Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu'nun 21 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Çok değil, bundan sadece 20 bin yıl önce, İzmir’den yola çıkan bir insan yürüyerek Sakız Adası’na, oradan Midilli’ye, oradan da Limni Adası’na gidebilirdi. Doğu Asya’da yaşayan bir insan, Bering Boğazı’nı yürüyerek geçerek Amerika kıtasına ayak basabilirdi. Son Buzul Çağı'nın pik noktasında deniz seviyesi bugünkünden 130 metre daha gerideydi. Bu da demek oluyor ki bugün bizim ada veya deniz olarak bildiğimiz birçok yer karaydı.

Peki ne oldu da dünya bugün bildiğimiz şeklini aldı?

Deniz suları neden yükselir?

Günümüzden 12 bin yıl önce dünya iklimi doğal nedenlerle ısındı ve Buzul Çağı sona erdi. Yani Holosen Çağ başladı. Dünyanın ani ısınması, milyonlarca küp buzun eriyerek okyanus sularına karışmasına neden oldu. Bu ani değişimle birlikte, dünyada deniz suyu seviyeleri 120-130 metre kadar yükseldi. Birçok kıyı, sahil, kumsal, ada, kayalık sular altında kaldı. İnsanlar ve diğer canlılar yaşam alanlarını yeniden tesis etmek zorunda kaldılar.

Bugün, benzer bir süreci yeniden yaşıyor insanlık. Ancak bu sefer insan eliyle ısınan atmosferin yol açtığı bir değişim bu. Fosil yakıtların ve endüstriyel tarımın ürettiği sera gazları dünya atmosferini ısıtıyor. Bu ısınma dünyadaki buzulların erimesine yol açıyor. Avrupa Uzay Ajansı son 30 yıldır uydu görüntüleri aracılığıyla dünyadaki deniz suyu değişimini takip ediyor. Deniz seviyeleri şu anda yılda ortalama 3.4 mm yükselmekte. Bazı yerlerde bu rakam 20 mm’ye kadar çıkıyor.

Eriyen buzullar akarsulara ve okyanuslara karışıyor. Okyanusların tuzluluk dengesi değişiyor, okyanus akıntıları ve onlara bağlı oluşan iklim sistemleri değişiyor. Bu gelişmelerin bize yansıması, deniz suyu seviyelerinin yükselmesi, yağış rejimlerinin değişmesi, tatlı sulardaki tuzluluk oranının artması ve daha fazla aşırı iklim olayının yaşanması.

Kıyı kentlerindeki büyük risk

Deniz suyu seviyelerinin yükselmesinden ilk etkilenecek yerler elbette dünya nüfusunun neredeyse bir milyarını barındıran kıyı kentleri. Özellikle deltalarda kurulmuş olan kentler büyük risk altında. Bunun nedeni sadece deniz suyu seviyesinin yükseliyor olması değil; aynı zamanda nüfusun yoğun olduğu deltalarda yeraltı sularının aşırı kullanımı, madencilik gibi faaliyetlerin olması ve yapı stoğunun zemin üzerinde ağırlık oluşturması. Bu yüzden Bangkok, Ho Chi Minh City, Jakarta, Manila, Tokyo, New Orleans, Şangay, Dhaka ve Amsterdam, gerekli önlemler alınmadığı takdirde, yakın gelecekte sular altında kalabilir.

İzmir’deki risk

Tüm bu parametreleri bir araya getirdiğimizde, karşımıza çıkan manzara, İzmir’in peyzajı bozulmuş körfez ve dağlarının yarattığı hüzün kadar büyük.

Yapılan hesaplara göre, Ege’de deniz suyu seviyesi yılda 5-10 mm artmakta. İzmir özelinde yapılan bir bilimsel çalışma, Gediz Deltası’nın olduğu Menemen Ovası ve nüfus yönünden yoğun Karşıyaka, Alaçatı, Aliağa ve Çandarlı’nın 2100 yılına kadar baskın, sel ve su altında kalma riskinin yüksek olduğunu ortaya koydu.

Türkiye’nin ulusal düzeyde uygulamaya konmuş bir “Deniz Suyu Yükselme Stratejisi” yok maalesef. Avrupa’daki ülkelerin %75’i IPCC tarafından yayınlanan senaryoları kendine temel alarak, ulusal düzeyde deniz suyu yükselmesine karşı risk ve afet stratejilerini geliştiriyor. Ulusal bir stratejinin olmadığı Türkiye’de yerel düzeyde mücadele, İzmir gibi risk altındaki kıyı kentlerinde fark yaratabilir.

Her zaman olduğu gibi, bu krizi nasıl deneyimleyeceğimiz bizim elimizde. Seçim yine bizim.

Kaynakça

McEvoy, S., M. Haasnoot, R. Biesbroek, 2021. How are European countries planning for sea level rise? Ocean & Coastal Management, 203: 105512.

Demirkesen, A.C., Evrendilek, F., Berberoglu, S. et al. 2007. Coastal Flood Risk Analysis Using Landsat-7 ETM+ Imagery and SRTM DEM: A Case Study of Izmir, Turkey. Environ Monit Assess 131: 293–300.

Erkens G., Bucx T., Dam R., de Lange, G. Lambert J. 2015. Sinking coastal cities. Proceedings of the International Association of Hydrological Sciences 372: 189–198.

European Space Agency. 2022. Çevrimiçi: https://climate.esa.int/en/projects/sea-level/about/

Nicholls, R.J., Lincke, D., Hinkel, J. et al. 2021. A global analysis of subsidence, relative sea-level change and coastal flood exposure. Nature Climate Change 11: 338–342.