04.06.2017, 04:31

Ferman…

Üretim Reform Tasarısı’na ilişkin açıklamalar, tartışmalar sürekli yenileniyor bitmek bilmiyor.

Tasarıya iktidardan muhalefete, sanatçılardan üreticilere toplumun her kesiminden itirazlar hızla yükselirken artan tepkiler nedeniyle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, zeytinliklerin alan tanımını içeren bölümün düzenlemeden çıkarılacağını açıkladı.

Bu düzenlemeyle zeytinliklere turistik tesis ve konuk inşa edilemeyecek olsa da ucu açık durumlar var.

Üretici bu kararın zeytinlikleri kurtarmayacağı görüşünde.

Biz biliyoruz ki, Türkiye'nin milyonlarca zeytin ağacı yine tehlikede.

Düzenleseniz de tehlikede.

1.000 yaşına kadar yaşayan ağaçlarımız üzüntüde.

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

*


‘Zeytinliklerde konut, konaklama tesisi ve turistik tesis yapılamayacak, kamu yararı olan yatırımlarda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın izni aranacak’ diyorsunuz.

Umarım izinler kamu yararına diye madencilere açılmaz.

‘Zeytinlikler imara kapalı, yatırıma açık olacak’ demenin ucu keskin ve açıktır.

‘Alternatif alan bulunamaması ve kamu yararı şartı gözetmek’ demek ucu açıktır.

‘Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulu’nun kararı doğrultusunda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kararıyla, zeytinliklerde konut, konaklama tesis ve turizm tesisi hariç, maden dâhil her türlü yatırım yapılabilecek.’demenin ucu çok çok açıktır.

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

 

*

“Orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 15 kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alan” bölümünü, zeytinlik saha tanımını metinden tamamen çıkartmak yetmez.

Özlü, “Bir ağaç da olsa 2.5 ağaç da olsa zeytinlik alan olarak kabul ediyoruz” diyor.

Bu madencilerin oralara saldırmalarını engelleyecek mi?

Bir iddiaya göre altın ve maden lobilerinin bu alanlara göz diktiği yönünde.

Bunun garantisi var mı?

Bu düzeltme üreticiyi kurtaracak mı?

Hayır.

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

*

117 milyon zeytin ağacı için ‘idam fermanı’ bu madde olduğu gibi kabul edilse idi vay zeytinlerimize, vay bize diyecektik.

Türkiye’deki zeytinliklerin yüzde 70’inin sanayileşmeye açılmasına neden olacaktı.

Şimdi ise yine belirsizlik ile yüzleşiyoruz.

Zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına izin verilmesine olanak sağlayan düzenleme hangi aklın ürünüydü de, sonrasında da düzenlemeye gidildi.

Önce siz farklı ele alın, sonra anlaştık düzenledik diye açıklama yapın?

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

 

*

Türkiye’de zeytinlik alanlar, uzun yıllardır yasalar ile koruma altında bulunuyor. Eğer ilgili kanun teklifi yasalaşırsa ne olacaktı?

Peki, bu kadar tepki olmasaydı ne olacaktı?

15’ten az zeytin ağacının bulunduğu alanlar zeytinlik sayılmayacak ve imara açılabilecekti.

Mevcut hali ile şu an Türkiye’de zeytinliklerin bulunduğu alanlara 3 kilometre yakınlıkta zeytinyağı fabrikası dışında herhangi bir yapının kurulması yasaklanmış durumda iken neden madencilik belirtilmiyor?

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

 

*

Sonuna kadar karşıyız ‘rant’ için ağaçlarımızın telef olmasına.

Bakan Faruk Özlü, “Zeytinliklerin yok edileceğine şu kadar inansam tasarıyı geri çekerim” diyor.

O dedi, bu dedi, şu dedi derken ülkemin en büyük nimeti bir gün gelip elden gidecek, zeytin sahaları bir punduna getirilip yok edilecek, kıyı ve meralar yağmalanacak düşüncesi beynimi kemiriyor.

