Erkekler ve kadınlar depresyonu farklı yaşarlar. Aslında duygusal acı her iki cinsiyette de aynı olmasına rağmen, semptomları yönetme ve hatta bu durum karşısında hareket etme şekli genellikle farklıdır. Örneğin, depresyon yaşanması durumunda erkeklerde intihar olasılığının daha yüksek olduğunu biliyoruz. 

Depresyon, büyük ölçüde kadınlarla ilişkilendirilme eğilimindeyken, birçok erkek yardım alma konusunda isteksizdir. Hala rahatsızlığı içselleştiren veya alkol almak gibi verimsiz davranışlarla kamufle etmeye çalışan çok sayıda kişi mevcuttur.

*****

Erkekler çoğunlukla bağımlılıklarını dışa vurarak onlarla baş ederler. Bu kendi kendine ilaç tedavisi uygulama girişimiyle alkolün ve diğer maddelerin kötüye kullanımını içerebilir. Depresyon sıklıkla madde kötüye kullanma bağımlılığıyla teşvik edilir. Alkol ve maddeyi kötüye kullanan kişilerde depresyon çok yaygın bir semptom olarak kendini gösterir ve hem bağımlılık hem de depresyondan muzdarip insanlarda her sorun için ayrı tedavi uygulamak gerekir.

*****

Erkeklerin genellikle işsizlik, güç ve yetki kaybı, önemli hastalıklar, iflas gibi kendileri ve içinde bulundukları toplum tarafından atfedilen özelliklerle ilgili sorunlar sonucunda depresyona girerler. Yani başarılı olmak, yetebilmek, yeterlilik hisleri, güçlülük gibi erkeğe atfedilen alanlarda yaşadığı herhangi bir sorun erkeğin depresyonuna yol açabilir. 

Ortalama olarak, erkekler artan sinirlilik ve huysuzluk yoluyla depresyon belirtileri gösterirler. Hatta semptomlarını çok daha fazla somatize etme eğilimindedirler.

*****

Depresyonu ifade etme biçimleri de kadınlara göre oldukça farklıdır. Diğerlerini suçlamak, öfkelenmek, şüphecilik ve tedirginlik, çatışma yaratmak, kontrolün artması, alkol ve sigara kullanımında artış, içe kapanma ve özgüven eksikliği gibi depresyonun genel belirtilerinin dışında daha maskeli ve riskli davranışlar ile ifade ederler. 

*****

Kadınların depresyon belirtileri ise; kendini suçlamak, mutsuz ve değersiz hissetmek, kaygı ve korku artışı, sınır koymada sorunlar, çatışmadan kaçınmak, moralsizlik, arkadaşlarla konuşmak, aşık olmak, iştah ve uyku sorunları...

*****

Erkekler genelde semptomları saklamak konusunda daha iyidir. 

Kadınlardaki depresyon işaretlerini ayırt etmek genellikle erkeklere göre daha kolaydır. Bu nedenle, kadınların istatistiklerde üst sıralarda olmasının nedeni olacak şekilde kadınlara erkeklere oranla daha çok depresyon tanısı konulmaktadır. Asıl fark erkekler duyguları hakkında ser verip sır vermemeye eğilimli olup işaretleri göz ardı etmeyi daha kolay bulurken kadınların duygularını seslendirmeye ve tedavi arayışında daha etkin olmaya eğilimli olmasıdır.

*****

Kadınlar ve erkekler psikiyatri ve psikolog desteğine farklı yanıt veriyor. Cinsiyet faktörünün antidepresan tedavisine yanıt vermede etkisine bakıldığında kadınların tedaviye açık ara daha iyi yanıt verdiği ortaya çıkmıştır. Kadınların yeni ilaçlara daha olumlu yanıt vermeye eğilimli olduğu gerçeğinin yanında kadınlar tedavi olmaya da daha isteklidirler. Erkekler ise daha çok bir problem olduğunu inkâr etmeye ve tedaviden kaçınmaya meyillidirler. Bu sebeple de ne bir psikolog desteği almak isterler ne de ilaç desteği.

*****

Yaş almış erkeklerin depresyonu genelde gözden kaçan önemli bir konudur. Kalp hastalığı, felç, kanser gibi hastalıklar depresyona neden olabilirken, verilen bazı ilaçların yan etkileri depresif semptomlar yaratabiliyor. Yaş almış erkeklerde depresyonu teşhis etmek özellikle çok önemli çünkü intihar vakaları yaşlı erkeklerde epey yaygın. İntihar vakaları en fazla orta yaş erkeklerinde görülüyor, ikinci sırada ise 85 üstü erkekler geliyor.

Depresyon ile ilgili bilgi sahibi olmak, bu konuda açık açık konuşabilmek çok önemli, çünkü depresyon kendiliğinden geçmez, mutlaka tedavi ve destek almak gerekir. Tedavi edilmediğinde şikayetler artarak kişinin hayatını daha da olumsuz etkileyebilir, depresyon ağırlaşabilir.

*****

Depresyon tedavisinde cinsiyet farklılıkları konusu kadınlarda ve erkeklerde depresyona nasıl tanı koyulacağını ve depresyonun nasıl tedavi edileceğini anlamak açısından büyük önem arz ediyor. Doğru tedavi ile iyi bir psikolog desteğiyle depresyon yönetilebilir ve depresyon teşhisi koyulan kişiler hastalığın en kötü etkilerinden korunmuş olur.