Dünya şampiyonları İzmir'de destek bekliyor

Osmanlı döneminde bir süre altın çağlarını yaşayan Dama Oyunu günümüzde internet uygulamalarında ve de az sayıdaki kahvehanelerde kendine ancak yer bulmuş durumda

Güncel 28.07.2021 - 07:00 28.07.2021 - 10:50

Uygar ÖZEL / YENİGÜN - Oyun bugün o şatafatlı çağlarını yaşadığı dönemlerden daha farklı bir boyutta yaşamaya devam ediyor. Dama oyununu ustalık düzeyine çıkarmış, hatta uluslararası başarılar elde etmiş olan bazı vatandaşlar oyununun bir kültür mirası olduğunu ve sahip çıkılması gerektiği konusunda seslerini duyurmaya çalışıyorlar ve destek beklediklerini belirtiyorlar. Bu kişilerden ilki Anafartalar Caddesi’ndeki Tarihi Emniyet Kıraathanesi’nin 12 yıllık işletmecisi Ufuk Şevik ve kıraathanenin müdavimi olan dama üstadı ve dünya şampiyonlarından biri olan Sinan Arslan. Istanbul Maslak’taki Ayazağa Köşkü’nün bile Sultan Aziz döneminde ‘Dama Köşkü’ olarak anılmasına sebep olan oyun hakkında İzmirli dama tutkunları ile Tarihi Emniyet Kıraathanesi’nde görüştük.

Ufuk Bey dama oyununun işletmenizdeki yeri nedir?
‘’-Tilkilik mevkiinde bulunan ve12 yıllık işletmecisi olduğum kıraathanemizde ayrıcalık her zaman önce dama oyununda. Atatürk’ümüzün ikamet ettiği bir mekanda konuşuyoruz. Özellikle son dönemde pandemiden dolayı çok zorluk çektik. Kullanmadığımız elektrik ve suyun parasını ödediğimiz oldu. Bu zor günlerin yanında dama oyununu bir kenara koyalım. Bakın dünya dama şampiyonalarımız kıraathanemizde, bütün şampiyonalar burada; Ruşit bey burada, Göksel bey burada, Sinan bey burada. Tarihi kıraathanemizde dama severler ve şampiyonalarımız için özel yerlerimiz, masalarımız, taşlarımız var. Dama üstatlarımızın yeri bu mekandır. Osmanlı’dan bu yana süregelen yüzlerce yıllık bu tarihi oyunun, bu milli değerin sahiplenilmesi gerekiyor. Ben bir bireyim ve gücüm yapabildiğim kadarına yetiyor. Devlet ise vatandaş için var. Devletten bu kültürün yaşatılması için her anlamda destek bekliyoruz ve herkesi de kıraathaneme dama oynamaya bekliyorum’’ diyor.

Sinan Bey sizin için damayı bu kadar özel yapan nedir?
İsmim Sinan Aslan, 1961 Diyarbakır doğumluyum. Asker emeklisi hava astsubayıyım. 1990’larden beri Izmir’deyim. 30 yıldır burada dama oynandığını biliyorum. Dama satranç gibi geniş muhakeme isteyen, şansa yer vermeyen bir oyun. Dama oyununun milattan önce 1500 yıllarında Mısır’da oynandığını okumuştum. Arap ülkelerinde, Fas, Filistin, Lübnan, İran, Irak’ta tarihte oynandığını biliyorum. Bugün hala oynanıyor. Sultan Abdülaziz zamanında kendisi de dama oynadığı için o dönemde dama çok revaçta idi. Mesela o dönemin bir dama ustası zamanının bir ünlüsü idi. Abdülaziz o zamanların dama ustalarına 10 altın maaş veriyormuş. Bu bir dama ustasına ne kadar önem verildiğinin göstergesidir. Fakat Cumhuriyet döneminden sonra dama kahve köşelerinde oynanan bir oyuna dönüşüyor. Oysa Amerikan kaynaklarında bile bugün Türkiye’de oynadığımız oyun ‘Türk Daması’ olarak geçiyor. Bize ait olan bu nadide zeka oyununun tanıtımı ve geliştirilmesi için pek bir destek yok. Bir satranç kadar dama oyununun da devletçe desteklenmesini çok isterdik. Eski dama ustaları yavaş yavaş kayboldukça yerlerini dolduracak yeni ustalar artık yetişmiyor.

