Egzotik “evcil” hayvanlara sahip olmanın tehlikeli cazibesi Egelileri sardı. Evde bakılan egzotik hayvan sayısının hayvanat bahçelerinde bakılanların çok daha üzerine çıktığı tahmin ediliyor

Kutlu Dayıoğlu6

Selcan ŞERİFAKİ – YENİGÜN / Ege’nin dört biryanını saran egzotikevcil’ hayvan besleme tutkusu giderek artıyor. Otoparktan oturma odasına, yataktan banyoya kadar her yer egzotik can dostlarının yaşam alanı oldu

KUTLU KELLE

Kuş, akvaryum canlıları, hamster, tavşan, kaplumbağa gibi evcil hayvanları beslemek artık farklı olmaktan çıktı. Yeni trend egzotik hayvanlar. Bazılarına göre Egelilerin evlerinde bakılan egzotik hayvan sayısı, hayvanat bahçelerinde bakılanlardan bile fazla. Mavişehir Veteriner Polikliniği Veteriner Hekimi Kutlu Dayıoğlu, "İnsanlar daha çok İguana, Sakallı ejder, Leopar Gecku en çok bunları besliyor. Yıllardır dünyanın her yerinde bu hayvanlar evcil olarak besleniyor. British jortinya var ya kedi doğadaki yırtıcı kedi ile alakası yok. İnsanların elinde suni seleksiyonla üretilmiş bir hayvan türü. Doğadaki sürüngen ve hayvanlarında değişik renkleri çıkarılmış ve genleri oynayarak değil suni seleksiyonla eşleştirme ile elde ediliyor. Egzotik hayvanlarda da böyle seçmece eşleştirme ile beğenilen türler eşleştirilerek bir sürü güzel evde beslenebilen evcil hayvanlar elde ediliyor. Tabi Türkiye’de bu konular tam oturmuş değil. Oturmadığı için yasak deniyor, başka şeyler söyleniyor, tartışılıyor. Dünyanın her yerinde bu hayvanlar evcil olarak besleniyor. Bu hayvanlara bu korkular nedeniyle ilgi artamıyor ve hala yasak deniyor. Yıllardır bu hayvanlar var insanlarımız yeni keşfediyor" dedi.

egzotik (2)

İLK HASTANE İZMİR'DE AÇILDI

Türkiye’de egzotik hayvan veteriner hekimliği şu anda yok gibi bir şey olduğunu belirten Dayıoğlu, "Türkiye'nin dört bir yanından hayvanlarını İzmir'e getiyorlar yardım almak için. İzmir’in ilk egzotik hastanesini açacağız biz burada. Türkiye’de bir ilk olacak. Egzotik hayvan deyince sürüngenler, kemirgenler ve kanatlılar bu kategoriye giriyor. İnsanlar yılanları da besleyebiliyorlar. Onlarında üretimleri yapılıyor. Bunların hiçbiri yabani hayvan olmadığı için zehirli de değil bu yılanlar. Süs hayvanları gibi. Çocuklar ellerine alıyor, değişik değişik hayvanlarla hayvan sevgisini öğreniyorlar. Kedi-köpekle hayvan sevgisi tanınmaz. Kertenkele ile de iguana ile de hayvan sevgisini tanıyabiliyor çocuklar. Şu anda Türkiye’de tek egzotik hayvan veteriner polikliniği yakında hayvan hastanemizi de açacağız bu canlılar ile ilgili, Türkiye’de tek olacağız" dedi, 

Burak Uçar (5)

Egzotik kuşlara özel ve tek klinik

Veteriner Hekim Burak Uçar, Türkiye'de kimsenin yapmaya cesaret edemediğini yaptı. Meslektaşları çoğunlukla kedi ve köpek üzerine uzmanlık alanlarında kendini geliştirirken o anatomik olarak tedavi edilmesi en zor olan kanatlıları seçti. Türkiye'de ilk ve tek Kuş Veteriner Kliniği'ni açan Uçar, ülkeden ve yurtdışından birçok hastasını İzmir Bayraklı'da açtığı kliniğinde tedavi ediyor. Kliniğin duvarlarını bile kuşlar için yıkıp yeniden yaptıran Uçar, hiçbir yerde eşi benzeri olmadığını söylediği tedavi merkezinde onlara özel yoğun bakım servisine de yer vermiş.

