En romantik gün batımı rehberi

İzmir ve çevresi coğrafik yapısı sebebi ile içinde yaşarken fark etmediğimiz fakat yurt içi ya da yurt dışında turizm rotalarının favorisi olmuş diğer kentleri görüp de karşılaştırdığımızda diğer bir çok dünya şehrine fark atan bazı şanslara sahip bir şehir. Yüzünü hem mecazi hem de nesnel anlamda Batı’ya çevirmiş bir kent

Güncel 10.08.2021 - 07:00 23.09.2021 - 12:01

Uygar ÖZEL / YENİGÜN - Her İzmirli güneşin batışını bir denizin üzerinden izleme lüksüne sahip. Bu belki de bazı İzmirlileri daha toleranslı, romantik ve yumuşak kalpli yapabilecek avantajlardan biri. İzmirli ebeveynler çocuklarına, sevgililer de sevdiklerine “-hadi bugün güneşin batışını birlikte seyredelim” diyerek günün sona erişini bir ritüele ve bir hatıraya çevirebilmenin ayrıcalığını dilediklerinde yaşayabilen insanlar. Bu ritüeli yaşayamayacağınız bir coğrafi yapısı olan şehirde oturduğumuzu düşündüğümüzde basit görünen gün batımının bile bizi hayata bağlayan değerlerden biri olduğunu fark edebilirsiniz...

GÖSTERİŞLİ BİR HEDİYE
Peki İzmir’in ve çevresinde, coğrafi bir artı değer olan “gün batımını” romantik ve bir fırsata çevirmek için en güzel yerler nereleri? Bu sorunun bir çok cevabı var. Öncelikle, bu keyfi yalnız veya sevdiklerinizle yaşamak tamamen ücretsiz. Ayrıca bir başkası için sunulan gösterişli bir hediye veya günlük bir planın yanında oldukça romantik ve kalpleri kestirme yoldan ısıtacak tamamlayıcı bir aktivite olabilir gün batımını seyretmek.

İçinde bulunduğunuz aya ve haftaya göre güneşin ufukta batacağı noktada kaymalar olacağını hesaba katmazsak Güneş her gün aynı yerden batar. Fakat Güneş’in her gün aynı yerden batmasını izlememiz, her gün aynı şeyi izlediğimiz anlamına gelmez. 1995 yapımı Smoke (Duman) adlı filmde Hervey Keitel sıradan görünen bir mahalle esnafını canlandırdığı ve yıllardır tütün ürünleri sattığı dükkanının karşı köşesine her gün, tam da aynı yere kurduğu kamerası ve sehpası ile günün aynı saniyesinde deklanşöre basarak çektiği fotoğraflarını mahalleye yeni taşınan ve yazarlık yaparak geçinmeye çalışan bir mahalle sakinine anlatırken; “Her bir fotoğraf birbirinin aynısı fakat her biri birbirinden farklı. Bu fotoğraflarda parlak yaz sabahlarının güneşi var. Sonbaharın ışıkları var. Hafta içleri var. Hafta sonları var. Yağmurluk giyen veya t-shirt giyen insanlar var. Bazen aynı kişiler, bazen ayrı kişiler var. Bazen birbirinden farklı insanlar aynılaşırlar. Bazen aynı olanlar gözden kaybolurlar. Dünya Güneş’e karşı her gün kendi etrafında döner. Işık her gün yeryüzüne çeşitli açılarla vurur” diyerek  her gün aynı yerden, aynı saniyede, çekilen fotoğrafların aslında birbirinden ne kadar farklı olabileceklerini söyler ve Güneş’in dünyaya her gün aynı şekilde düşüyormuş gibi görünen ışıklarının bile aynı olmadığını açıklarken hem şiirsel hem de nesnel bir dil kullanır.

Buradan yol çıkarak gün batımı izleme deneyimlerimizin aslında hep kendine has bir deneyimler olduğunu ve bir daha asla tekrarlarının olmayacağının farkındalığında şehrimizin ayağımıza getirdiği bu günlük doğa olayını en güzel nerelerde gözlemleyebileceğimize bir bakalım.

Elbette önce Kordon

Limandan Konak’a kadar uzanan kordon gün batımını izlemek için en masrafsız ve kolay seçeneklerden biri. Zaten şehrin en sevilen vakit geçirme alanı olarak her kesimden insana 24 saat açık olan Kordon, gün batımına karşı sıralanmış kafelerde veya banklarda otururken o gün, sadece size özel olacak olan gün batımını izlemeniz ve evrende seyahat eden bir kaya kütlesi olan dünyamızın maruz kaldığı zamansal ve fiziksel kuvvetlerin etkilerinin milyonlarca yılda dengelenmesi sonucu oraya çıkmış doğa olaylarından birinin, onun üzerinde yaşayan bizlerde oluşturduğu romantik izlenimlere tanık olmak için harika bir ortam.

