Hükümet tarafından haziran ayında yalnızca 1 yıllığına getirilen geçici kira yasası sorunları büyütmeye devam ederken uzmanlar, devletin bu yükü paylaşması gerektiğini vurguluyor

GÜVEN GÜNEŞ / YENİGÜN - “Kira Öder gibi Ev Sahibi Olmak”, konut işi ile uğraşan herkesin diline dolanmış bir slogan ama bu sloganın da artık bir hükmü kalmadı. Vatandaşlar, 'kira öder gibi kredi ödeyerek ev sahibi oluruz' diye düşünse de, son 1 yılda konut fiyatları yüzde 300 zam görünce ev sahibi olmak isteyenlere yalnızca hayal kurmak kaldı. Uzmanlar, konut sektöründeki satılık ve kiralık konutlardaki fiyat artışların önüne geçmek, kiracı ve mülk sahibi anlaşmazlıkları gibi konuların çözümü için hükümetin de elini taşının altına koyması gerektiğini vurguluyor.

Emlak Dernek Başkan Rıdvan Akgün yenigün 2

“TOPLUMSAL BARIŞI BOZUYOR”

Kira artış oranlarını bir yıllığına yüzde 25 ile sınırlayan yasaya, ev sahiplerinin yüzde 90’ının rivayet ettiğini belirten İzmir Emlak Kulübü Derneği (İZEMDER) Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Akgün, “Piyasalara baktığımızda getirilen yasaya rivayet edildiğini görüyoruz. Kalan küçük bir kesim ise bu oran üstünde zam yaptı. Şu anki duruma baktığımızda artan fiyatlardan yalnızca kiracı değil ev sahipleri de aynı derecede şikâyetçi. Bu nedenle zoraki ve 1 yıllığına getirilen bu yasa kiracı ve ev sahipleri arasında da sorunlara neden olmuştur. Bu süreçte ev sahiplerine de mahkeme yolu kapatılmış oldu. Ev sahibi ve kiracıların karşı karşıya gelmesi toplumsal barış içinde bir tehdit ve önlem alınması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“SORUN DAHA DA ARTACAK”

Yasayla beraber kira sorununun geçici olarak ertelendiğine dikkat çeken Başkan Akgün, “Çıkartılan yasanın 1 Temmuz 2023 yılında sonra erecek olmasıyla kiracı ve ev sahipleri arasında da ciddi sorunlar baş gösterecektir. Yasanın sonra ermesiyle kira artış oranları da tekrar enflasyon rakamlarına (ÜFE/TÜFE) belirlenecek olsa da resmi rakamların çok altında yapılan zam ev sahiplerini doğal olarak mutlu etmedi. Mahkeme yolu kapatılan ve enflasyonun çok altında zam yaptırılmak zorunda bırakılan ev sahipleri önümüzdeki yıl taviz vereceklerini düşünmüyorum. Geçici yasayla kişinin tasarruf hakkı elinden alınıp engellenmiş oldu” diye konuştu.

“DEVLET YÜKÜ PAYLAŞMALI”

Kiracıların yükünü devletin sübvanse etmesi gerektiğini söyleyen Başkan Akgün,  “Hükümet bu sorunun yükünü tamamen ev sahiplerine yükledi. Hükümet, kiracıları desteklemek adına mesken veya iş yerleri için kira yardımı yapılabilir. Eğer bu olmuyorsa, mülk sahipleri için geçici olarak vergi indirimleri uygulanabilir. Meskenler için belediyeler tarafından alınan yıllık çevre temizlik vergisi alınmayabilir. DASK ve sigorta gibi işlemlerde KDV oranları sıfırlanabilir. İş yerleri için bir yıl boyunca stopaj alınmayabilir. Aslında çözüm ve destek adına seçenekler var. Bunların hayata geçirilmesi durumunda hükümet bu yükü vatandaşıyla paylaşabilir. Bu hem toplumsal barışın korunması hem de vatandaşların refahını artırmak adına olumlu bir hareket olur” dedi.

Avukat Emre Göktem yenigün

“ZARAR YÜZDE 50’Yİ BULDU”

Konuyu ev sahipleri ve iş yeri kiraları olmak üzere iki açıdan değerlendirmek gerektiğini belirten Avukat Emre Öktem, “Konut kiraları açısından elbette ki mülk sahiplerinin bir zararının olduğu şüphesizdir. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık yayımlanan ve en sonuncusu Temmuz 2022 dönemine ilişkin verileri içeren 3 Ağustos 2022 tarihli grafik incelenecek olursa, Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı yüzde 79,60; 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı yüzde 49,65 açıklanmıştır. Bu rakamlar şunu ortaya koymaktadır. Sizin her ay cebinize giren kira geliri reel olarak bir önceki yılın aynı ayına göre ortalama yüzde 80 değer kaybederken son kanuni düzenlemeden önce ki Borçlar Kanunu’na göre kira bedeline en fazla ortalama yüzde 50 zam yapabilecektiniz. Ancak son düzenleme ile bu artış oranı yüzde 25 ile sınırlı tutulmuştur. İşte yüzde 80 ile yüzde 25 arasındaki fark mülk sahiplerinin zararına olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

