İçsel yönelim etnik girişimciliğin temel özelliği olmakla birlikte, farklı kuşaklardan göçmenlerin farklı motivasyonlara sahip olduğu gözlenmektedir. Motivasyondaki bu farklılık eğitim fırsatlarına bağlı olmaktadır. Genelde, ilk kuşak, eğitim ve beceri eksikliği ile işsizliğe bağlı ‘itme’ faktörleri ile girişimciliğe yönelirken, ikinci kuşak, ilk kuşağa göre daha yüksek eğitim ve beceri düzeyi ile pazar fırsatlarına bağlı ‘çekme’ faktörleri ile girişimciliğe yönelmektedir. Başka bir deyişle, ilk kuşak göçmenler ‘zorunlu girişimciler’ olurken, ikinci kuşak göçmenler ‘gönüllü girişimciler’ olmaktadır. Son dönemlerde yapılan saha çalışmaları genç kuşağın geleneksel piyasalar dışındaki yeni fırsatlara daha açık olduklarını göstermektedir.

Motivasyon farklılıkları sadece kuşaklar arasında değil, cinsiyetler arasında da gözlenmektedir. Genç kuşak etnik girişimcilere benzer şekilde etnik kadın girişimciler de (genç kuşak etnik girişimcileri oluşturmaktadırlar) ‘çekme faktörleri’ ile girişimciliğe yönelmektedirler. Motivasyonları, eğitim düzeyleri ve iş deneyimlerinden kaynaklanmakta ve genel olarak girişimcilikte gözlenen cinsiyet farklılıkları (eğitim düzeyi, iş deneyimi, iş hedefleri ve işletme stilleri ile kişisel değer sistemleri) etnik kadın girişimciliğinde de gözlenmektedir.

Etnik girişimcilikte önemli bir konu, etnik girişimcilerin kendi etnik nişleri için mi yoksa daha geniş bir müşteri kitlesi için mi ürettikleridir. Etnik girişimciler daha çok içsel bir yönlenme ile faaliyetlerine başlamaktadırlar. Bu içsel yönlenme etnik bir pazarın varlığı, etnik iş gücü ve etnik müşteriler, sosyal bağlar, güven ve sadakat gibi çeşitli avantajlar sağlasa da aynı ürün ve hizmetlerin sınırlı bir pazar içinde üretilmesi, firmaların hayatta kalma ve büyümesi önünde (etnik zincirlerini kırma stratejileri -break out strategies) ciddi tehditler de oluşturmaktadır.

Etnik zincirlerini kırma stratejisi, etnik girişimcilerin kendi etnik grubuna olan bağımlılıklarından (sermaye, müşteri ve çalışan gibi) uzaklaşma stratejisi olarak tanımlanabilir.

Etnik girişimciler ile kendi etnik grupları arasındaki ilişki bir yanda ‘güçlülük’ öte yanda ise ‘zayıflık’ın olduğu bir paradoks yaratmaktadır. Söz konusu etnik bağımlılıktan kurtulmak, ancak geleneksel pazarların dışında yeni fırsatlara yönelmek ve pazarlama stratejilerini değiştirmekle mümkün olabilmektedir.

Ülkemizde de etnik girişimcilik modelleri oldukça fazladır. Genellikle kırsaldan büyük kentlere göç eden insanlar hem yeni yaşam alanlarına alışmaya çalışırken,hem de yaşamlarını idame ettirecek olanaklar bulmaya çalışırlar. Bunu da yöresel bazda oluşturdukları lezzet ve tatları girişimcilik modellerinde ki yeni yaşam alanlarındaki tüketici kitlesi ile buluştururlar.