24.09.2017, 07:37

Ekolojik toplum ve düşmanları…

Serge Audier’in son kitabı, Ekolojik Toplumu ve düşmanlarını ayırıyor. Aslında burada ki ayırım belirleyici bir ayırım mı? Yoksa bu bir mezhep mi?

*

Böyle bir mezhep ne demektir? 

"Ekolojik toplum, faaliyetleri boyunca mümkün olduğunca doğa ve biyolojik çeşitliliğe saygının zorunluluğunu düşünür.

Amaçları en iyi şekilde entegre olmaktır.

Temel değerlere önem büyüktür.

Özgürlükçüdür…

Eşitlikçidir…

Sosyal dayanışmacıdır…

Hedef bilimsel ve politik ekoloji fikirlerinin kapitalizmin karşısında olduğunu anlatmaktır.

Toplumsal-kültürel ekolojiyle nasıl eşzamanlı büyüyebiliriz bunu görebilmektir, göstermektir.

*

Ekolojik toplum, adını söylemeyen toplum değildir.

Açıktır.

Şeffaftır.

Toplumu savunur.

Amaçsız etkilere yönelik toplumsal bir eleştiriyi nasıl formüle edeceğini bilerek davranır.

İlerici gibi görünen ancak bitirici bir mirasların avatarı değildir.

Olumsuz dışsallıkları sorgulayandır.

Düzensiz ve yok edici sanayileşmenin eşitsizliği daha çok beslediğini görebilendir.

*

Burada eşitsizliklerin ve hiyerarşilerin toplamı olan kapitalizmi, yok olan doğayla bir bağlantı ile daha iyi keşfedebilirsiniz.

Ekolojik akımlar her ülkede gerçekten vardır, ancak nedense çok iyi entegre olamamıştır.

İdeolojik açıdan çok uzak ve yine de hepsi kendi içinde bir akımdır ki, o nedenle var gibi görünen ancak tuzak olan ‘ekolojiyi düşünüyoruz, yeşili koruyoruz’ palavraları artık son bulmalı.

Tüm ülkelerde, belediyelerde ve en önemlisi de kişilerde.

*

Bu nedenle son zamanlarda dilden hiç düşürülmeyen bir ekolojik düşünceyi şekillendirmek size, vicdanınıza kalıyor.

Fakat gözlemlediğim şu ki;

Doğa ile tamamen farklı bir ilişki kurmak isteyen insanlık kendine eşlik etmesi gereken refahı daha çok seviyor.

Alanları, apartmanları, fabrikaları, mekanikliği daha çok savunuyor.

 

*

"Ekolojik dünya" var olmalı diye çok çabalıyoruz, ancak hayallerde değil reelde yaşamalıyız tüm çabamızı.

Üretkenlik ve bilimcilik ile eş zamanlı gidebilmeli ekolojik dünya hevesi.

Aynı zamanda, insanların ve doğanın ekolojik olarak birbirine bağımlılığının bilinçli şekilde ilerlemesi sağlanabilmeli.

Bu mirası hatırlatmamızın zamanı geldi.

Bu miras geleceğimiz.

*

Ekolojik toplumun düşmanları gün gelir o geriye attığınız doğaya muhtaç olduğunuzda elinizde bir hiç ile ortada kalabilirsiniz.

Bu geç değil.

Hatta artık oldukça olası.

 

Dip notlar;

 

Ekolojik ön düşünceler…

 

"Gezegenimizi yeniden güzelleştirelim".

İletişim sadece pazarlamaya indirgenirse, büyük bir hayal kırıklığı yaratabilir. Bu dünya da şu anda mükemmel bir iletişim şansı var. İnternet.

Gerçek bir ekolojik toplumun ortaya çıkma zorunluluğu olduğuna göre belirleyici olabilir ve hızla bu ağ ile gezegenimizi yeniden güzelleştirebiliriz.

İşte bu ekolojik bir ön düşüncedir.

Gerisi gelir.

 

Rant yok edebilir…

Millet yeşillendirir, biz yok ederiz. Sanırım mantık bu.

Türkiye’de bir ilk vardı. Balçova Ekolojik Komşu Bahçesi…

İzmir’de 2003 yılında semt sakinleri tarafından doğal tarım ve sosyal paylaşımı bir araya getirmek için kurulmuştu.