Rant beni çileden çıkarıyor.

Vurgunlar yaralıyor.

Ancak göz göre göre bu tasarı sonucunda ‘düzenleme’ de yapılsa durum bu şekilde olacaksa ranta karşı yenildiğimizin en büyük delili olacak.

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

 

*

 

“Rant ve vurgun içinde bulunmadım. Bu kanunun zeytinlikleri yok edeceğine zerre kadar inansam derhal geri çekerim tasarıyı” diyen bakan var ve birde kendini inanma uğruna 5’nci kattan atacağını söyleyen meclis üyesi var.

Bu işler o inanacak, değiştirecek, bu inanacak şeklinde yürümemeli ülkemde.

Biliyoruz ki, bu tasarı sanayicilerden gelen talepler doğrultusunda hazırlandı.

Amaç sanayicinin mali yükünü hafifletmek iken, ağaçlardan ne isteniyor?

Yatırımcıların yatırım yeri talebi başka arazilerle de çözülebilir.

Hükümetin yatırımcıların önünü açacak çalışmalarına hepimiz destek veririz.

Ancak ağaçlar, kıyılar, rantçılara açılarak olmaz bu.

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

 

*

 

Eğer ki bu düzenleme zeytinlik alanları korumaz ve sanayiye açar ise rantçıların önünü kesebilir misiniz?

Hunharca katledilen her ağaç bir çocuğumuzun geleceğidir.

Manisa Soma’nın Yırca Köyü için çıkarılan “acele kamulaştırma kararı” ardından 6 bin zeytin ağacı gündeme bomba gibi düşmemiş miydi?

Türkiye'de zeytinlikler, Cumhuriyet'in ilk yıllarında çıkarılan kanunla koruma altında iken ve 6 kez de yasada değişiklik yapılması istenir ve ret edilir iken nedir bu ısrar?

Sorarım size?

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

 

*

Gerekçesi ne olursa olsun, tarım topraklarımız tehdit ediliyorsa karşısındayız.

Zeytinliklerimiz tehdit ediliyorsa karşısındayız.

Tek bir tane ağacımız yok ediliyorsa karşısındayız.

Yeşili katleden her türlü girişimin karşısındayız.

Bu nedenle biz istiyoruz ki, zeytinin ölüm fermanını düzeltmeyin lütfen, kaldırın!

 

 

 

Dip notlar;

 

Zeytin üretimi…

Türkiye, zeytincilik sektöründe ikinci önemli ülke. Ve biz dünya zeytin üretiminin yüzde 10'unu elimizde tutuyoruz.

500 bin aile zeytinden geçimini sağlıyor.

Türkiye'de 826 bin hektar zeytinlik alan var.

Yaklaşık 167 milyon civarında zeytin ağacı var.

Zeytinyağı üretiminin ise yüzde 6'sını karşılıyoruz. Biz bir değeriz.

 

‘Üretim Reformu Paketi’nden…

 

77 maddelik Üretim Reform Paketi'nin içinde tartışılan tasarıların haricinde başlıca şunlar var:

Sanayi sicil belgesine sahip işletmelerin elektrik tüketimlerinden yüzde 2’lik TRT payı alınmayacak, bu sanayiciler, emlak vergisi de ödemeyecek.

Paketle birlikte, şehir içinde kalan sanayi siteleri de şehir dışına taşınacak.

Ortalama büyüklükleri 100 metrekare olan işyerlerinin 300 metrekare işyerlerine taşınacak.

Yüksek parsel fiyatlarına düzenleme gelecek.

Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulu kurulacak.

OSB’lere gayrimenkul yatırım ortaklıkları kurma hakkı getirilecek.

Yurtdışında OSB kurma imkânı getirilecek.

Paket kapsamında bilimsel araştırma projelerinde çalışan öğrencilerin burs imkânları attırılıp, YÖK izniyle Teknoloji Transfer Ofisi kurulacak, yurtdışında araştırma yapmak isteyen çalışanlara ücretli araştırma izni verilecek ve doktora sonrası araştırmacıların istihdam edilmesinin önü açılacak.

