24.05.2021, 05:07

Gaziemir’de derin çatlak!

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda görevde bulunduğu sürenin iki yılını her yeni seçilen başkan gibi tamamladı. Birçok ilçenin aksine parti içi kriz, yargılama, belediyedeki kadrolaşma tartışmaları ve siyasi konularla gündeme gelen Arda bir konuda daha ön plana çıktı. CHP Genel Merkez koridorlarında bile konuşulan mesele eşi Deniz Arda’nın belediyedeki etkisi-gücü ve söz yetkisiydi. Belediye başkanlarının eşleri içinde belediyenin karar alma süreçlerine etki edenler her zaman olağan şeylerdir ama bu kadarı da hiçbir zaman gündeme gelmemiştir. Bu durumu zaten Başkan Arda ve ekibi de benimsemiş durumda. Sonuçta beş yıllık Anayasal güvenceyle verilmiş bir başkanlık koltuğu var. Partili kimliği, aldığı önceki görevleri nedeniyle Seydiköylü müftü eski başkan Abdullah Arda’nın soy ismini taşıyan Başkan Arda’nın dedesinin izinden gitmesi bekleniyordu ama partisiyle yaşadığı gerilim ne yazık ki şimdiden durumu belli etti. Zaten meclis üyelerinin yarısının muhalefet yaptığı Arda sürekli kendi yoğurt yiyişi ve yönetim anlayışından bahsediyor. Başkan Arda işte bu yönetim anlayışı çerçevesinde özel sektör deneyimi de olan ODTÜ mezunu Psikolog Deniz Dinler’i Karabağlar Belediyesi’nden transfer ederek önemli bir misyon yüklenmişti. Koronavirüs salgını ve sonrasındaki süreci idare etmek amacıyla da Sağlık İşleri Müdürlüğü, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ve Yazı İşleri Müdürlüğü gibi kritik rol üstlenen birimleri de kendisine bağlamıştı. Aradan geçen zaman diliminde ikili arasında derin görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Başkan Arda, büyük hayallerle transfer ettiği Dinler ile yollarını ayırdı. Başkanın üzerinde etkisi olan eşi Deniz hanımın da bu ayrılıkta etkili olduğu konuşuluyor. Dinler’e ait olduğu iddia edilen “daha fazla dayanamadım” sözlerinin belediye koridorlarında yankılandığı belirtiliyor. Belediyelerde kadrolaşma önemlidir. Bir belediye başkanının ekibini ne koşulda olursa olsun iki yılda kurması, oturtması gerekir. Bunu yapamayanların yönettiği belediyelerde zaten sorunları hepimiz görmüyor muyuz?

 

************

 

Birbirinizden haberiniz yok mu?

Merkezi Ankara’da bulunan TMMOB’a bağlı Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi İzmir depreminin ardından Büyükşehir Belediyesi’nin meclisinden geçen plan notlarına dava açtığını açıkladı. Büyükşehir’in başta depremden mağdur olan Bayraklı, Bornova, Karşıyaka ilçelerinden gelen önerilerle şekillendirdiği çalışmada aslında mahkemeye gidecek bir konu da yoktu. Çünkü meclisten geçen kararın izahı geçmiş dönemlerde yüzde 10 teşvik ile yapılan kooperatif binalarının aynısının yapılmasının önünü açıyordu. Ayrıca yıkılan bir binanın yerine yeni yönetmeliklere göre aynısı yapılamayacağı için bu durumu kazanılmış hak olarak veriyordu. Ortada ne bir imar artışı vardı ne de kat yüksekliği kıyağı. İşin ilginci ise odanın genel merkezi süreci mahkemeye götüreceğini ilan ederken toplantılara katılan, meclis öncesinde önerileriyle maddelere şekil veren İzmir Şubesi’nin hiçbir şey yapmamasıydı. Aslında Ankara’daki yöneticiler durumla ilgili İzmir’e ‘ne yaptınız, siz ne düşünüyorsunuz’ diye sormamışlardı bile! Oda genel merkezi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in çağrısı ve uyarısına rağmen kararlı olduğunu belirtse de gerekçesinde yer alan ‘parçacı çözümler’ vurgusu pek tatmin etmedi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un onayladığı, tüm siyasi partilerin olur verdiği iktidarıyla muhalefeti birleştiren deprem mağduriyeti olası bir mahkeme sürecinde durdurulursa halk nezdinde sorumluluğu kim alacak? Kurdukları çeşitli platformlar, dernekler ve açıklamalar vasıtasıyla seslerini duyurmaya çalışan depremzedelerin durumu ne olacak? Ankara’yı ve oradaki bürokrasiyi oturduğu yerden kentleri planlamak ve kararlar almakla suçlayan oda genel merkezi İzmir’de kendi meslektaşlarına bile danışmadan mahkemeye koşunca kendisiyle çelişmiş olmuyor mu? Kısacası ben sorayım; sizin birbirinizden haberiniz yok mu? Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, ılımlı ve nazik siyaset tarzını benimsemiş bir yönetici olduğunu hepimiz biliyoruz, görüyoruz. Gerek mecliste, gerekse diğer siyasi platformlarda, eleştirileri de önerileri de uzun uzun dinleyen, hepsini mümkün olduğunca yanıtlayan Soyer’in, sabrı da dikkat çeken özellikleri arasında. Edindiğim bilgilere göre, Başkan Soyer, İzmir plan notlarına dava açılmaması kapsamında, Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi ile yeni bir müzakere süreci başlatmış. Görüşmeler devam ediyor. Süreci konuşarak ve anlaşarak yürütme taraftarı olan Başkan Soyer, umuyoruz ki, depremin yaralarını sarmak için siyaset üstü bir çalışma ve gayretle ortaya konulan İzmir Plan Notlarının, mahkeme sürecine takılmayacağının müjdesini İzmirlilerle kısa sürede paylaşır.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@