01.10.2016, 21:00

Ekim başı...

Ekim ayının başındayız. Serinleme sardı doğayı. En güzel taraflarıyla hissediyoruz sonbaharı. Yiyecekleri, mevsimsel değişimleri, eğitim ve öğretimi ile döneme ayak uyduruyoruz.

Bazılarına göre ise daha bitmedi sıcaklar.

Sıcaklar bitmese de tatiller bitimi ve çalışma hayatının temposu bizi bekliyor.

*

Gezdik, eğlendik ve de çok üzüldüğümüz dönemler oldu bu yaz.

Özellikle kaosun tam ortasında bulduk kendimizi aniden.

Eğlenme karşıtı hüzünsel bir dönem kuşattı bu yaz bizi.

Ciddi sorunlarımız oldu.

Çok kişi işsiz kaldı.

Çok kişi yaşamını yitirdi.

Çok ağlayan oldu, çok perişan olan.

Buna rağmen çok da eğlence içinde hoyratlığı yaşayan kişileri de gördük. Ölenlere ağladı, ancak eğlenmeyi de bolca kucakladı.

 

*

Ve “Edep” illa ki edep…

Edep demek kendinizi her şeyden sakınmak demekse şayet bu konuda ülkemizde duyarlı onbinlerce kişi bu yaz eğlenmedi, üzülüp, kahroldu.

Ülkemin yangın yeri olması bir nedendi sevinç duyamamak için.

Acılar, ölümler nedendi.

Annelerin feryadı nedendi.

Ve hala yürekler acıyor.

Bitmek bilmiyor ülkemin kıyımı.

*

Öfke...

Saldırganlık...

Uykusuzluk...

Hırçınlık, depresyon...

Ruhsal bozukluklar, dengesizlik ve stresin yol açtığı sağlık sorunları önce ruhumuzu hırpalar sonra da bedenimizi.

Günümüz de artık sıkça rastlanır duruma gelmesinin nedeni kaos olduğuna göre ruhumuzu kaostan bir bütün olarak kurtarmak seçimi kapımıza dayandı..

*

İşte bu seçim özgürlüğümüzle kendimizi yenileme zamanı geldi.

Acılarımızı hafifletmemizin zamanı geldi.

Önce kendimizde değişime başlayalım ve sonbaharın güzelliğini yaşadığımız şu günlerde bu değişim ile ruhumuzu yükseltelim.

Hem fiziksel yeniliğe kapımızı açalım, hem de ruhsal yeniliğe.

Daha iyi, daha sağlıklı, daha düşünceli olmak ve ruhumuzun özgürleşmesi ilk aşama.

*

Nitelikli bir yaşam mı seçmeliyim?

Alışkanlıklarımı değiştirmeli miyim?

Bana mal edilen kötü huyumu nasıl değiştirebilirim?

Bunun gibi ve buna benzer bir çok soruları kendimize sorarak ilk adımı atabiliriz.

Sosyal medya başında vakit geçirip üzüntüleri rehber edeceğimize, doğanın türlü renklerini kendimize rehber edinebiliriz.

Sonbaharın nefis güzelliği içimizde şekillenebilir.Tabii ki istek ile birlikte.

*

Ve bu aşamada öncelikle sevgi sizi kuşatsın.

Nefret yüreğinizden akıp gitsin.

Öfkeniz, dinsin.

Dinsin ki, birbirimizi daha iyi anlayabilelim.

Dinleyebilelim.

Özellikle dinmeme aşaması ne yazık ki ülkemizde son planda. Bu nedenle anlamanın öncesi dinlemek ile ilk aşamayı başarabilirsiniz.

Size güveniyorum.

*

Umarım gelecek soğuklar yüreğimizi de soğutmaz.

Bizi artık acıtmaz.

Yaşamdan koparmaz.

İçimiz hep sıcak kalır da, artık birbirimizi yok saymayız…

 

 

 

 

Dip notlar;

 

Yenileme

Hem fiziksel yeniliğe kapımızı açalım, hem de ruhsal demiştik.