Ancak getirim hedefi ile hep sarsılıyor bu tür girişimler bahçeler maalesef ülkemizde.

Balçova Belediye’si tarafından Ekonomi Üniversitesi’ne kiralanan bahçe neden ve kimleri rahatsız edebilir ki?

Bu bahçe 13 yıldır gönüllüler tarafından sürdürülmedi mi?

Apartmandaki insanları toprakla buluşturmadı mı?

Ve hadi her şeyi, geçtim ülkemizde, şehrimizde her yerde çevreyle ilgili bahçeler, ağaçlar olmasın mı?

Komşuluk ilişkileri büyümesin mi?

İnsanlar kendi sebzelerini yetiştirmesin mi?

İlaçsız tarım yapılmasın mı?

Bomboş araziler ağaçlar, çiçekler, sebzeler ile güzelleşmesin mi?

Ekosistem…

Ekosistem kimin, ne kadar umurunda?

Dünya'da küçük ya da büyük bozulan bir ekosistem var ve bu bozulma sadece bulunduğu yeri değil tüm dünyayı, çevreyi olumsuz etkilemekte.

Günümüzde ne yazık ki, adil hareket etmeyen, umarsızların elinde oyuncak olan ekosistem iflasta.

Okullar açıldı alerji ile mücadele başladı…

Okula başlama yaşının çok tartışıldığı günümüzde, fiziki alanlar yetersiz ve bu yetersizlik sonucu astım gibi alerjik çocuklar için tehlikeler başladı.

Bu çocuklar sıklıkla solunum yolu problemleri yaşıyor ve özellikle virüslerin neden olduğu soğuk algınlığı, okula ilk defa başlayan çocuklarda çok sık rastlanıyor.

O nedenle virüs tutucu hücreleri barındıran alerjik nezleye dikkat!

Üst solunum yolu virüslerine dikkat!

Alerjik astım ve bronşite dikkat!

Alerjik çocuğun, ödem ve buna bağlı burun tıkanıklığına dikkat!

Rahat duyamayan, sağlıklı nefes alamayan burnu tıkalı olan çocuğun okul başarısının düşeceğini de ayrıca hesaba katmalısınız.

Alerjik bronşitin en yoğun yaşandığı dönemin ilk 6 yaş olduğunu lütfen unutmayın.

Özellikle kendinden büyük çocuklarla bir arada okumak zorunda kalan bu yaş grubu çocukların stres yaratacağı ve bunun ciddi sorunlara sebep olacağını unutmayın. Unutmayın ki hastalık demek daha fazla antibiyotik kullanımı ve okul kaybı demek.

Anneler okullarda lütfen çocuğunuz için bu önerilerimizi uygulatın…

Öncelikle sınıfların havadar olması sağlanmalıdır.

Çocukların beslenme öncesi mutlaka su ve sabunla ellerinin yıkanması sağlanmalıdır.

Kendinden büyük sınıf arkadaşları ile sorun yaşayan çocuklar için psikolojik destek sağlanmalıdır.

Balık yağı ve D vitamini desteği sağlanmalıdır.

Sınıf temizliğinde astım ataklarına neden olabilecek çamaşır suyu gibi kimyasal temizlik maddeleri kullandırmayın.

Sınıf temizliği bittiğinde mutlaka havalandırma olmalıdır.

Sınıfta kolonya ya da oda spreyi gibi kokular kullanılmamalıdır.

Fıkra;

Torun sahibi iki eski arkadaş Temel ve Dursun uzunca bir aradan sonra köy kahvesinde karşılaşırlar. Sarılıp öpüşüp hasret giderdikten sonra sohbet başlar.
Temel:
-Ula Tursun nasılsın, iyi misun ?
Dursun:
-Hiç iyu deyilim Temel. Ula bu yaşlılık ne kötü bi şeydir... Ellerum,kollarum, ayaklarum, dizlerum her yanım agriyu.Sen nasılsun uşağum?
Temel:
-Anamdan yeni doğmuş gibiyim. Başımda saçlarım yok. Ağzumda Dişlerum yok. Altıma edeyrum haberim yok.

Günün sözü;

İnsan biliyorsa eğer, sabretmekten yılmaz. Ne beklemesi gerektiğini biliyorsa, endişe etmez sadece bekler. Beckett

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@