17.09.2017, 09:35

Duvarlarımız…

Günümüz insanının en büyük sorunlarından biri kuşkusuz ki betonlaşan şehirler…
Doğa ile insan arasına giren duvarlar…
Ve bu duvarları kendi ellerimizle örmemiz…
Ördüğümüzle kötü şekilde yüzleşmemiz…
Ve her yaşanan acı olaylar neticesinde sona yaklaşmamız da maalesef bu duvarları kaldıramıyor.
Betonlaşan şehirleri önleyemiyor.

*
Sokaklarda daha çok araba oldukça bizler bu alanları kaybediyoruz.
Ve gökyüzüne doğru daha çok apartman yükselttikçe yeşillikten bir o kadar uzaklaşıyoruz.
Çevre kirliliği çok yüksek seviyelere çıktıkça baş edemediğimiz felaketlerle yüzleşiyoruz.
Seller, dolular, ani hava değişiklikleri, fırtınalar, depremler.
 
*
‘Dünya’da artık sonu görebilen ülkeler, şehirler daha çok yeşil alan yaratabileceği her yolu araştırıyor ve çözümler üretmeye çalışıyor.
Ve ne aksilik ki bazı şehirler hala araştırma yolundayken bazı şehirler ise maalesef hızla beton yığını haline dönüşüyor.
Ve sonrasında da seller, yıkımlar birbiri ardına bizi buluyor.
*
“Ortak yaşam alanında daha güzel bir gezegene nasıl ulaşabiliriz?” sorusuna yanıt arayabiliriz.
Biliyoruz ki çevre dostu alanlar ve bahçeler yaratabiliriz ve bu şehirlerimizin geleceğine dönüşebilir.
Bu sorularımız bizi, ‘çevreci alanlar yaratmamız gerekliliğine’ götürecek. Ve biz bunun için en iyi şekilde çabalayacağız. 
Görünen bu.
İşte bu çevreci alanlarla belki bir nebze kötü gidişata set çekebiliriz.
*
Şehirde oturanlar için çevre dostu alanlar ve bahçeler oluşturmayı başarabilmiş pek çok belediye var.
Ancak ağaç kıyımı yapan pek çok belediye de var.
Bazı belediyeler yenilikçi kimliklerinin altında beton ile yeşili birlikte kullanarak zannediyorlar ki güzel bir gelişim ile bizi kucaklıyor. 
Oysa güzel görüntü adı altında yine yeşilin göstermelik kullanıldığı yapay bahçeler, parklar, yollar bizi sunuluyor.
*

Bazı şehirler tasarım açısından yaratıcı ve yenilikçi.
Örnek bir yapı ile yeşilin güzelliğini bize sunuyor.
Aslında tüm yapılması gereken de şehirleşmenin doğa ile bütünleşmesi.
Doğa ve kırsal kesim ile nasıl bir yapıda ilerleyen bir iletişim var ise, bu doğa ve şehir ile de olabilmeli.

*
Dünyada pek çok örnekler var. Duvarlarında yetişen bitkileri ile çatılarında açan çiçekleri ile şehirleşmenin doğa ile kucaklaşmasına dair.
Pek çok çevre dostu alan var. Şehirleşme ve doğa arasındaki çizgiyi ortadan kaldırabilen ve bize tüm güzellikleri sunabilen.

*
İşte tüm bu alanlar betonu hiçe sayan alanlar. 
Arttırılabildikleri takdirde, dünyamız ağaçların güzelliklerine, doğanın tüm ihtişamına teslim edilebildiği takdirde var olan tüm olumsuzluklarda bir bir ortadan kalkacaktır.
Yaşadığımız yıkımlar, seller, felaketler, kasırgalar doğanın bizden intikam almasıdır.

*
Bu intikam acı şekilde tüm insanlığı bulduğundan dolayı kendimizi affettirmemizin zamanı geldi de geçiyor artık.
Bir ağaç dikenin kazandıracağı güzellikler, imar için bir ağaç yakanın getirdiği tüm kötü şartları silebilir.
Bilin ki her şey bizden.

