03.08.2021, 04:10

Felaketler zinciri

1989-2002 arasında Bakır çay diye nitelenen İzmir’in kuzey bölgesinde Aliağa’da yaklaşık

15 yıl belediye başkanlığı yaptım. Bu zaman zarfında sanayi ilçesi diye kurulmak istenen ithal kömüre dayalı termik santral konusunda birçok eyleme öncülük yaparak kirletici vasfı yüksek olan bu santralin yapımını durdurmuştuk. O yıllardan sonra çeşitli yerlerde, çeşitli zamanlarda kirletici vasfı yüksek olan benzeri kuruluşlara karşı hem teknik olarak, hem de siyasi olarak destek verdik.

 

Biliyorum ve tahmin ediyorum ki gazetelerde, radyolarda, kahve sohbetlerinde

günümüzde oluşan sel, yangın, deprem gibi olaylar halkımızın yegane konusu olmuştur. Kulaktan

dolma bilgilerle her kafadan bir ses çıktığını tahmin etmek güç değil. Ancak bilim der ki, doğadaki

düzeni keşfetme ve ardından bu bilgiyi doğada neler olduğunu tanımlamak, açıklamak ve ön görmek için kullanma girişimidir.Bilim adamları, ortaya mutlak kanıt veya mutlak gerçek koymazlar. Bilimsel yasalar ve kuramlar mutlak doğrulara değil, istatistiksel olasılıklara dayalıdır. Ve sürekli olarak sınanır ve sorgulanırlar. Hiçbir madde yoktan var edilemez ya da vardan yok edilemez. Sadece bir biçimden diğerine dönüştürülebilir. Atıp kurtulduğumuzu düşündüğümüz her şey şu ya da bu şekliyle hala bizimle birliktedir. Şimdi yaşanan tablo budur. Aslında sorun çözen değil , sorun çıkmamasını sağlayan yöneticiler olmadığı için bu felaketler yaşanmaktadır. Belediyeler özellikle yangın ve sel konusunda kent konseyleri vasıtasıyla daha etkin olabilirler. Ama genel olarak kent konseylerinde görev alanlardan (hele başkanlarından) belediye başkanları yerime göz diker korkusuyla böylesi önemli konularda onları safdışı bırakmaktadırlar.

 

İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin daha sık hale getirdiği aşırı sıcaklık dalgaları, insan dahil

tüm canlı yaşamını tehdit ediyor. İklim aşırılıkları daha sık hale geliyor. Can ve mal kayıplarına neden oluyor. Hatta sıcaklık çarpması sonucu insan ölümlerine sebep oluyor. Ülkeler alarm veriyor. Pasifik’in kuzeybatısında sadece birkaç gün süren 40 dereceyi aşan sıcaklıklar 1 milyar deniz canlısını yok etmiştir. Bu felaket uzmanları bile şaşırtmıştır. Denizin eko sistemi bozuluyor ve kısa zamanda 1 milyon civarında midye ölüyor. Ayrıca hayatta kalma eşiklerine yakın sıcaklıklar (50 derece) nedeniyle can ve mal kayıplarına yenik düşülüyor.

 

Bunca felaketin bir arada yaşanması moral bozucu. Ancak Paris iklim değişikliğini

imzalamayan ülkelerin bu konuda ağır bir sorumluluğu var.

 

Bizim belediye başkanlığı yaptığımız dönemlerde adeta maskotumuz diyebileceğimiz ve

hayatını İsveç’te sürdüren Evrim Coşarımız vardı. Şimdi İsveçli olan Greta Thunberg isimli küçük bir kız Birleşmiş milletler toplantısında yapmış olduğu konuşma ile katılan ülke temsilcilerine ‘bizim hayatımızı, geleceğimizi çalıyorsunuz’diye sert bir uyarıda bulundu. Aynı kız Davos’ta benzer şeyler söyledi ve İngiltere Prensi söz alıp ekonomik argumanlarımızı değiştirmemiz lazım deyip tüm Davos katılımcılarına mesaj verdi.

 

Bakalım bu felaketlerden nasıl kurtulacağız.

Yorumlar