“STOPAJ ALINMAYABİLİR”

Konunun iş yeri kiraları yönünden ele alındığındaysa başka bir eşitsizlik ortaya çıktığını gördüklerini belirten Avukat Öktem, “Kanun metninden de anlaşılacağı üzere yüzde 25’lik sınırlama yalnızca konut kiraları için getirilip, çatılı iş yeri kiraları kapsam dışı bırakıldı. Ekonomik sıkıntılarla en çok mücadele edip kimi zaman da bu mücadeleyi kaybeden esnaf çevresinin düzenlemeye büyük tepkisi olmuştu. Çatılı iş yeri kiralarının da kapsama dâhil edilmesi hiç olmazsa kira stopajının kaldırılması veyahut pandemi döneminde olduğu gibi yüzde 10 ile sınırlı tutulması noktasında bir talepleri söz konusudur. Mevcut durumda, mevcut oranlarla iş yeri kiracıları 3 ayda bir neredeyse 1 kira bedeli de kira stopajı adı altında devlete ödeme yapmaktadır. Ancak bildiğimiz kadarıyla hükümet cephesinin bu noktada bir çalışması bulunmamaktadır” sözlerine yer verdi.

“İKİ TARAFTA MAĞDUR OLDU”

Avukat Öktem, “Yapılan müdahale ile kiracı vatandaşlara karşı bir koruma alanı yaratıldığı düşünülse de aslında yapılan düzenleme en az mal sahipleri kadar kiracıları da mağdur ediyor. Bu düzenlemenin geldiği tarihten itibaren mevcut kiracılar ile ev sahipleri arasında kiralanan alanların tahliye edilmesi yönünde çekişmeler yaşanmaya başladı. Ev sahipleri, kiracılara farklı nedenler ile evlerini boşaltması yönünde baskı uygulamaya başladılar. Zam artışı yapamayacakları için kiralanan alanları boşaltıp yeni rakamlar ile kiraya verme çabası içerisindeler. Son zamanlarda taraflar arasında şiddete varan münakaşalar yaşanmaya başladığını duyuyor, görüyoruz. Ayrıca düzenleme öncesi rayici 1 birim olan kiralık alanların tamamı bir anda 3 birime yükseldi. Madem artış yapamayacağız o zaman yüksek rakamdan kiraya verelim mantığı işlemeye başladı. Ev sahiplerinde, kiraya vermek yerine gayrimenkulleri satma eğilimi doğdu. Birbirini tetikleyen ve sonuçta hem kiraya vereni hem de kiralayanı mağdur eden garabet bir sisteme evrildi” diye konuştu.

Gayrimenkul danışmanı Gökhan gürbüz yenigün

İzmir'de bir "Sultan" camii İzmir'de bir "Sultan" camii

“EV MİLYON İKEN KİRA BİN LİRA

Piyasa şartlarının çok altında kira bedelleri olduğuna dikkat çeken Gayrimenkul Danışmanı Gökhan Gürbüz, “Eski ve yeni kiracılar arasında ciddi bir uçurum var. Aynı bina da bulunan benzer daireler arasında kira farkı 2 katına ulaştı. Eski kiracılara şu anda yüzde 25’lik zam uygulanabilirken, yeni kiracılar ise piyasa koşullarına uygun fiyattan eve ulaşabiliyor. Yeni kiralamalarla birlikte önümüzdeki yıldan itibaren düşük kiralarla kişi sayısında da ciddi bir azalma bekleniyor.  Bunun iki sebebi var. Mülk sahipleri düşük rakamlardan evlerini kiraya vermek yerine boş tutmayı tercih ediyor. Mülkte oluşabilecek olası bir zararda bunu kira bedeliyle dahi karşılamayacaklarını düşünüyorlar. İkincisi ise artan girdi maliyetleri karşında ev fiyatlarına baktığımızda ortalama bir daire fiyatı milyonu geçmiş durumda. Milyon liraları bulan fiyatlardan ev alan mülk sahibi doğal olarak bin lira, iki bin lira gibi fiyatlara da evini vermek istemiyor. Bu durum ilerleyen yıllarda konut bulamama duruma yol açacaktır. Kiralar düşmediği ya da alım gücü artmadığı sürece tersine göçünde başlayacağını düşünüyorum. Kiralık odalar, paylaşımlı evler, kira ödemekte zorlananların aile evine ya da memleketlerine dönmesi gibi olayları ilerleyen aylarda daha sık duyacağız” dedi.