Burak Uçar (1)

KUŞA BAKMAK BASİT DEĞİL

Kliniğinde buluştuğumuz Veteriner Hekim Burak Uçar,  gönül verdiği kuşlara özel bir klinik açmayı daha üniversitede öğrencilik yıllarından kafaya koyduğunu dile getirerek, Türkiye'de bir ilki başaran hikayesinin başlangıcını şu şekilde aktardı: "Kedimde var köpeğim de var. Zamanında ben küçükken şunu fark etmiş bir insanım kedi veya köpek ama kuşa gelince kuş yok. Hekim yok, tedavi yok, herhangi bir tavsiye yok. Üniversiteye gittiğimde tüm hayvanları göreceğimizi zannediyordum. Bize sadece köpek-kedi- at-dana ve birde domuzu gösterdiler. Balık yok, kuş yok, egzotik hayvanlar yok. Onlar seçmeli ders denildi. Ve bu canlıları öğrenmek için sınıf arkadaşlarımıza para teklif edip bu seçmeli dersleri açtırdık. Bu derslerde sayı yeterli olmayınca açılmıyordu. Üniversitede bu canlılar görünce çok büyük keyif almaya başladık. Çünkü anatomisi farklı. Kedi köpek birbirine benzer ama at daha farklıdır. Hele ki ruminant dediğimiz danadır, koyundur, keçidir bunlar da bambaşka bir anatomiye sahip, kuşlar gibi uçabilen bambaşka bir anatomiye sahip bir canlı var karşınızda. O dönemlerde zaten benim bir kuşum vardı. Şu anda 20 yaşında. Ve onun tedavisinin sadece benim yapabileceğimi ve yapmam gerektiğini biliyorum. Çünkü sorduğum herkes kuş bu ne olacak şeklinde davranıyor. Bir ata, kediye ve köpeğe bunu yapan yok. Bu durumda beni daha çok o yöne sevk etti. Van'da okumuş olmanın bir avantajı doğa hayvanları baykuşlar kartallar çok fazlaydı. Bize yaban hayvanları tedavi ve destek için olanak sağladı. Bu da bize bu anlamda bilgi kattı.

yılan

Gözden kaçırmayın

Dövme ile hastalık izlerine çare oluyorlar Dövme ile hastalık izlerine çare oluyorlar

ÇOK HASTALIK ÇEŞİDİ VAR

"Egzotik canlılar konusunda hocalarımız çok fazla bilgiliydi. Lokman Aslan benim hocamdır. Ve bizi ne kadar kovsada yanında bulunmak istedik. Kedi ve köpekte başınıza gelebilecek 70-80 hastalık vardır. Fakat kuşta sayısız. 700-800 hastalık çeşidi var. Kedilerin ve köpeklerin ırkları değiştikçe nasıl hastalık ihtimalleri de değişiyor. Muhabbet kuşlarının kendi içinde bile ırkları var. Çok farklı varyasyon hastalıkları var. Albino muhabbet kuşlarının güneşte yandığını biliyor muydunuz? Bu kadar farklı şeylere hakim değilseniz de baş edemezsiniz. Hangisi zor diye kıyaslanırsa aslında şunu sormak gerekir. Kaç tane veteriner kuş hekimi var Türkiye'de. Çok basit birşey olsaydı, kedi-köpek bakan herkes kuşta bakardı."

