Her 8 kadından biri...

Her yıl 1 milyondan fazla kişi...

180 dünya ülkesinin 140’ı...

Meme kanseri mücadelesi içinde.

Kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %25’ini meme kanseri oluşturduğuna göre demek ki kadınlarda en yaygın görülen kanser türü.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1970 yıllarında tüm kanserler arasında meme kanseri yüzde 25 gibi bir sıradaydı. Sonra bu oran yüzde 32- 35 gibi bir rakama yükseldi. Avrupa’da yılda 180.000, Amerika Birleşik Devletleri’nde yılda 184.000 yeni olgu saptandı.

2018 yılı verilerine göre tüm dünyada yeni tanı konulan meme kanserli hasta sayısı 2.000.088. Türkiye’de yeni tanı konulan hasta sayısı 22.500 olarak hesaplanmış.

2020 yılındayız. Artan rakamları siz düşünün.

*

Sebebi tahmin edeceğiniz gibi çevre kirliliği, hormonlu ve ilaçlı gıdalar. Özellikle pestisit.

Çevreyi kirleten ve son dönemde kulanım sıklığı artan deterjan artıkları, fabrika artıkları, böcek ilaçları artıkları ve gelişen teknoloji ile manyetik alanlara maruz kalma.

Bunların hepsi büyük tehdit.

*

Yani insanlar tarafından üretilmiş zehirler yani pestisitler neden tam anlamıyla yasaklanmıyor bu düşündürücü.

“Telefon ile konuşma bir dakika ile sınırlanmalı. Uzun konuşmalarda kulaklık kullanılmalı.

Televizyonu en azından 5 metre mesafe olmalı. Baz istasyonlarına yakın olmamalı. Zehirli atıklardan temiz yaşam olmalı. Hormonlu gıdalar tüketilmemeli” diye diye didindik durduk. Aslında bunlar olması gerekenler. Normal olanlar. Ancak işlevsellikte maalesef ki olmuyorlar. Olmaması gerekenler normal sayılıyor.

*

Akciğer kanserinden sonra, dünyada görülme sıklığı en yüksek kanser türü olan meme kanseri riskini arttıran en önemli faktörlerden en tehlikelisi çevre faktörüdür. Endüstriyel   ürünler ve atıklar en büyük risk etkenlerinden biri.

Ardından beslenme alışkanlıkları, stres ve yüksek radyasyon geliyor.

*

Tabi bu faktörlere bir veya daha fazla birinci derece akrabada (anne, kız çocuğu ve kız kardeş) meme kanseri olanlar. Hiç doğum yapmamış kadınlar. İlk doğumu 30 yaşından sonra yapmış olan kadınlar. Rahim veya yumurtalık kanseri geçirenler. Çok uzun yıllar, doğum kontrol hapı kullananlar. Menopoz dönemi 55 yaşından sonra olanlar. İlk adet görme yaşı 12 yaşından küçük olanlar. Aşırı stres ve çöküntü içinde olan ile aşırı şişman olanlar da eklendiğinde rakamlar kat kat artıyor.

*

Sağlıklı- ilaçsız, sebze ve meyveden zengin beslenme,  fiziksel aktivite yapma, sağlıklı kilo, sigara ve alkolden uzak sağlıklı yaşam ve hayat kurtaran elle meme muayenesi korunmanın ve bu hastalığı yenmenin baş şartları.

Ancak ülkeler, devletler tarafından 1970'lerden bu yana meme kanseri görülme sıklığı ve diğer kanser türlerinde ki artış neden göz ardı ediliyor?

Bu pastadan kim nemalanıyor?

Gözle görülür kayıplar var iken daha neyin hesabı yapılıyor?

Ne pestisiti?

Ne kimyasalı, ne hormonu?

İşte tüm bunlar kafamızda dolanıyor, dolanıyor.

*

“Farkındayım, Korkmuyorum” ancak nemalananların da engel teşkil ettiğini biliyorum...

O nedenle kendinize gelin!

Dip notlar;

Unutmayın hanımlar!

Ve bu ayın 26’sı yani yarın pembe kurdele takma zamanı.

Çünkü bu ay Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı...

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2004 yılından bu yana meme kanserinde erken teşhisin önemi ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla 01-31 Ekim Ayı Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olarak kabul edildi. 15 Ekim ise, Dünya Meme Sağlığı Günü’ydü. 26 Ekim meme kanserini sembolize eden Pembe Kurdele Takma Günü.

Meme kanserini sembolize eden pembe kurdele takarak ayın önemini daha da vurgulamayı ihmal etmeyin. Mamografi ile tarama programları ve erken tanı hayat kurtarır.

O nedenle savaşmaya devam edenlerin onurlu mücadelesi adına unutmayalım, unutturmayalım lütfen.

'Erken teşhis hayat kurtarır...'

‘Erken teşhis hayat kurtarır’ sloganı ile yıllarca meme kanserine dikkat çekildi ve teşhisi sağlayan mamografi (meme röntgeni) çekiminin yaygınlaştırılması sağlanmaya çalışıldı. Başarılı da oldu.

Erken teşhiste amaç, meme kanserinin kan ve lenf yoluyla yayılmadan önce, henüz küçük bir kitle iken tanı konulmasıdır. 

Bu yüzden kadınlarımızın mutlaka her 6 ayda bir kontrol olmaları şart.

Amerika Birleşik Devletleri Kanser Derneği önerilerine göre; Her kadın; 35-40 yaşları arasında ilk mamografisini çektirmelidir. Ailede meme kanseri hikâyesi varsa ilk kontrol mamografisi yaşı 30 olmalıdır.

Ultrasonografinin önemi çok fazladır ancak hiç bir şekilde kendini göstermeyen urlar, meme kanseri mamografi ile tespit edilebilir. El ile muayene de 1. 5 - 2 cm boyutlarında kitleler saptanabilirken, mamografi ile 0,5 cm hatta daha küçük kitleler tespit edilebilmektedir…

‘Doktora ne şartlarda gitmeliyim?’ diye sorunuza şunu diyebilirim.

Her kadın bedenini tanır. Ve normal olmayan bir şeyin farkına kolayca varabilir.

Belirli yaş grupları için hastalığa yakalanma riski...

Uzmanlar her yaş dönemine göre risk guruplarını ele almışlar…

Herhangi bir yaş için meme kanseri gelişmesi riski;

30 yaşın altında 5900 kadında, 31-35 yaş arası 2300 kadında bir.
36-40 yaş arası 1200 kadında, 41-50 yaş arası 590 kadında bir.
51-60 yaş arası 420 kadında, 61-70 yaş arası 330 kadında, 71-80 yaş arası ise 290 kadında birdir.

Mutlu kalın…

 Fıkra;

Suna'nın başı ağrıyordu.

Doktor çağırdılar.

Doktor hap vererek dedi ki:
- Bu hap şimdi senin baş ağrını geçirir. Peki, onu kolay yutabilecek misin?
Kolay yutmasına yutarım da, hap mideme girdikten sonra başıma giden yolu nereden bulacak?

Günün sözü; Kendini affetmeyen bir insanın bütün hataları affedilebilir. CONFUCIUS