12.10.2021, 11:45

Emsal artışı tamam, şimdi top yine depremzedelerde

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, Ekim ayının ilk toplantısında Bayraklı’daki depremzedeleri mutlu edecek bir karara imza attı ve emsal artışına karar verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçcaroğlu’nun İzmir ziyaretinde “Emsal artışı verin.” talimatıyla başlayan süreç Bayraklı Belediye Meclisi’nde yüzde 10 artışla Büyükşehir Meclisi’ne geldi. Meclis’te de incir kabuğunu doldurmayacak tartışmaların ardından İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nun önerisiyle parsel bazında yüzde 20, ada bazında yüzde 30 olarak emsal artışı kabul edildi.

Dışarıda bekleyen depremzedeler nedeniyle Meclis Salonu’nda da yapay bir gerginlik hakimdi. Mevcut şartlarda yapılabilecek optimum düzenleme kararı Cumhur İttifakı’nın muhalefet oylarına rağmen geçti. 

Bu noktada muhalefetin haklı bir serzenişine değinmeden geçmeyelim. Söz konusu emsal artışı sadece Bayraklı’yı kapsayacak şekilde düzenlenerek kabul edildi. 30 Ekim’de yaşanan depremden en çok etkilenen yapıların Bayraklı’da olduğu bir gerçek. Ancak bunun yanı sıra başta Bornova ve Karşıyaka olmak üzere bir çok mağduriyetin olduğu da göz ardı edilmemeli. Bu konu ilerleyen süreçlerde Bayraklı haricindeki belediyelerin başını bir süre daha ağrıtacak gibi duruyor. Kararın kapsamı genişletilerek hem ilerleyen süreçte yaşanacak iş yükü hafifletilebilir hem de bir çok yurttaşın daha yüreğine su serpilebilirdi.

Şimdilik en azından Bayraklı için ‘Yorgan gitti, kavga bitti’ diyebiliriz. Yaklaşık bir yıldır bunca tartışma, suçlama, mağduriyet yaşanırken çoğumuzun aklında şu soru vardı: Deprem vergileri nerede? Hatta deprem her canımızı yaktığında, cevabını alamasak da içimizi kemiren, sormaktan bıkmadığımız soru…

Büyükşehir Meclisi’ndeki tartışmaları izlerken bir yandan da niçin hiçbir meclis üyesinin bu soruyu sormadığını düşünüyordum ki Başkan Tunç Soyer kapanış konuşmasında net rakamları da vererek 1999 yılından bugüne kadar toplanan vergilerin akıbetini sorarak vicdanımızın sesi oldu. Soyer, bu süre zarfında toplanan ve 37 Milyar 585 Milyon dolara karşılık gelen vergiler için “Deprem yaşamış bir şehrin vatandaşı olarak soruyorum, bizim bu vergide hakkımız yok mudur?” ifadelerini kullanarak aslında sürecin bundan sonrası için farklı bir adresi işaret etti.

Depremzedeler istedikleri emsal artışını aldı. Bu kazanım artık cepte. Ancak bu mücadele burada bitmemeli. Yukarıda yazdığımız meblağdaki deprem vergilerinden de kendi paylarına, İzmir’ in payına, hatta 1999 yılından bu yana depremin vurduğu bütün afetzedeler adına düşen payları istemeliler. 

Nasıl mı? 

Kullanacakları kredilerdeki faizlerin sıfıra yakın oranlara ve vadelerin de 20 yılın üzerine çekilmesiyle. Ortada yıllarca ödenen vergiler varken bu talepler son derece gerçekçidir. Ki bu vergiler toplanmamış olsa dahi, ‘Sosyal Devlet’ anlayışının bu ayrıcalığı afetlerden zarar gören yurttaşlarına talep edilmeden vermesi gerekmez mi?

Böylesi haklı gerekçeleri varken depremzedelerin kullanacakları krediler ile ortaya koyacakları bütün talepleri meşrudur. Emsal artışları noktasında gösterdikleri kararlı mücadelelerini evlerinin yapım süreçleri başlamadan finansal ayrıcalıklar için de vereceklerdir, vermeleri de gerekir. Bu hak hepimizin, hepimizin payına düşeni almak için şimdi top tekrar deprem mağduru yurttaşlarda.

Yorumlar (1)