12.04.2013, 21:00

GDO'lu pirinçte giz...

Türkiye'ye sokulan GDO'lu pirinçleri hepiniz biliyorsunuz.¶

Mersin'de yapılan bir operasyonda ele geçirilmişlerdi.

Türkiye'ye sokuldu, ancak spekülasyonu da bitmedi.

GDO’lu pirinçte neden ve kim neyi gizliyor?

Dile kolay, bin 642 ton...

Peki bu bin 624 ton GDO'lu çeltikte saklanan giz nedir?

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü'nce yapılan operasyonda ele geçirilen bin 642 ton GDO'lu çeltiğin sadece sadece yüzde 15'i olduğu ortaya çıktı...

Bu pirinçlerin analizleri yapılmadan piyasaya sürülmesinde ki amaç GDO’lu olduklarını saklamak...

Ve piyasaya sürülen miktarda hiç de az değil...Toplam 9.750 ton...

Konu savcılık soruşturmasında...

Gümrük muhafaza ekipleri de diğer malın peşinde...

Kent merkezinde bir bakliyat firmasına düzenlenen operasyon sonucu ele geçrilen GDO’lu çeltikler

ABD'den Mersin'e bir gemi ile geldi...

Ele geçirilen çeltiklerin değeri ise yaklaşık 2 milyon lira...

Peki diğer bulunamayan çeltikler nerede?

Nerelere sevk edildi?

Hangi ilimizde, ilçemizde halkımıza yediriliyor?

ABD’nin istemediği bizim kucak açtığımız skandalın bir diğer yönü de var... Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'ne ulaşan belgelere göre GDO'lu pirinçleri ABD'den getiren ünlü bir firma... Adı aslında ifşa edildi...İddialara göre bitmeyen bir koşuşturma var firma yetkilileri kulvarında...Sürekli olarak İl Müdürlüğü koridorlarını arşınlayarak Bakanlıkla görüşme halindeler...

Başka bir iddia ise, Gümrük Kaçakçılık ve İstihabarat Şube Müdürlüğü'nün el koyduğu 1600 ton GDO'lu pirinçten önce, aynı firmanın, aynı kurumun analiz sonuçlarına göre, yine aynı limandan 3 kez daha yüklü miktarlarda ithalat yapması ve bu ürünleri piyasaya sürmesi...

Peki piyasaya sürülen GDO’lu pirinçlere ne olacak?

Piyasadan toplatılması yönünde bir girişim var mı? Yok...

Sonuç...

Yine beklemek, yine beklemek...

Sonuç...

Yine masum vatandaşın sağlığı tehlikede, yine cepler şişmede...

 

 

Dip not;

“Bilgi bombardımanı’ devrindeyiz...

Bilgi ile yaşamaya başladığınızı hiç düşündünüz mü?

Doğruluğunu sorgulamadan yaşayanlardan mısınız?

İstek yapar hale geldiğinizin hatta, getirildiğinizin farkında mısınız?

Yeni 'sağlık' saktörünün farkında mısınız?

Kafaların meşguliyetinin, hatta meşgul edildiğinin farkında mısınız?

Bize neler ettiklerini görüyor musunuz?

Eğer bu soruların cevabı ortaksa, demek ki uyutulduğunuzun da farkında olup, engel olamadığınızın bilincindesiniz demektir...

Bu ortak görüşü paylaşan kişiler olarak uyanmanın vakti geldi...

Yeni kavramlar...Ve gerçek...

Yaşam ölçütü, dengesi, çeşitliliği...

Formülünüz,hayatınız ve yaşam kaliteniz...

Ve de tüm bu bağları sorgulamanız gerekir.

Her bilgi doğru mu?

Ne derece doğru?

Ve ışık tutacak yol içinizdeki yaşamdır...

 

 

Fıkra;

Temel ve Dursun bir gün altın çalmışlar ve eve giderek nereye saklayacaklarını düşünüp altınları pay etmişler....

Sonra Temel gitmiş ormana, bir ağacın altına kazarak altınları gömmüş. Giderken düşünmüş, ‘Burası ormanın içi...Ben bu ağacı nasıl bulurum?’ diye...Ve aklına, tekrar geldiğinde altınları gömdüğü ağacı bulmak için bir not bırakmak fikri gelmiş ve yazmış, ‘Burada altın yoktur’ diye...

Arkadan Dursun gelmiş...

Yazıyı görmez mi?

Hemen ‘nenem lailaheillallah’ diyerek kazmayı aldığı gibi ağacın dibini kazmış...

Bir de bakmış ki altın gömülü... Aldığı gibi altınları birde not bırakmış.

‘Buradaki altınları Dursun almadı’...

 

Günün Sözü;

Geçici bir güven uğruna temel özgürlüklerinden vazgeçenler, ne özgürlüğü hak ederler ne de güveni.

Benjamin Franklin

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@