23.04.2017, 20:59

Gelecek 'değişim' çocuklarımızda…

Dünya çok küçük artık değil mi?

İşte o küçücük dünyayı paylaşamıyor ve yok ediyoruz el birliği ile.

Ayakta kalmak için yok ediyoruz.

Kendimiz için yine.

Biz, bize verilen yetenekleri geliştirmek yerine köreltiyoruz oysa.

Özgür düşünceye yönelip özgürleşeceğimize karanlıklaşıyoruz.

*

Başkalarının düşüncelerini yok sayıyoruz.

Bu yok sayma içinde papağan gibiyiz.

Ezberciyiz.

Her şeyi rafa kaldırıp sadece ‘ben’ diyoruz.

Dayatmalarla yürüyoruz.

‘Yenidünya’ düzeninde benciller olarak yönümüzü belirliyoruz.

 

*

Değişelim.

Artık değişelim.

Dünyanın sömürü düzenine kafa tutarak değişelim. Tüketimine, inanç saygısızlığına, ırkçılığa sırt dönerek değişelim.

Özeleştiri yaparak, bugünün gerçeklerine göre kendimizi değiştirelim.

Hangi nedene dayalı olursa olsun tüm kutuplaşmaları silelim.

Gelecek değişimde.

Gelecek değişimi getirecek çocuklarımızda.

*

Bizim için güzel olan başka bir ırk içinde güzeldir.

Bugünkü kuşak işte bu nedenle bir köprü olmalı.

Her tür düşünsel farklılığı, kutuplaşmayı, sömürüyü, tüketimi, kirletmeyi, savaşı ve çatışmayı silen bir köprü olmalı.

Bu köprü sağlam olmalı.

Bu köprü dimdik ayakta durabilmeli ki, bugünün kötü şartları, savaşları ve acımasızlıkları değişebilsin.
Ve bu köprü de şimdinin çocukları.

*

Hiç düşündünüz mü, çocuklar için dünyanın büyüklüğü nedir?

Kendi dünyaları kadar değil mi?

Peki bizce?

Çocukluğumuzdaki gibi yüreğimizce mi?

Devasa mı?

Yoksa küçücük elleri gibi mi?

Evler, sokaklar, parklar, caddeler ile sınırlı belki yürekleri onların şimdi.

Ancak büyüdüklerinde kocaman dünya ile yüzleştiklerinde minicik kalpleri de büyür.

Taşar, aşar sınırları.

Ve kaybedişler başlar, acımasızlıklar başlar, zulümler başlar.

*

Ancak büyüdüğümüzde kaybettiklerimiz, kalbimizdir aslında.

Kaybolan gelecektir.

Kaybolan hayallerdir.

İşte bu yüzden korkarız değişimden.

İşte bizim korkaklığımızı çocuklarımız değiştirecek.

‘Gelecek değişim’ çocuklarımızda gizli.

Onların ‘Yürekleri’nde gizli.

Onların ‘ellerin’de şekillenecek. Ve umuyorum ki en güzeli ile şekillenecek. En iyisi ile.

Yeter ki o güzel yüreklerini büyüdüklerinde kaybetmesinler.

Tek umudum bu.

*

 

Ve üstüne basarak eklemek istiyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustɑfɑ Kemal Atatürk, Türk Milleti'nin geleceğini ve parlaklığını çocuklarda görmüştür.

Ulusal egemenliğin ilan edildiği bu ɑnlɑmlı günü, sadece bizim çocuklarımıza değil, tüm dünya çocuklarına bɑyrɑm olɑrɑk ɑrmɑğɑn etmiştir.

Bu bɑyrɑm, Türkiye Cumhuriyeti’nin çocuklɑrɑ verdiği değerin ve duyduğu güvenin en büyük göstergesi değil midir?

*

‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bɑyrɑmı’nın sevincini yɑşɑmɑmızı sɑğlɑyɑnlara borcumuz şu ki; “Geleceğimizin güvencesi olɑn çocuklɑrımızın, kɑrɑr verebilen, hɑyɑtın güçlükleri ile baş edebilecek ölçüde yetenekli gençler olɑrɑk yetiştirilmelerini sağlamaktır.”

Ortak hedefimiz; “Yüzlerinde gülücüklerin, kalplerinde sevgi ve umut çiçeklerinin hiç solmɑmɑsıdır.”

