Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine vurgu yapmak ve Ege Bölgesi’nin potansiyeline dikkat çekmek amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Posta Gazetesi işbirliğinde ‘Yenilenebilir Enerji ve Sürdürülebilirlik Zirvesi’ düzenlendi.

FADİME ALTANHAN/YENİGÜN- Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında sınırda karbon vergisi gibi yeni uygulamalar ile başta demir-çelik, kimya, otomotiv, tekstil olmak üzere birçok sektörün ihracatının ve rekabet gücünün etkileneceğini söyleyerek konuşmasına başlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “ Bu sürecin olası yıllık maliyetinin 1,8 milyar dolar seviyelerine çıkabileceğini gösteriyor.  Firmalarımızı yeşil dönüşüm adını verdiğimiz bu sürece hazırlamamız gerekiyor. Geleceğin sürdürülebilir modeller üzerinden oluşacağını, hatta döngüsel olmayan üretim tarzlarının çağ dışı kalabileceğini üyelerimize çok iyi anlatmamız gerekiyor. Yeşil dönüşüm sürecinde en önemli konularımızdan biri ise, yenilenebilir enerji kaynakları. Büyüyen bir ekonomide güvenilir ve düşük maliyetli enerjinin çevresel açıdan sürdürülebilir şekilde sağlanması ülkemizin öncelikli enerji politikasını oluşturuyor” dedi. 

Türkiye’nin 100 bin 334 Megavat’a ulaşan elektrik enerjisi kurulu gücü içinde yenilenebilir ve temiz enerji kaynakları olarak kabul edilen rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin payının yüzde 22 seviyesine ulaştığını dile getiren Eskinazi, “Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu gücü içerisinde yenilenebilir enerjinin payını hızlı bir şekilde yüzde 50’nin üzerine çıkarmak gerekiyor.  Türkiye, özellikle rüzgâr ve güneş zengini bir ülke.  Türkiye’nin 10 bin 810 megawata ulaşan rüzgar enerji kurulu gücünde 1750 megawatlık kurulu güçle İzmir lider konumda. Bir tane bile deniz üstü rüzgâr enerji santralinin olmaması kabul edilebilir değil” diye konuştu.

jak eskinazi

“Amacımız ihracatçıları aynı çatı altında birleştirmek”

İzmir’in rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisi açısından sahip olduğu yüksek potansiyelin sağladığı avantajlar ve coğrafi konumu nedeniyle bir yenilenebilir enerji merkezi olduğunu vurgulayan Eskinazi, “Başka bir ifadeyle başkenti konumunda. İzmir’deki yenilenebilir enerji teknolojilerinin enerji piyasasının geleceğinde de önemli bir paya sahip olmasını bekliyor ve arzu ediyoruz. Yapılan saha araştırmaları, Türkiye’nin yenilenebilir enerji ekipmanları ihracatının yıllık 500 milyon dolar seviyesini geçtiğini gösteriyor. Sektör temsilcilerimizin amacı şu anda dağınık vaziyette olan ihracatçıları aynı çatı altında toplayarak güçlerini birleştirmelerini sağlamak. Biz de sektör temsilcilerimizle aynı düşüncedeyiz. Örneğin, bir rüzgâr türbininde kullanılan bir motor parçası yenilenebilir enerji ekipmanı olarak görülmüyor, yani bunu ayrıştıracak bir tarife yok. Bu nedenle yeni bir Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu tanımlanması gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

Emeklilere bayram ikramiyesi ne zaman ödenecek? Emeklilere bayram ikramiyesi ne zaman ödenecek?

“Enerji talep oranı her yıl artıyor”

Bakanlık olarak enerji yatırımlarında finansal ve politik sürdürülebilirliğin sağlanmasına önem verdiklerini belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Dr. Ömer Erdem, “Kararları istişare ortamında almaya gayret ediyoruz. Yatırımcılarımızın olduğu paydaşlardan gelen görüşlere önem vererek ülkeye katma değer sağlıyoruz. Türkiye’de enerji talep oranı her yıl artıyor. Son 15 yılda ortalama elektrik talebinde artış oranı yüzde 4’ün üzerindeyken geçen yıl bu oran yüzde 8’e kadar çıktı. Bakanlığın misyonlarından biri sanayiciye talep edilen enerjiyi zamanında sürdürülebilir şekilde sağlamaktır. Herhangi bir dar boğaz oluşmadan tedbir alınmalıdır. Önceliğimiz yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Ülkede üretilen elektriğin yüzde 65’i bu şekilde elde ediliyor. 1 Ocak 2020’den itibaren devreye alınan santrallerin hepsi yenilenebilir enerjidir. Diğer santrallerden de bir anda çıkmak mümkün değildir. Yenilenebilirden gelinecek herhangi bir dengesizlik büyük santraller sayesinde aşılır. Ama mümkün olduğunca yenilenebiliri tercih ediyoruz” ifadelerini kullandı.