Ekim ayı bizim dönüşümümüz olsun diyerek sağlıklı bir vücuda kavuşma olan ilk aşama ile işe başlayalım. Yani dikkatli beslenme tarzı ile. Kızartma, yağlı gıdalar, cipsler, patatesler, kola gibi asitli yiyecekleri unutun gitsin. Yeşillik, salata önceliğiniz olsun. Ve tabii ki bol bol su için. Öğünlerinizi atlamayın.

Sonra hedefe odaklı spor seçin.

Haftanın üç günü spor sizi bekliyor.

Yürüyüş, bisiklet, yüzme, egzersizler vs.

Gelelim ruhsal değişime...

Yukarıda saydıklarımız oldukça kolay yapabileceğiniz şeyler.

Ancak ruhsal değişim ise üzerinde yoğun çalışmanız gereken bir aşama. Keşif sizin.

Sağlıklı çocuklar yetiştirmek, iyi eğitim almalarını sağlamak hepimizin görevi.

Ne kadar mutlu yaşam çizersek kendimize, o yaşam tarzı ile bütünleşir ve hayatımızı sürdürürüz…

 

Sağlıklı yaşam tarzının olmazsa olmazları...

Spor...

Keyifsiz hissettiğinizde, sinirleriniz gerildiğinde en güzel şey spor yapmaktır. Dinlenmenizi ve dinçliğinizi artırırsınız...

Sağlıklı beslenme...

Tükettiğimiz besinlerin değerlerini, enerjilerini, hormonlu olup olmadıklarını, katkılarını, koruyucularını bilin. Ve bedeninize uygun beslenme şekli geliştirin.

Uyku...

Sağlıklı bir bağışıklık sistemi iyi bir uyku ile oluşur. Gece boyunca kendini yenileyen organizma, güne tekrar hazır olur. O nedenle uykunuzu mutlaka alın.

Stres...

Metropol yaşam sinirlilik ve sorunlar getirir. Beden strese girerek kortizon üretimini arttırır ve bağışıklık sistemimiz yavaşça çökmeye başlar. Stresinizi spor ve öfke kontrolü ile yok edin.

C Vitami...

Bedenimizi bakteri ve virüslere karşı koruyan, bağışıklığımızı güçlendiren C vitamini mutlaka günlük 100 miligram olarak alınmalıdır.

Kan dolaşımını harekete geçirme...

Sıcak su ile duş alarak güne başlamak ve soğuk su ile duş alarak günü bitirmek kan dolaşımınız için birebirdir.

Ter atma...

Sauna ve buhar banyosu ile ter atarak bedende ki toksinlerden kurtulun.

Bitkiler...

Bağışıklık sistemi takviyesi olarak bitkilerden faydalanabilirsiniz. Nane, kuşburnu, ıhlamur ve yeşil çay sağlıklı yaşam tarzında mutlaka yer almalı.

 

Beden Kitle Endeksi nasıl ortaya çıkarılır?

Önce beden kitle endeksinizi hesaplayın ve hangi beden endeksinde olduğunuzu bilerek bir düzen oluşturun.

BKİ= Kilo(kg) / Boy(m) dir.

BKi; - 18,5 - 24,9 arası normal,

- 25 - 29,9(hafif şişman)
- 30 - 34,9 (1. obez)
- 35 - 39,9(2. obez)
- 40 ve üzeri (3.obez) dir…

Mutlu kalın…

 

Fıkra;

Nasrettin hoca, kasabadan Kur’an-ı Kerim, tefsir ve ilmihal gibi bazı kitaplar almış. Bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı sırtına almış, eşeğine binmiş ve köyüne doğru gidiyor.

Yolda hocayı görenler;

- ‘Bre hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın? diye sormuşlar.

- ‘Ne yaparsın’ demiş, Hoca, ‘zavallı hayvan zaten benim kahrımı çekiyor. Kendi bindiğim yetmiyormuş gibi çuvalı da ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı.’

 

 

Günün sözü;

‘Bir şeyi gerçekten isterseniz, bütün evren onu gerçekleştirmek için işbirliği yapar.’ Paulo Coelho...

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@