Emre Sarıgedik'in 1 Ağustos 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Öyle bir hastalığımız var ki bir şeyin kötü olduğunu söylediğimizde, kötüyü düzeltmek yerine başka kötüler bulmaya çalışıp bunu normalleştirmeye çalışıyoruz. Siyasetten ekonomiye, spordan kültüre, sosyal hayattan gündelik yaşamın dinamiklerine kadar bu virüs bizi sarmış durumda. Örneğin Türkiye'de ne zaman enflasyon konuşulsa, birileri çıkıp "Diğer ülkelerde de enflasyon var" diye lafa giriyor ve konu sulanıyor. Yahu kardeşim ben Almanya'nın yüzde 7'den 9'a çıkmış enflasyonunu ne yapayım? Bizim enflasyon TÜİK'te yüzde 80'i bulmuş, sokakta yüzde 200 olmuş, adam diyor Almanya...
İşte esnafın durumu da tam olarak bu... Vatandaş kepenk kapatıyor diye uyarıyoruz, "ama" diye başlayan cevaplar alıyoruz. Ama diye bir şey yok kardeşim. Elektrik fırladı mı? Personel gideri katlandı mı? Dükkana koyulacak malın toptancı fiyatı perakende fiyatını aştı mı? Yakıt bedeli belleri büktü mü? Ee o zaman neyin aması bu? Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin resmi raporuna göre geçen yılın Ocak-Haziran dönemine göre bu yıl kapanan şirket sayısı yüzde 115 arttı. Neden? Çünkü önce pandemi geldi, bitti derken kur fırladı, ekonomik kriz çıktı. Ticaret erbabı nasıl dayanacak bunca fırtınaya? Almanya'da enflasyon arttı diye emekliyi, maaşlıyı, tuzu kuruyu belki susturursunuz ama şöyle bir Kemeraltı turu yapın bakalım esnaf ne söyleyecek? Biliyor ve görüyoruz ki yılların esnaf lokantalarının kapısına kilit vuruluyor. Bir dokunansa bin ah işitiyor. Evet cüzdanımıza yaptığımız her işte belki bir tık fazla para giriyor ama aldığımız her nefeste, attığımız her adımda cebimizdeki o para 3 kat hızlı bir biçimde cüzdandan çıkıyor.
Dolayısıyla lafı döndürüp dolaştırmadan söylemek gerekirse "Dışarıdan para gelsin" diye diye içeriyi yaşaması zor bir hale getirirseniz, esnafımızı böylesine küstürür, vatandaşı umutsuzluğa sürüklerseniz, 10 yaşındaki çocukların arkanızdan "Almanya bizi kıskanıyor" diye alay ettiğini de görürdünüz, esnafın "benim dükkanıma girmeyin lütfen" cümlesini de duyarsınız. Zira şu zamana kadar "bu yılı çıkaralım seneye Allah kerim" diyen esnaf, artık gelecek yılı görüp göremeyeceğini kestiremiyor ve ibre her geçen gün daha olumsuz bir noktaya gidiyor.