ZOR OLANIN VERDİĞİ HAZ

Zor olanı seçtiğini ifade eden Veteriner Hekim Uçar, sözlerine şöyle devam etti: "Zor bir alan ve zorken de çok büyük bir hazzı var. Örnek vermek gerekirse; kemiğin içerisine pin yerleştirme ve kırık hattını sabitleme ve bu şekilde kırığın iyileşmesinin sağlanması. Kuşun kemiklerinin içerisinde hava vardır, ilik yoktur. Bunu takarken kemik komple tuz - buz da yapılabilir. Ama bunu köpekte yaşamazsınız" diye konuştu.

AĞRI EŞİKLERİ ÇOK YÜKSEK

"Muhabbet kuşlarının 15-20 yıl yaşayabileceği bir ülkede biz 7-8 yıl yaşamalarını normal olarak görüyoruz. 13 yaşındaki bir kuş ölümsüzlüğünü ilan etmiş gibi görüyoruz" diyen Uçar, "İçeride benimle birlikte hayatını geçirdi, Nisan ayında 20 yaşına giriyor. Çok zor birşey değil yaşayabiliyorlar. Kuşlar hasta oldukları zaman illa semptom göstermezler. Bu çok büyük bir sıkıntıdır. Bir yandan kuşun hasta olduğuna dair ikna etmeye çalışırken, bir yandan kuş konuşuyor.  Otomatikman herkes keyfi yerinde diyor. Bir kuşun hasta olduğunu yakınlarına anlatırken kuş pat diye masada öldü. Hasta ailesi ise kuşun iyi olduğunu düşünüyordu. Hasta ciddi bir pozisyonda ve hiçbir belirti göremeyebilirsiniz. Ağrı eşiği çok yüksek oluyor" şeklinde konuştu.

Hayallerimin peşinden gidip gerçeğe çevirdim

Hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Veteriner Hekim Uçar, "Burada en önemli şey şu, kişinin istediği şeyler ve hayalleri. Ben her zaman kuşlarla ilgili bir çalışma yapmak istiyordum. Fakat ülke bunun için hazır değildi. Bu klinik sıfırdan var oldu. Kuşlar için kliniğin duvarları bile yıkıldı ve daha sonra tekrardan yapıldı. Yalıtım malzemesi, antibakteriyel boyası. Bunlar yapılırken açık konuşmak gerekirse birazcık hayal ürünü olarak algılandı. Bizi de bir deli gözüyle baktılar. İçerideki havalandırma sistemi bile onlar için özel olarak tasarlandı. Bunları biz baştan sona planladık, içerisinin ısısı falan her biri baştan sona bir kuş için olması gerekenler yapıldı. Sadece kuş için çalışmalar yapmak istiyorduk. Aslında egzotik hayvanlarla bile değil. Bir bukalemun bir yılan bir iguana değil sadece kuş yani kanatlı merkezi şeklinde. İnsanlar diş merkezi deyince normal karşılıyor, göz merkezi deyince normal karşılıyor. Traşı yıkaması gibi bölümler kedide köpekte normal karşılanırken kanatlı merkezi deyince göze çarptı. Böyle birşey zaten Türkiye'de yok, eşi benzeri yok. Resmi kayıtlardan da bakabilirsiniz. Sadece kuşlarla ilgilenen ve kuş dışında başka hiçbir şeye bakmayan klinik diye araştırın sadece biz çıkıyoruz. Kliniğe dışarıdan başka tek bir ilaç dahi girmemiştir. Kedi-köpek aşısı vesaire ve yapılmıyor da zaten. Bu durum yakın arkadaşlarım için dahi olsa geçerli bir kanundur artık benim için. Sadece kuşlar çalışması ve kuş politikası sağlıyor bizimde. Bu da bize başka şeyler için avantaj sağlıyor. Normal bir kliniğin 6 ayda çekeceği bir röntgeni ve 6 ayda göreceği vaka sayısını bir haftada görüyoruz. Hatta şöyle söylemek gerekir bazı kliniklere ayda 1 ya da 2 kuş hastası geliyor. Bunu matematiksel olarak değerlendirmek gerekirse, 2 tane kuş hastası giden bir klinik yılda 24-25 hasta görür. Bizim yıllık baktığımız hasta sayısı 6 bin. Bu çok ciddi bir sayı" diye konuştu.

