Aycan Pırasalar Yaşar'ın 18 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Bir sıcak, bir soğuk İzmir havasından merhaba. Yazlık mı kışlık mı giyelim diye kafamızın karıştığı şu günlerde ekonominin de kafası karışmış olacak ki Merkez Bankası yine faiz oranını sabit tuttu. Döviz bir aşağı bir yukarı seyrine devam ederken, altın yükselmeyi tercih etti. Ne diyelim, siz siz olun şemsiyesiz çıkmayın. Her an yağmura yakalanabilirsiniz. Yağmur demişken, geçen haftayı da zam yağmuru ile kapattığımızı söylemeden geçmeyelim. Kırmızı et fiyatlarına yeniden yüzde 24 zam geleceğinin sinyalini verdi, Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı Sencer Solakoğlu. Sütün fiyatının da artacağını sözlerine ekledi. Yaz meyvelerinde durum içler acısı. Çileğin fiyatı 40 TL; erik ise tane ile satılıyor. Kilosunun fiyatını siz düşünün artık. Yeşillikler de aldı başını gitti. Bir demet maydanoz 5 TL, 5 adet yeşil soğan 12 TL, bir marul da 15 TL' den satılıyor. İzmirliler, yeşilliğe gelen zamlarla mücadeleyi balkon tarımına yönelerek çözmeye çalışıyor. Balkon tarımı ev ekonomisine katkı diyerek, ben de varım diyorum. Bence siz de bir düşünün.   

emekli (1)

ALKIŞI HAK ETTİLER

Ekonomide sıkıntılar devam ederken, Tire'deki bir okuldan güzel bir haber geldi. Tire Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü Gıda Teknolojisi Bölümü öğretmen ve öğrencileri bir araya gelerek okulda tereyağı üretebilecekleri bir tesis kurdu. Yaklaşık 600 bin TL' lik bütçe ile tereyağı imalatına başladılar. Okul şu anda haftada 2 ton üretim yapıyor. Bu zorlu günlerde okul yönetimi ve öğrencilerin yaptığı gerçekten takdire şayan.  

Z KUŞAĞI YATIRIM PEŞİNDE

Z kuşağı olarak nitelendirilen gençlerin yeni uğrak yerlerinden biri antika dükkanları olmuş. 

Gençler hem kullanabilecekleri hem de koleksiyon yapabilecekleri ürünlerin peşine düşüyormuş. Ülkenin geleceği gençler, dükkanları gezerken ilgi alanlarına göre koleksiyonunu yapabilecekleri ürünleri araştırıyor, taksitle aldıkları ürünleri aynı zamanda bir yatırım aracı olarak değerlendiriyormuş. 

panorama

COME TO İZMİR 

Yüksek teknoloji alanındaki özgün yatırımları ile tüm dünyada dikkat çeken Elon Musk’u Ege Otomotiv Derneği (EGOD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun, İzmir’e yatırıma davet etti.

Otomotiv devlerinin, içten yanmalı fosil yakıtlı motor üretimine son verme takvimlerine dikkat çeken EGOD Başkanı Mehmet Torun, “İzmir’de 1,5, Türkiye’deki 25 milyon aracın yarısı otomobil. İç piyasamızın büyüklüğü ve tüm pazarlara olan konumu ve kentimizdeki emek kalitesi nedenleriyle teknoloji milyarderi Elon Musk İzmir’de mutlaka yatırım yapmalıdır” derken, 

Ege Bölgesi Sanayi Odası Otomotiv Meslek Komitesi Meclis Üyesi Suha Kahraman, “Avrupa’da satılan her 3 otomobilden 2’si Tesla. Otomotiv devleri tedirgin. Çin’deki üretim iç piyasasına yetiyor. Yatırım planları arasında Türkiye’nin olduğunu bildiğimiz Musk’ın geleceği kent kesinlikle İzmir. Bu arzumuzu daha da cazip kılacak bazı adımlar atılabilir” diyor. Come on Musk!

EİB'DE SEÇİM HEYECANI

Ege İhracatçı Birliği'ne bağlı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ve Ege Mobilya Kağıt ve Orman Mamulleri İhracatçıları Birliği Olağan Genel Kurullarını gerçekleştirdi. Ege Hububat'ın başına Muhammet Öztürk geçerken, Ege Mobilya'nın başına da mevcut başkanın yardımcısı Ali Fuat Gürle yeni başkan seçildi.

Hedeflerinin 1 milyar dolar olduğunu belirten başkanlara yeni dönemleri hayırlı olsun.

NE ÇEKTİN BE KARABURUN

Rüzgâr Enerjisi Santrallerinin adeta istilasına sahne olan Karaburun, bu kez de Güneş Enerjisi Santralleri’nin (GES) tehdidi altında. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, “Karaburun’da kurulu RES projeleri 331 Megavat kurulu güce ulaştı. RES’lerle ilgili mücadele ederken, şimdi bir de GES projeleri ile mücadele etmek zorundayız. Ama pes etmeyeceğiz” diyor.

YARIM KALAN MUCİZE

Açılığın, sefalet ve cehaletin doruk yaptığı dönemde Anadolu’da Köy Enstitüleri'nin kurulmasıyla eğitim meşalesi yakıldı. Bin 700 kız öğrenciyi mezun eden Köy Enstitüleri'nden 1400 sağlıkçı, 17 bin 300 öğretmen, 8 bin 500 eğitmen yetişti. On dört yılda siyasi malzemeye dönüştürülen enstitüler kurulduğunda 17 milyon olan Türkiye nüfusu 21 milyona ulaşmıştı. Ezberciliği reddeden, özgür, aktif yurttaşlar yetiştirmeyi hedefleyen bu kurumların kapatılmasına dair tartışma ise 68 yıldır sürüyor. İzmir İl Milli Eğitim eski Müdürlerinden ve İzbilim Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Behçet Yavuz, Köy Enstitülüleri'nin dönemin parlayan yıldızı olduğunu ve bu modelin birçok ülke tarafından örnek alınıp uygulandığını belirtti. Peki şimdi? Enstitülerin değerini bilemiyoruz, maalesef. 

Güneşli günlerde görüşmek dileğiyle...