 

Dip not;
Çevre dostu alanlar…
Alın size birbirinden güzel çevre dostu alan ki, hepsi tam bir geri dönüşüm ve şehirlerin doğa ile buluşmasının örnekleridir…
-İlk başı çekenlerden biri Nanjing Kuleleri…
İtalyan mimar Stefano Boeri ve şirketi, Nanjing Kuleleri denilen bir dikey orman çalışması yapıyorlar ki Çin’de ömre bedel.
İki gökdelen aslında bir dikey orman ve düşünün ki 60 kilo oksijen üretip, 25 ton karbondioksit emecek.
-Vietnam Tarım Anaokulu…
Çocuklara sürdürülebilir alışkanlıklar kazandırılması için mimar Vo Trong Nghai tarafından tasarlanan öyle bir yapı var ki, tüm çatısı sebze bahçesi.
Bu şekilde çocuklar kendi yiyeceklerini üretmeyi öğreniyorlar. Bina güneş enerjisini kullanıyor ve çatıda ki çimler, bir fabrikanın atık suyu ile sulanıyor.
İşte geri dönüşüm bu demek.
- Dongdaemun Design Plaza & Park – Seoul,Güney Kore…
Tasarımcılıkta standart bir tasarım yerine efütüristik tasarımlar kullanarak çevre dostu bir alan oluşturmak mümkün. Lotus göletleri ile tepeleri bambu bahçeleri ile donanmış ofis binaları muhteşem.
- Urban Nature Park – Amerika, Texas…
Trinity Nehri çevresinde şehri büyük sel felaketlerinden korumak için yapılan ve New York’daki Central Park’tan yaklaşık 10 kat daha büyük olacak olan bu ekolojik park ile yerli halkın büyük bir çevre dostu alanı olacak.
- Singapur, Enabling Village…
Döküntü eski bir binadan geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılarak yapılan bina çevre dostu olmakla kalmıyor güzeldir ki bu köy temalı binalar engelli bireylerin tamamen ulaşabileceği şekilde tasarlanmış.
- Kanada, The Great Trail…
Büyük bir patika düşünün.
Ve  sonbaharda dünyanın en büyük patikalarından birinde yürüdüğünüzü hayal edin.
Çevre dostu bu alan, 24,000 kilometre uzunluğunda. 
- İngiltere, Preston, Park Houses…
Sürdürülebilir evler, alanlar, güneş enerjisi, yerel malzemeler, yeşil çatılar. Ve en önemlisi de karbon ayak izi düşük çevre dostu evler. Gerisini siz hayal edin.
- Atlanta, Amerika, ‘Çevre Dostu Barınma Evi’
Evsizlere barınma imkanı sunuyor, ancak daha da önemlisi hareketli çatısı var, ekolojik bahçesi var. Ve bu bahçe oranın sakinleri tarafından yetiştirilip yürütülüyor. Bahçede sebze, arı kovanı var ve yağmur suyu toplanabiliyor.
- The Rock Island Trail – Windsor, Missouri…
Yürüyüş ve bisiklet alanından hiç araba geçmiyor. 400 millik bir yol. Ve bu yolda çevre dostları arabaya gerek kalmadan Kansas’tan St. Louis’e yürüyerek veya bisikletle gidebilecekler.

Şimdi bu saydıklarımız yenilikçi, çevrebilimle ilgili evler, bahçeler ve çevre dostu alanlar.
Bu girişimleri neden biz uygulamayalım?
Neden şehrimiz bu örnekleri almasın?
Neden biz duvarcıyız?
Mutlu kalın…

Fıkra;

Temel, İngiltere'den, Trabzon'a gelen konuğa şehri gezdiriyormuş. İngiliz misafir, çevreyi gezerken birkaç Türkçe sözcük öğrenmeye çalışıyormuş. Bir ağacın yanından geçerken Temel'e sormuş: 
— Biz İngilizce buna "tree" deriz, siz ne dersiniz? 
Temel hemen cevabı yapıştırmış: 
— Biz bir şey demeyiz, yanından geçer gideriz. 

Günün sözü;
 Uygarlık, insanlarla doğanın arasını açmıştır. (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@