HER YERDEN HASTA GELİYOR   

Türkiye'den ve Avrupa'dan gelen hastalarının olduğunu belirter Uçar "Hastalarımızın yarısına yakını İzmir'den. Çoğu aslında şehir dışından hastalarımız. Tüm Türkiye'ye açığıyız ve her yerden hastamız geliyor. Samsun, Adana olsun. Özbekistan'da da hastalarımız var. Avrupa'dan gelen hastalarda geliyor. Orada sadece muayene ücretlerine verecekleri parayla burada tam check-up üstüne tedavilerini yapabiliyorlar. Veteriner Hekimler Odası'nın verdiği fiyatın aşağısına inemezsiniz fakat biz üstüne de fazla çıkmıyoruz. Basitçe söylemek gerekirse Almanya'da bizimki kadar kapsamlı bir muayeneyi yaptığınızda 400 Euro'yu buluyor. Bu Türkiye'de çok iyi para. Almanya'daki bir kişi kuşunu getirip muayenesi sağlayıp üstüne bir de ileri tahlillerini yaptırıp, tatilini de yapıyor. Orada da aslında bizim kadar sık hasta bakan bir yerde yok. En büyük sebebi de şu bilinç düzeyi. Bizim toplumun en büyük eksikliği biz okumuyoruz. Biz o nedenle insanları bilinçlendirmeye çalışıyoruz" dedi

egzotik (1)

'Kuş veterinerinden haberleri yok'

Kuş bakımıyla ilgili bilgisiz bir toplum olduğumuzu ifade eden Uçar, "Adalet bozuk bir saat gibi. İnsanlar şunu yapıyor açıyor sosyal medya ağını açıyor. Başlıyor konuşmaya. Şöyledir ,böyledir. Bebek şampuanı ile kuşu yıkayın diyor.  Arap sabunu diyor. Sen arap sabunu ile kendini yıkadın mı hiç? Hayvanların takip edilmesi lazım. Hayvanları biri aldı bu hayvana napıyor. Belki içinde bir cani vardır. Kedi - köpeğin boğazına tel bağlayanlar gördük. Çok yüksek sayıda kuş hastası var. Ve bunların çok fazla miktarı nereye gittiği belirsiz bir şekilde de ölüyor. Kuş tencere içerisine düşüp kaynıyor. Bu cezası olmayan şeyler. Mesela kedi-köpeklere davranışları ceza geldikten sonra değişti. Ama bugün kedi sahibi kuşları kuşları kedi yürüyecekleri gibi görüyor. Adalet isteyecekseniz. Herkes için istemek lazım.  İnsanlar kuş aldıkları ki şey soruyor neden böyle oldu diye? Bir 40 sene sonra bu konuda da bilinçlemeler artacak. Kuş hastalarının bazı şeyleri araştırması lazım. Kuş veterinerinden de haberleri yok" şeklinde konuştu.

Kuş kalp

YAŞAM DESTEK ÜNİTELERİ VAR

Uçar, kliniğindeki yoğun bakım ünitesi ile ilgili; "Her hayvanda her canlıda olduğu gibi yoğun bakım ünitesi olması gerekir. Isı, ışık, oksijen, ışıkları uvv b'dir. Vücut kaslarının gelişimini sağlar. Kalbin daha iyi fonksiyon göstermesini sağlar. En önemlisi şu kuşun şuna ihtiyacı var mı? Bu profesyonel yaşam destek üniversitesidir. Kendi oksijenini kendisi üretebilen. Ayrı ayrı 4 ünitedir. Yoğun bakım sürekli çalışır. Yoğun bakımda ölüm riski yüksek olan hastalar alınır.  Yoğun bakım sürekli gözetim altında kalınır. Klinik hizmetleri dışında özel olarak buraya gelinir. Sabah 6'da burası açıktır. Biz oraya profesyonel yaşam destek odasıdır. İçeriye kimse alınmaz" bilgisini verdi.