.

Bozucudur...

*

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kat yüksekliklerini arttıran yönetmeliğin Kordon Boyu'ndaki binaları etkileyemeyeceğini belirtiyor...

Bakanlık, yönetmelik hükmünün 4'te 3'ü yapılaşmamış adalar için geçerli olduğunu, Kordon'daki yapılaşmanın ise yüzde 100'e yakın olduğu için burada uygulanamayacağını bildiriyor...

Peki, kentsel dönüşüm kapsamında yapıların çoğunluğunun yıkılıp yeniden yapılacağı bilinmiyor mu?

Bu yönetmelik, kentin yapılaşmasını tamamlamış bölgelerine kapsamlı imar planı revizyonları yapılmadan uygulanırsa İzmir'i unutun...

Havasız, yaşanmaz bir şehir bizi bekliyor demektir.

Ancak içim acıyarak söylüyorum ki, insanlar sevdikleri şeyi yok etmeye meraklıdırlar...

 

 

 

Dip notlar;

 

Geçici savunma...

 

Büyükşehir Belediyesi, yaptığı açıklamada Belediye Meclisi'nden geçirilen hükmün, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'uyulması zorunlu' bir yönetmelik maddesi olduğunu ve yönetmeliğin, dörtte üçü yapılaşmamış imar adalarını kapsadığını açıkladı...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada yönetmelik hükmünün uygulanabilmesinin 'Bir adada aynı yoldan yüz alan parsellerin dörtte üçünün yürürlükteki planın kat adedine göre yapılaşmış olması halinde mevcut teşekkül dikkate alınır' şartına bağlı olduğunu belirtiyor...

Bunlar geçici savunma...

Kentsel dönüşüm süreci unutularak yapılan savunma...

Binalarda yıkılması ve yeniden yapılması süreci var...

Şimdi olmasa da uzun vadede bu büyük bir sorundur...

Biz İzmir olarak bu Çin Sedlerine nasıl kavuştuk?

İşte bu tür kararlarla...

 

 

Health Affairs’ de yayınlanan bir araştırma var...

 

Araştırma, Amerika’da psikiyatri uzmanı olmayan hekimler tarafından psikiyatrik bir hastalığı olmayanlara da antidepresan reçete verilmesi hakkında...

Ve bu araştırmaya göre psikiyatrik bir hastalığı olmayanlara yazılan antidepresanların oranı hızlı bir artış içinde...

1996 senesinde yüzde 59.5...

2007’ de yüzde 72.7...

Ve bu oran 2015 yılında daha da katlanarak artmaya devam ediyor...

Ülkemizde de büyük artış gösteren antidepresan durumu maalesef atlanmaması gereken bir konu. Çünkü toplum mutlu konumda değil, huzursuz konumda...

Büyük teknoloji ve refah içinde antidepresan artışı hızla yükseliyorsa burada bir durmak gerekli...

Bir düşünmek...

Bir ‘neden?’ sorunu ile yüzleşmek...

Bu araştırma yaşları 18’den büyük olan kişilere ait ve psikiyatri uzmanı olmayan doktorlar tarafından yapılan 230 bin vizite ait tıbbi kayıtların incelenmesiyle yapılmış.

Toplum olarak hızla ‘Amerikalaşma’ yolunda ilerlerken, bu etkileşimleri almamak da fayda var...

 

Fıkra;

 

Otelci Temel’in kapısını bir gece bir İspanyol asilzadesi çalmış.
- Boş odanız var mı?
- Kimsunuz?
- Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
- Haa, pu kadar uşağu alacak yerum yoktur.

 

Günün sözü;

"İnsanlar sevdikleri şeyi yok etmeye, daha sonra da yok ettikleri şeyi yeniden sevmeye ve değer vermeye meraklıdırlar." Donald Walsch 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@