dr. ömer erdem

“Karbon salınımının en önemli kaynağı enerji”

 Tüketicinin kullandığı elektriğin yenilenebilirden sağlandığına yönelik sertifika sistemi getirildiğine dikkat çeken Erdem, bunun sanayicilere karbon vergileri şartlarını sağlamalarına yardımcı olacak bir sistem olduğu söyledi.  Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatlarda hazırlıklı olunması için gerekli alt yapıyı oluşturduklarını ifade eden Erdem, “Sanayiciler ve tarımsal sulama yapanlar yenilenebilir enerji santrali kurabiliyorlar. Sanayicilerin maliyetlerinin aşağı çekilmesi ve karbon ayak izlerinin azaltılması noktasında harekete geçtik. Toplam kurulu gücümüzün yarısından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmaktadır. 2053 yılında Türkiye’nin karbon emisyonlarının net sıfır olması hedefi var. Karbon salınımının en önemli kaynaklarından biri enerjidir. Yenilenebilir kaynaklı üretimi arttırarak gerekli tedbirleri almaya başladık. Bakanlığımıza uzun dönemde enerji planının hazırlanması görevi verilmiştir” dedi.

“Enerji dönüşümü çekici güç olmak zorunda”

Zirve’ye telekonferans üzerinden bağlanan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Başkanı Ziya Altunyaldız konuşmasında sanayi, üretim ve Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi ve gelişmesi adına çalışmaya devam ettiklerini söyledi.  Tüm dünyanın gündemine giren çevre ile yenilenebilir enerji ilişkisi konusunda çalışmalar yaptıklarını belirten Altunyaldız, “Dünyanın 190 ülkesi küresel dünyanın her geçen yıl yaşanabilir olmaktan çıktığını kabul etti. Taahhütler verildi ama 2021 yılı en çok emisyon salınımı gerçekleşen yıl oldu. Küresel olarak daha bağlayıcı ve verilen taahhütlerin yerine getirilmesini takip eden bir mekanizmaya ihtiyaç var. Avrupa Konseyi’ne bunun için bir öneride bulunduk. Cezalar açısından ve tazminat hukuku açısından uluslararası bağlayıcı sözleşmelere ülkeler imza koymalı. Uluslararası anlaşmalar yeterli sayıda onay olmadığı için yürürlüğe girememiş. Ülkeleri dünyanın geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu konuda en önemli parametre enerjideki dönüşümdür. Emisyon hacminin çoğunluğunu enerji üretimi ortaya çıkarır. Enerji dönüşümü böylesine bir dönemde çekici güç olmak zorunda” diye konuştu.

ziya altunyaldız

“Daha çok üretim alanları oluşturacağız”

İzmir’de özellikle rüzgar aksan üreticilerini gezdiklerini ve 75 GW’lık rüzgar kurulu gücünün olduğunu gördüklerini söyleyen Altunyaldız, ““Milyarlarca dolar yatırım gerekiyor. Güneş enerjisinde de benzer potansiyelin bulunduğunu biliyoruz. Bizim gibi konvasyonel fosil yakıtlarda fakir ülkelerin bir fırsatı var. Sanayileşmenin ihracat ve istihdam odaklı çalışmalarla enerjideki dönüşümü entegre etmeyi başardık. Yeni düzende bir avantajımız var. Bir farkındalık oluşturmuşuz. Önümüzdeki dönemde daha çok üretim alanları oluşturacağız. Bu alandaki hızlı dönüşümün önünde her engeli kaldıracağız. Yatırım motivasyonunun olduğunu sevinerek görüyoruz. Bu dönüşümün çekici gücü olmak istiyor bu sayede fosil yakıtlardan kurtulmak istiyoruz” açıklamalarında bulundu.