*

Ve umut ile ülkemizde ki çocukların ve o meşaleyi dünyaya yayarak tüm dünya ülkeleri çocuklarını kalbe alanların, tüm çocukların yüreklerini seviyorum.

Bu umut ile coşuyorum.

Bu umut ile yüreklerinde ki tüm güzellikleri yayacaklarına, bu bayram değil her bayram tüm dünyayı ışıklandıracaklarına inanıyorum.

İşte bu nedenle, büyük gayret sarf ettiğimiz bütün çocuklɑrımızın ve Türk ulusunun 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bɑyrɑmı’nı kutluyorum.

Yüreğiniz hep kutlu kalsın…

Değişim sizde…

 

 

Dip notlar;

Geleceğimiz istismar ediliyor.

“Hindistan’da her yıl 80 bin çocuk kayboluyormuş.”

Bileniniz var mı?

Ülkemizde ise bu kadar olmasa da çok kayıp var ne yazık ki.

Kayıp çocuklar geleceğimizin bir parçası.

Onların sarsıntıları ile şekillenecek birçok konu var.

Bu konu çok yürek yakıyor.

Savunmasız ve çaresiz çocukların başlarına gelen her şey karanlıktır.

Bu bir yok oluştur.

Can acıtır.

Dünyada ve ülkemizde giderek çocuk istismarının artması ve rakamların korkunç olması değişimin en kötü yanı.

Bu değişimde, bu yeni düzende yoksulluk var. Kayıplar var.

Mutsuz çocuklar var.

Aile içi sevgiler az.

Kocaman dünya içinde bir türlü evini, annesini, babasını, kardeşlerini bulamayan kayıp çocuklarımız nasıl korku içindeler. Nasıl kırılganlar.

Hayat şaşırtıcıdır.

Çocukların dünyasına baktığınızda onları korunmasız ve masum olarak hemen görürsünüz.

Minicik bedenleri güçlüdür, ancak sarsıntılıdır.

Onlar istismarı değil, onlar koşulsuz sevilmeyi hak ediyorlar.

Örneğin; bir çocuğun neye ihtiyacı vardır biliyor musunuz?

Oyuncağa mı sadece?

İyi bir okula mı?

Onun büyüme, hayata tutunma serüveninde eşlik etmenize mi ihtiyacı var?

Sarsıntı yaşayan ve sarsıntı yaşamayan çocuk arasındaki hayata tutunma farkı nedir?

İşte bu fark geleceğimizdir.

 

 

Saroo Brierley’nin gerçek hikâyesi.

Bir film var izlemenizi öneririm. Lion (Aslan).

Kayıp çocuk konusunu ele alan 5 yaşındaki Saroo’nun hikâyesi.

Annesi ve kardeşleriyle yaşayan mutlu bir çocuğun, kötü tesadüflerle kendini binlerce kilometre uzakta, ayrı bir dilin konuşulduğu bir yerde bulması, yalnız, yoksul ve sefaletle yüzleşmesi ve sonrasında yetimhaneye gitmesi ile sonuçlanıyor.

Ve Avustralyalı bir aile tarafından evlat edinilir Saroo.

Film Saroo Brierley’nin gerçek hikâyesi.

İzlediğinizde dünyayı sorgulayacaksınız.

İzlediğinizde kapitalizmi göreceksiniz.

Ve bize yaptıklarını göreceksiniz.

Kaç kişi vardır ki, çocuk yapmayalım da evlat edinelim, onları koruyalım diyen.

Az.

Çünkü bizler benciliz.

Bu nedenle korunmaya muhtaç çocukları, ihtiyacı olanları korumak gelecek için gerekli, şart.

Mutlu kalın…

Fıkra;

23 Nisan'da çocuk öğretmenine sorar: 
Öğretmenim 23 Nisan çocukların bayramıdır değil mi?

Öğretmen: Evet diyerek soruyu cevaplar.

Çocuk: Öğretmenim siz söylemiştiniz; bayramlarda insanlar dinlenir ve birbirlerini ziyaret ederler değil mi?

Öğretmen: -Evet yavrum.

Çocuk: Anlamadığım bir şey var?

"Niye 23 Nisan’da en çok yorulan biz oluyoruz”.


Günün sözü;

“Türk Milletinin geleceği, bugünkü çocuklɑrın doğru görüşü ve yorulmɑk bilmeyen çɑlışmɑ ɑzmiyle büyük ve pɑrlɑk olɑcɑktır” … Mustɑfɑ Kemal Atatürk
 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@