Dama oyunu ile ilgili ilk hatıralarınız neler?
Ben lise çağlarında sağ sol çatışmalarının olduğu yıllarda, boş geçen derslerde dama oynamaya başladım. Sınıfta masanın üstüne dama zemini çizilip bazı öğrenciler dama oynarken birisi özellikle iyi oynuyordu ve yaptığı açmazlarla herkesi yeniyordu. Onun kahvehanelere gidip ustalardan taktikler öğrendiğini duydum. Önce bir oyun oynadık ve ben yenildim. Yenilmem üzerine de benimle dalga geçti. Sonrasında belki de bu durumun hırsı ile ben de bu oyunu anlamaya ve kahvehanelere gidip ustalardan öğrenmeye başladım. Bir kaç ay kurstan ve taktik ve açmazları öğrendikten sonra beni yenen bu arkadaşımızı yenmeyi başardım. Sonra da arkası geldi. Kahvehaneleri ziyaret etmeye daha uzun süre de devam ettim. Dama oyunu bir yetenek ve zeka oyunudur. Bu iki özelliğin bir araya gelmediği insanlar uzun süre çaba sarfediyorlar fakat usta olmayı başaramıyorlar.

Türkiye’de dama turnuvaları düzenli olarak yapılıyor mu ?
En son dama turnuvaları Bursa’da Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından 2000 yılından 2018 yılına dek her sene düzenlendi fakat Kovid salgın hastalık süreci sebebi ile durmuş olabilir. Zaman zaman Turgutlu, Aydın Belediyeleri turnuvalar düzenlediler. Bornova Belediyesi düzenledi. İstanbul’da düzenlendi. Ancak bunu her sene düzenli olarak düzenleyen sadece Bursa Mustafakemalpaşa Belediyesi oldu. 2004 yılında Kuveyt’te yapılan bir şampiyonaya katıldım ve yarı finale kadar çıkarak birinciliği o noktaya kadar elimde tuttum. Fakat finalde oyun sürerken bazı kuralların değiştirilmeye çalışılması üzerine finale katılmayarak durumu protesto ettim ve oynamaya devam etmedim.

Günümüzde damanın yaşatılması için neler yapılabilir?
Damayı bilmeyen insanlar damayı basit görürler. Oysa ki dama satranç kadar zor bir oyundur. Mesela 15 taş verip kalan 1 taşla rakibinin 16 taşını alıp oyunu bitirme pozisyonlarının bile mümkün olması dama oyununu yetenek ve zeka gerektiren ilginç bir oyun haline getiriyor. Bazen kendime keşke hayatımı satrançla geçirseydim de dediğim oluyor, çünkü onun ustalığı daha çok saygı görüyor ve maddi yönden getirisi de yüksek. Damacıların çoğu dama oynarlar fakat pek araştırma yapmazlar. Ben dama oyununu ve tarihini çok araştırdım, yazdım, kaydettim, tercüme ettim, ve de basılmamış bir kitap haline bile getirdim. Evde 5000 oyuna dayalı dama tecrübelerimi anlatan kayıtlarım mevcut fakat hiç bir yerden destek görmediğim için kitabımı bastırma veya sponsor bulma imkanım olmadı. Bu oyun bizim tarihimizde uzun zamandır olduğu için böyle bir kitabın basılması gelecek nesillere faydalı olması açısından değerli olacaktır. Tarihi Emniyet Kıraathanesi’nin işletmecisi Ufuk Şevik beyin kendisi de damaya meraklı olduğu için kıraathaneye 15 adet dama masası yaptırmış. Kendisi oynamak isteyen herkesin gelip dama oynamasını istiyor ve dama oyununa çok destek oluyor. Buranın yanısıra Bornova, Buca, Eşrefpaşa’da dama oynatan kahvehaneler var. Ege, Güneydoğu bölgeleri dama oynamaya meraklı. Dünyada Çin daması var, Avrupa daması var, oynama şekiller farklı olsa da Türk daması kadar derinlemesine oyunlar değiller. Bu oyunun desteklenmesi ve bir kültür mirası olarak görülüp hayatta tutulması gerektiğinin anlaşılmasını istiyorum.

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@