Bostanlı yürüyüş yolu

Her yaştan insan için son yapılan yenilemelerden sonra popüler bir mekana dönüşen Bostanlı yürüyüş yolu, güzelleşen mimarisi ve içinde kolay hareket edilebilir olması ile gün batımını izlemek, arkadaşlarla modern mimari çizgilere sahip bir ortamda fotoğraflar çekmek, evcil hayvanlarımızla turlamak veya günün her saatinin keyfini yaşamak için İzmir’in kolay ulaşılabilir yerlerinden biri olarak ilk tercihlerden biri olabilir. Bisiklet rotası üzerinde olması da günün keyifli geçmesi için tamamlayıcı olacaktır.

Ildır Antik Kenti

Söz konusu gün batımı ise binlerce yıldır bu coğrafyada yaşayıp geçmiş, sayısız insanın zihninde yer etmiş olması olası, eşsiz noktalardan biri Ildır antik kenti olmalı. Kentin tiyatrosunun sahnesi öyle tasarlanmıştır ki gün batımı en alçak seviyesine bile indiğinde sahnedeki kişinin yüzüne günün son ışıkları vurmaya devam eder. Bu müthiş mimari tasarım gerek bu küçük köyün akropolünde, gerekse akropole çıkan ve bugün kaybolmuş olan merdivenlerde kendini ortaya koyar. Akropolden amfi tiyatroya geri dönerken bugün belirsizleşmiş bir patikaya dönüşmüş olan geçmişin merdivenleri gün batımının o son dakikalarında sanki sizi manzarasındaki körfezin ve adaların üzerine çıkarıp orada yürütecekmiş gibi bir his yaratır. Akropol ise gün batımına giden tüm süreci ve körfezi izlemek için konumlanmış bir karargah gibidir. Bu yüzden Ildır antik kendine birden çok defa giderek birbirine yakın noktalarda gerçekleşen bu her gün yaşadığımız doğa olayını yeniden gözlemlemek ihtiyacı doğar.

Urla Demircili Koyu

Motorsikletle gitmek için ideal olan Demircili Koyu, günün hem muhteşem doğumuna hem de batımına sevimli bir balıkçı barınağının kenarından tanık olabileceğiniz nadide yerlerden biri olarak akılda kalan,  unutulmayan coğrafyalardan biri. Taşlık bir dokuya sahip olan kısa sahili ve ulaşımı ara ara engebeli olduğundan, görece çok ziyaretçisi olmayan koya giderken katlanabilir sandalye ve suyunuzun yanınızda olması uygun olacaktır. 

Karaburun Sarpıncık Köyü

Sarpıncık Köyü, yükseklere çıkarken yapılan muhteşem seyahatin gün batımını izlemek için durulan noktalarından biri olarak görülmelidir. Köyün içine girmekten ziyade köyün kendisinin gün batımı manzarasındaki konumlanışını görmektir Sarpıncık’ı etkileyici yapan. Köy sanki Ege Bölgesi’nin geri kalanından kopmuş, alçakgönüllü ve yaşlı bir gemi gibi ardında uzanan Ege Denizi üzerinde yüzüyordur. Üzerine akşam saatlerinde düşen güneşin ışınlarını izlemek köyün kendisine yükleyeceğiniz anlamlar ve başka yeni görsel hikayeler için yaratıcı bir kaynak oluşturabilir. İlk görüşünüzen sonra gitmeseniz de, görmeseniz de o köy sizin köyünüz olarak kalacaktır.

Susuz Dede Parkı

Susuz Dede Parkı’nın varlığı şehrin içinde her an ulaşılabilecek bir manzara güzelliği olarak İzmir için bir şanstır. Bir sit alanı olan, kimileri için manevi anlam taşıyan, harika gün batımı ve şehir atmosferini sanki İzmirli bir martının gözünden bizlere sessizlikle; her şeye yakın, her şeye uzak olarak gözlemleten bu harika parkın güzelliği ilk bahardan sonbahara dek sürer. Susuz Dede Parkı her gün geçtiğimiz yolları, bindiğimiz vapurları, uzaktan küçücük görünen sokakları bir seyir terası özelliği ile bize farklı bir açıdan gösterirken bu şehirde bıraktığımız görünmez izleri, hatıraları bize karşımızda bir ‘’hatıralar haritası’’ açılmışçasına hatırlatır. Susuz Dede’den baktığımızda oradaki o caddeden yüzlerce kez geçmişizdir belki de. O vapur kim bilir kaçıncı kez oraya yanaşıyordur. Sahil trafiğinde seyahat eden araçlar yuvalarına dönen karıncalardır sanki. Benzeri daha bir çok anı veya kendi hayatınıza getireceğiniz yeni yorumları tek bir bakışta önümüze seren bu park, İzmir’de gün batımını ve günlük hayatımızı uzaktan izlemek için seçilecek ilk mekan olabilir.

“Güneş göğün ortasında durdu, gün kurtuldu boyunduruğundan

ve yavaş yavaş mavi serin bir sis içinde alacakaranlık çöktü”

 

Nikos Kazancakis

Yorumlar