Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yazılı yayınladığı basın açıklamasında artan enerji fiyatı ve yatırımlara dair değerlendirmelerde bulundu

Güven Güneş/ Kamunun yerli ekipman geliştirmesi ve yerli kaynaklara yatırım yapması durumunda elektrik üretim maliyetleri kalıcı olarak düşürülebileğini belirten Elektrik Mühendisleri Odası, "Ekonomik krizi en az hasarla atlamak için kalkınma perspektifiyle hazırlanan toplumcu bir enerji programının uygulanması artık zorunluluktur" ifadelerine yer verildi.


Yazılı başın açıklamasında, "Ülkemizde elektrik enerjisi üretiminde ithal kaynak bağımlılığı en büyük sorunlarımızdan birini oluşturmaya devam etmektedir. TEİAŞ verilerine göre, AKP iktidarları öncesinde 2002 yılında ülkemizde elektrik enerjisi için yüzde 50 oranında yerli kaynak kullanılmaktaydı. İthal kaynak oranı 2003`te yüzde 56`ya çıkarken, 2014`te ise tarihin en yüksek seviyesi olan 62,6`ya kadar ulaştı. 2018`e gelindiğinde ise oran yüzde 51,1 seviyelerine kadar düştü. 2019`da ithal bağımlılığı yüzde 38,8`e geriledi. Salgının başlaması ve enerji talebinin düşmesine rağmen 2020`de ithal kaynakların oranı yeniden tırmanışa geçerek yüzde 43,6`ye ulaştı. EPDK`nin yayınladığı yıllık raporlara göre salgının şiddetinin azalmaya ve talebin yeniden yükselmeye başladığı 2021`de ise lisanslı santralların üretiminde ithal kaynakların oranı yüzde 51,2`ye çıktı" ifadeleri kullanıldı..

Erdoğan'dan Büyükşehir'e salvo: Ne yaptılar? Hiçbir şey! Erdoğan'dan Büyükşehir'e salvo: Ne yaptılar? Hiçbir şey!

Aslan Payı Doğalgaza  


Elektrik Piyasası Kanunu`nun 20. maddesine eklenen "kurulu güç kapasitesinin korunması amacıyla yerli kaynaklara öncelik veren kapasite mekanizmaları oluşturulur" ifadelerine dayanarak 2018`de özel bir teşvik sistemine geçildi. Kamu santrallarının faydalanmadığı bu teşvikle, zarar ettiği iddia edilen özel sektör santrallarının kârlılık düzeyinin korunması hedeflenmektedir. Kapasite mekanizması kapsamında TEİAŞ üzerinden 2018 yılında 1,4 milyar TL, 2019`da 2 milyar TL, 2020`de 2,2 milyar TL ödeme yapıldı. 2021 yılında ise ödeme rakamı 3,7 milyar TL`ye çıktı. 2022`nin ilk dört ayında ise ödeme miktarı 928,6 milyon TL oldu. Nisan 2022`de yapılan 323,7 milyon TL`lik ödeme 98,9 milyonu yerli kömür santrallarına yapıldı, 2,2 milyon TL`lik kaynak ise hem yerli hem de ithal kömür kullanabilen santrallara gitti. HES`lere 37,6 milyon TL ödenirken, doğalgaz santrallarına ise 184,8 milyon TL ödeme yapıldı. Kanunda "yerli kaynaklara öncelik" verilmesine hükmedilmesine rağmen, uygulamada en fazla doğalgaz santralları yararlandı. 

12 Milyon Hane Faturası

Bu yılın sonunda ise ödeme rakamının 3,9 milyar TL`ye ulaşacağı hesaplanmaktadır. Bu rakamla, 4 kişilik ailenin asgari yaşam şartları için kullanacağı varsayılan aylık 230 Kwh`lık tüketimi için kesilecek 11,8 milyon fatura ödenebilmektedir. Kapasite ödemeleri kapsamında 2018`den bu yana yapılan ödemelerin toplamı ise Nisan 2022 itibariyle 10,2 milyar TL düzeyine ulaşmıştır. 2022 sonu itibari ise rakam 13,2 milyar TL`yi bulacaktır. Ağırlıklı olarak ithal kaynak kullanan şirketlere, TEİAŞ üzerinden aktarılan 13,2 milyar TL ile kamu tarafından yerli enerji kaynaklarına yatırımları gerçekleştirilebilir.  Yalnızca kamunun yerli ekipman geliştirmesi ve yerli kaynaklara yatırım yapması durumunda elektrik üretim maliyetleri kalıcı olarak düşürülebilir. Yatırımların devreye alınma hızına göre tavan fiyatın sürekli yükseltildiği spot piyasada oluşan fahiş rakamlar; kamu üretimiyle dengelenebilir. 

Kaynağı Kamu Kullansın 

"Kamunun yatırım için kaynağı yok, özel sektör verimliliği de artırır" söylemleriyle başlatılan piyasalaştırma uygulamalarının, toplumsal maliyeti artık karşılanamaz bir seviyeye ulaşmıştır. Yatırım için alım garantileriyle kamu kaynaklarının seferber edilmesi yetmemiş, santralların işletilmesi döneminde de şirketlerin sübvanse edilmesi gerekmiştir. Elektrik faturalarının yükü altında ezilen, enerji maliyetlerinin artması nedeniyle tüm mal ve hizmetlere fahiş fiyatlarla ulaşmak zorunda kalan yurttaşlardan toplanan vergilerle oluşturulan kamu kaynaklarının bu şekilde kullanımına biran önce son verilmelidir. 

Üretim yapmasalar da şirketlere düzenli kaynak aktarılmaya devam edilecekse, bu santralların kamulaştırılması için adım atılmalı; bugüne kadar kamudan fiyat garantisi ve teşvik adı altında aldıkları ödemeler kamulaştırma bedellerinden düşülmelidir. Başta özelleştirilenler olmak üzere enerji üretim tesisleri kamulaştırılarak, toplumsal maliyet kademeli bir biçimde kontrol altına alınmalıdır. Ekonomik krizi en az hasarla atlamak için kalkınma perspektifiyle hazırlanan toplumcu bir enerji programının uygulanması artık zorunluluktur. Bu çerçevede kamunun yatırım yapmasının önündeki engeller ortadan kaldırılarak, elektrik alanında üretimden, dağıtıma kadar tüm süreçleri yönetecek dikey entegre bir kamu tekeli yeniden kurulmalıdır. Geçiş sürecinde ise kamu kaynaklarının sonu belirsiz bir biçimde özel sektöre kaynak transfer edilmesi yerine kamulaştırma işlemlerini yürütecek Kamulaştırma İdaresi Başkanlığı kurulmalıdır.