22.01.2021, 05:31

Evren, dünya ve insanın yaratılışı hakkında bilim ne diyor, Kuran ne diyor?

Biz bugünkü yazımızda evrenin, dünyanın ve insanın, İslam dinine ve ilime göre nasıl yaratıldığını ve niçin yaratıldığını bir taraftan Kuran ve hadislerle, bir taraftan da ilgili bilimlerin görüşlerine dayanarak anlamaya ve anlatmaya çalışacağız. Ancak bu anlatacağımız Evrenin yaratılması görüşünü kabul etmeyen ve bu konuda hem ilime hem de dine karşı olan bir görüş daha vardır. Bu iki görüşün dışındaki farklı görüş, ateizm felsefi akımının görüşüdür. Ateizm, evrenin yaratılmadığını, ezelden ebede var olduğunu savunur.Ve böylece hem bilimsel teorilere dayanan “Big-Bang” anlayışını hem de dine dayanan “Allah yarattı” görüşünü reddeder ve evreni, Allah'ın yerine oturtur. Ancak hem ilim hem de İslam Dini, evrenin ve evrende olan her şeyin, yani dünya ve insanın farklı şekillerde de olsa, yaratıldığını söyler.Tabi biz, başta da dediğimiz gibi işin yaratılış yönünü ele alacağız. Bu sebeple de ateizm felsefesi akımın görüşünü, incelememiz dışında bırakacağız.

 

BİLİME GÖRE YARATILIŞ

 

Önce Big-Bang nedir, kim ortaya atmıştır ona bakalım. Big-Bang, İngilizce'den alınan bir kelime, bir kavramdır. Araştırmalarımıza göre Big-Bang’ı ilk keşfeden Amerikalı uzay bilim adamı Edwin Hubble’dir. Huble, evindeki dev teleskopla uzayda yaptığı 42 yıllık gözlemler sonucu, şunları keşfetmiştir. Uzaydaki herşey dünyadan ve birbirinden uzaklaşmaktadır. Dolayısı ile uzay genişlemektedir ve halen de bu genişleme devam etmektedir. Bilim adamları uzaydaki genişlemeyi sürdürenin de büyük patlama sonucu meydana gelen enerji olduğu konusunda birleşirler.

Demek ki bilim adamlarına göre, olağanüstü enerji yüklü bir noktanın patlaması sonunda (Big-bang) evren oluşmaya başlamıştır. Meydana gelen enerjinin etkisiyle de uzaydaki oluşumun sürmesi devam ederek bugünkü hali almıştır. Ancak inceleme ve araştırmalar göstermiştir ki, uzayın genişlemesi, yeni yeni Galaksilerin meydana gelmesi işlemi durmamıştır. Halen genişleme sürmektedir.Yeni yeni oluşumlarda meydana gelmeye devam etmektedir. İlimin ve ilim adamlarının şu andaki görüşü budur.

 

BÜYÜK PATLAMA

Big-Bang görüşünü ortaya atan Huble, yaptığı deneyler ve oranlama hesabı ile de evreni oluşturan büyük patlamanın 13.7 milyar yıl önce meydana geldiğini tespit etmiştir. Konu ile ilgili diğer bilim adamları da genelde bu görüşe uymaktadırlar. Bu konunun uzmanı olan bilim adamları yakın bir geçmişte İsviçre’nin Bern şehrinde bir araya gelerek bu büyük patlamanın yer altında küçük bir deneyini yapmışlardır. Deney sonunda büyük patlamanın 13.7 milyar yıl önce olduğu görüşüne de varmışlardır.

Demekki ilme göre evren ve içindeki her şey Big-Bang sonucu meydana gelmiştir. Yine bu sebeple de halen uzayda yeni yeni oluşumlar devam etmektedir. Evreni oluşturan büyük patlama da 13.7 milyar yıl önce vukua gelmiştir.

 

İSLAM DİNİ'NİN GÖRÜŞÜ

Kuran'da evrenin, dünyanın ve insanın yaratılışı hakkında geniş diyebileceğimiz bilgiler veriliyor. C. Hak bu durumu Enbiya Suresi'nde şöyle açıklar.

Önceleri, gök ve yer bitişik halde idi (bir nokta halinde iken) biz onları parçalayarak, (patlatarak) ayırdık ve hepsini yerlerine gönderdik” verilen bu bilgiden anlıyoruz ki dinimize göre evren yaratılmıştır ve yaratan da Allah Teâla’dır.

