Bir çuval unun fiyatı iki haftada ikiye katlandı. Ekmeğin 3-4 liraya satılacağı konuşulmaya başlandı. 

Kolivar, “Ekmek üretmek için bir fırının belediyeden ruhsat, Tarım Bakanlığı’ndan izin alması lazım. İstanbul’da hiçbir izni ve ruhsatı olmayan merdivenaltı ekmek üreten 400 fırın var. Ruhsatlı fırınlar tam kapasite çalışamıyor ki ekmek ucuz olsun. Dün un çuvalının fiyatı 360 liraydı bugün 382 lira oldu. İki hafta önce 200 liraydı” dedi.

Kolivar’ın açıklamalarından satır başları:

“İstanbul’da 300’ün üzerinde üyemiz var. Ruhsatsız fırınları sendikamıza üye yapmıyoruz. İstanbul’da 2 bin ya ruhsatsız ya da ekmek üretme izni olmayan fırın var. Ruhsatı var mı diye kimse bakmıyor bakan da göz yumuyor gidiyor. İstanbul’da öyle fırınlar var ki vergi levhası bile yok. Özellikle Arnavutköy ve Sultangazi’de vergi levhası olmayan, üretim izni olmayan yani merdiven altı diye tabir edilen ceza kesilen 400’ün üzerinde fırın var. Bu bahsettiğimiz ruhsatsız fırınlar 2018 yılına kadar 1800 civarındaydı. 2017 yılının sonlarında Tarım Bakanlığı bizi de kandırarak onlara bir belge verdi. O zaman dediler ki ekmek üretebilir belgesi veriyoruz ama daha sonra bir yıl için içinde belediyelerden gıda üretilebilir ruhsatı almanız gerek denildi. Ama İstanbul için hiç bunlara ihtiyaç yok çünkü belediyede bir tanıdığın ya da daha sonra belediyeden gelen kişileri besleyebiliyorsan istediğini yapabilirsin. Türkiye’de parasını verip de yapamayacağın hiçbir şey yok. Para her kapıyı açıyor, cennete bile gidersin hatta tapusunu bile verirler.”

'Kaçak fırınlar Afgan ve Suriyeli çalıştırıyor'

“Diyelim ki bir fırın ekmek yaptı ve içinden de bir şey çıktı, ekmeği yiyen kişi de öldü. Vatandaş öldüğüyle kalır. Fırında kaç kişi çalışıyor ya da kim onlar belli değil. Zaten orada çalışan kişilerin yüzde 90’ı da kaçak, çoğunun sigortası yok. Çoğu Suriyeli ya da Afgan. 1999 depreminde altında fırın olan apartmanlar yıkıldı çünkü ekmekten çıkan buhar o binayı çürüyor demir değil pas kalıyor ama bunu bildikleri halde herkes göz yumuyor. Dün un çuvalının fiyatı 360 liraydı bugün 382 lira oldu. 75-80 kuruş iskontolu veriyoruz bakkala hem de ayağına kadar biz götürüyoruz. Vatandaş fırından ekmek almaya alışacak. Vatandaşa düşen görev budur. Aynı işçiyle aynı fırında 10 bin ekmek yapabilirim ama 2 bin 500 ekmek yapıyorum, çünkü kaçak fırın çok. İki şey seçiyoruz birisi hükümet birisi belediye. Biri market açıyor birisi fırın. Biz sizi market ya da fırın açın diye mi seçtik? Bir makarnaya oy verirsen sonun böyle olur.”