25.05.2019, 04:00

Fair Play Dede

Önce gazeteci olarak tanıdım, Erdoğan (Arıpınar) Ağabeyi…

TSYD (Türkiye Spor Yazarları Derneği) Genel Merkez Genel Kurullarında ateşli ancak yapıcı konuşmalarını dinledikçe hayran kaldım… 

Yönetimi, muhalefeti kalplerini kırmadan eleştiriyor, yanlışları herkesin yüzüne haykırıyordu… 

Sonrasında da bir baba şefkatiyle camiayı kucaklayıp, inanılmaz öneriler getiriyordu… 

Konuşmasının sonunun nereye varacağını dikkatlice dinleyenler doğru yol gösterdiğini görüyor ve kızmak bir yana teşekkür ediyordu…

Kim olursa olsun belki önce kızıyor, ama sonra avuç içleri kızarıncaya kadar alkışlıyordu… 

Onun eleştirisinden bile ders çıkarmak akıllı işti. Bunu yapanlar da, meslekte önemli yerlere gelmesini bildi…

Öğretmen gibi; şırınga gibi kullandığı akıcı Türkçesiyle adeta bilgi aşılıyordu… 

Ondan bir şeyler öğrenmek isteyenler bilgi dağarcığını doldurmakla kalmıyor, zengin bir kütüphaneye sahip oluyordu…

O bir gazeteciydi ama önce insan… 

Hani derler ya; “Adam gibi adam”lardan önde geleniydi…

Babıali’nin son kalan duayenlerinden… Asırlık çınarı… 

Adaletli, özverili, kendinden emin ve güvenilir olduğu adeta usta ressamın fırçasıyla yapılmış paha biçilmez bir tablo gibi…

Yanınızda olmasa bile, anlattıklarını dinlediyseniz; hiç merak etmeyin!

O kelimeler bile size hep yol gösterir. 

Peki kimdir Erdoğan Arıpınar?

 Erdoğan Arıpınar, Babıali’nin yetiştirdiği örnek gazetecilerden birisi… 

Sürekli yenilik peşinde koşup, “ilkleri” yaratan beyin…

Dünün habercisi, bugünün “Fair Play dede”si…

“1932 yılında Malatya’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. 1948 yılında gazeteciliğe başladı. Branş olarak spor ve araştırmacılığı seçti. Cumhuriyet, Hürriyet ve Günaydın gazetelerinde 30 yıl çalıştı. Basın Şeref Kartı sahibi oldu. TSYD'nin kuruluşunda görev aldı ve 14 yıl Genel Sekreterliği'ni yaptı. 1962 yılında TMOK'a üye olarak girdi. Çeşitli tarihlerde Genel Sekreter Yardımcısı, 2. başkanlık ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1992 Barcelona Olimpiyat Komitesi'nde görev aldı. TMOK Fair Play Konseyi Başkanlığı'nı üstlendi. IOC tarafından çalışmalarından dolayı 1994 yılında “Olimpic Order” nişanıyla ödüllendirildi ve aynı yıl Avrupa Fair Play Birliği 2. Başkanlığı'na seçildi. Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi Fahri Doktora unvanı verdi. Halen Dünya Fair Play Birliği Yönetim Kurulu üyesi, Avrupa Fair Play Birliği 2. Başkanı, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu Başkanı.”

50. Yıla girdiğim mesleğime aşık birisi olarak halen ve sağlığım elverdiği sürece yapacağıma inandığım gazetecilikte öğreneceğim daha çok şey var…

Bugün Erdoğan ağabeyle, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu’nda birlikte çalışmaktan keyif aldığımı itiraf etmeliyim. 

Ekibin içinde uzun süre birlikte olduğumuz meslekteki ustalarımdan Teoman Güray, Murat Özbay, Remzi Yılmaz, İstanbul Üniversitesi’nden bilim insanları Prof. Bilge Donuk, Doç. Sevim Güllü, aynı zamanda basketbol dünyasında eğitici de olan Semra Demirer inanıyorum ki, her biri en az benim kadar zevk alarak bu görevlerini “iyilik” için yapıyorlar.

Derler ya, kaptan dümeni nereye kırarsa gemi oraya gider diye…

Bizim kaptan da dümeni hep mutluluğa doğru çeviriyor… Kervan mutluluk rüzgarına kapılmış gidiyor…    

Kervan dedim de?..

Dünya ve Avrupa’dan “Büyük Ödül” alan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu’nun üniversitelerdeki Spor Bilimleri Fakülteleri’ne giderek geleceğin spor öğreticilerine fair play olgusunu yerleştirmeye, aşılamaya giden ve tamamen ALLAH rızası için “gönüllülük esasıyla” çalışan TMOK Üniversiteler Kervanı… 

Elbette bunun da isim babası Erdoğan Arıpınar… 

Üstadımız hiç alınmasın ama, bu ülkenin tek kelime ile “Fair Play Dede”si…

İlerleyen yaşından dolayı ona “Fair Play Dede” demekten çok yakışmasından söylediğimi de belirtmekte yarar var.  Aslında o; halen zıpkın gibi ve bıçkın bir “85’lik delikanlı…” 

İnanın yaşı itibarıyla da örnek…

Fair Play Kervanı’nda büyük özverisi ve çalışma azmi ile adeta rol model olmasını görseniz bugünkü gençlere dönüp de “yaşınızdan başınızdan utanın” lafını çok kolay söyleyebilirsiniz…

Ne mutlu bana; böylesine müstesna biriyle omuz omuza çalışıyorum…

Değmeyin keyfime!..        


Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@