Evrenin yaratılışı da Kuran’a gör 6 günde tamamlanmıştır. C. Allah, Araf Suresi 54. Ayet’inde:

Şüphesiz ki Rabbiniz gökleri ve yeri 6 günde yarattı, sonra Arşa istiva etti” buyurması, bunu gösterir. Kuran’da 6 yerde, evrenin 6 günde yaratıldığı geçer. Tabi bu ifadelerdeki 6 gün ifadesi, İslam âlimlerinin çoğu tarafından 6 devre olarak meallendirilir. Yani Kurandaki bu 6 günün, bizim günümüzle ilgili olmadığını anlatmaya çalışırlar. Halbuki Hac-47 ve Secde-5 surelerindeki “senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.” ifadeleri, bu 6 gün ifadesine bir bakıma açıklık getirir. Gerçi başka bir Ayette de 50 bin yıldan bahsedilir ama o ayette, melekler aleminin C.Allah katına uzaklığı anlatılmaktadır. O bakımdan Kuran'daki bu bir gün ifadesinin Haç ve Secde surelerine göre bin yıl olarak düşünülmesi daha bir uygun olur.

Bu iki ayette bizim 1000 yılımızın, Allah katında bir gün olduğunun bildirilmesi, bugün olayına acizane görüşüme göre, bir açıklık getirilmiştir.Yukarıdaki zikredilen 2 ayete göre, Kuran-ı Kerim'deki bu 6 günde yaratıldı lafzını, dünya takvimine göre dönüştürürsek, Allah-ü âlem, 6 binyıl olarak kabul etmek gerekecektir. Öyleyse, 6 ayette geçen, evrenin 6 günde yaratıldı ifadesini 6 bin yıl olarak düşünebiliriz. Kuran’a göre bu 6 bin yılın 4 bin yılı dünya imarına, 2 bin yılıda gökyüzünün imarına ayrılan sürelerdir. Çünkü Kuran’da, önce dünyanın 4 günde bugünkü hale getirildiği, sonra da duman halindeki gökyüzünün düzenlenmesine geçildiği bildirilmektedir.

Yine Kuran’a göre dünyanın oluşum süresini gösteren 4 bin yılın 2 bin yılı, dünyanın kitle bölümünün oluşturulması için geçen zamanı, diğer 2 bin yılı da insanın ve diğer canlıların yaratılması için geçen zamanı göstermektedir. Dünya için ayrıldığı anlaşılan 4 bin yılın ilk 2 bin yılında, dağlar, ovalar, otlaklar, okyanuslar, denizler, yer altı, yer üstü suları, meyveler, sebzeler, insanların yiyeceği içeceği, giyeceği gibi ihtiyacı olacak herşey yaratılmıştır. Diğer 2 bin yılında da insan ve insan dışındaki bütün canlılar halk edilmiştir.

Bu duruma göre Kuran’ın verdiği bilgiler de ilimin verdiği bilgiler de, evrenin yaratıldığı konusunda birleşmektedir. Ayrıca Kuran ile ilim, evrenin büyük patlama sonucunda meydana geldiği konusunda da birleşirler.

 

YARATILIŞ SEBEBİ

İslam Dini, evrenin yaratılış amacı konusunda bize bir hadis-i Kutsi (Allah kelamı) ile ışık tutar. Bu Hadis-i Kutside C. Allah,“Ben gizli ve tanınmayan, bilinmezlik üzeri olan bir cevher durumundaydım. Bilinmenin ve tanınmanın daha faydalı olacağına hükmettim. O sebeple de görüntümün bir yönü olan evreni ve bu düzeni yarattım. Kendimi de bu şekilde tanıtmaya karar verdim.” buyurarak evrenin yaratılmasının, tamamen kendi kararı, kendi takdiri olduğunu gösterir.

İslam bilim adamları Allah’ın Kainatı ve böyle bir düzen yaratmasını, bu sözlerinden hareket ile “Allah’ ın tercihini gizli kalma yönünde değil, kendisini tanıtma yönünde kullanmasından dolayı Kainatı yaratmıştır. Bu, tamamen C. Hakkın tercihi ve takdiridir. Evrenin yaratılışı C.Hakkın kendisini tanıtmak amacı ile tercihini bu yönde kullanması isteğine dayanır.” şeklinde bir açıklama getirirler.

Sahabelerden Ebu Rezin Peygamberimize,“Ya Resulullah! Allah Evreni yaratmadan önce neredeydi? Evreni niçin yaratmış olabilir?” şeklinde bir soru yöneltince Peygamberimiz, “Allah, Evreni yaratmadan önce de vardı. Ama varlık yoktu.Yalnız O vardı. Ve o gizlilik ve bilinmemezlik içindeydi. Henüz Arşı da, suyu da, canlıyı da yaratmış değildi. Bu tamamen Allah’ın tercih ve takdiridir. Ve tamamen kendisini tanıtma isteğine dayanır.” (Buhari,Tirmizi) buyurmuştur.

Demek ki İslam’a göre de Evrenin yaratılışı, C. Hakkın kendisini tanıtmak istemesi ile ortaya çıkan ve tamamen de O’nun tercih ve takdirine dayanan bir hükümle oluşmuştur.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@