Yerli üretim destekleri artacak.

Her yıl hafta tatili günlerinde çalışabilmek için belediyelerden alınan hafta sonu çalışma izni kaldırılacak. Endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve taşınacak sanayi siteleri için ot bedeli kaldırılacak.

 

‘Daha içecek misiniz?

31 Mayıs Dünya Sigarayı Bırakma Günü idi…

Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Kanser Topluluğu ve Dünya Akciğer Vakfı, dünyadaki sigara içimini ve sonuçlarını Tütün Atlası’nda verilere dayandırarak bir araya getirdi.

Tütün Atlası’na göre Türkiye dünyada tütünden kaynaklı oluşan hastalıklar sebebiyle hayatını kaybedenlerin en çok olduğu 2. ülke.

Şaşırdım mı? Şaşırmadım. Her yer izmarit, çöp iken şaşırmadım. Duraklarda sigara içmek yasak iken içenler birde çöplerini yere atar iken şaşırmadım.

‘Gelişmeye tehdit’miş tütün. O zaman neden büyük büyük ülkelerden satılıyor anladınız mı?

Şimdi verilere bakın. Türkiye’de 252 bin çocuk ve 14.5 milyon yetişkin tütün ürünü kullanıyor.

Türkiye’de her yıl 83 bin 100 kişi sigara kaynaklı nedenlerle yaşamını yitiriyor.

Türkiye ‘tütün ölümlerinde’ Kuzey Kore’nin ardından dünyada ikinci iken, hala elden ele ne yazık ki…

İşte TÜİK’in verileri…

2014'te Türkiye’de 15 yaş üzeri nüfusunun yüzde 27.3’ü her gün tütün ürünü kullanıyor.

2010’da bu oran yüzde 25.4’tü. Artmış.

Erkeklerde her gün sigara içenler yüzde 41.8…

Kadınlarda ise yüzde 13.1…

25-34 yaş arası erkekler yüzde 51.2 ile en fazla tütün ürünü içen yaş grubu…

Kadınlarda ise yüzde 19.7 ile en fazla 35-44 yaş aralığı tütün içiyor.

Daha önce hiç tütün ürünü içmemiş kişiler ise 15 yaş üzeri nüfusun yüzde 49.8’i…

Erkeklerde bu oran yüzde 28.7, kadınlarda ise 70.3.

Ülkemizde tütüne başlama sebebi yüzde 36.2’si meraktan.

Özenti yüzde 16.8.

Arkadaş etkisi ise yüzde 29.4.

Gelelim kazandırılan paraya. Tütün şirketlerinin yıllık kârı: 44 milyar dolar.

Dünyadaki en büyük 6 tütün şirketi birçok şirketin birleşiminden daha fazla karda.

Ve de son zamanların gözdesi e-sigara ise oldukça yükselişte. Dünyadaki e sigara pazarı 2014 yılında 2.5 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış bulunuyor. 2024 yılında e-sigara pazarı tütün pazarını geçecek diyen tahminler hiç de boş değil.

Bunun yanında vergilerimizi artırdık, sigara yasağı konusunda Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerinin büyük kısmını yerine getiriyoruz da ne oluyor? Aynı tas aynı hamam.

Mutlu kalın…

Fıkra;

Nasrettin Hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın kenarındaki ceviz ağacının altında dinleneyim demiş. Şöyle bir etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş:

- Ey Allah'ım gücüne sual olmaz amma, incecik kabak sapında kocaman kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş? Deyip uykuya dalmış.

Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş. Ve kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve:

- Yarabbi sen en iyisini bilirsin! Demiş.

Şimdi o kabak ağaçta olsaydı benim halim ne olurdu?

Günün sözü; Bir ülkenin en büyük nimeti, değeri onun doğasıdır. Zeytin ağaçları Anadolu’nun hazinesidir, belleğidir. Rant için zeytin ağaçlarına kıymayın… Tarkan

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@