Prof. Dr. Harun Raşit Uysal'ın 21 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Başlığı okuyan, bu ne demek şimdi, derse de haklı. Ancak bu yazıyı okuyunca ne demek istediğimi anlayacak ve muhtemelen bana hak verecek. Domatesten jilete, sütten peçeteye kadar mal üretenler bir tarafta, satın alanlar diğer tarafta bulunuyor.

Bir tarım yazarı olarak diğer ürünleri bir tarafa koyup, tarım ürünleri elde eden çiftçi ile bunların satın alan tüketicilerin durumlarına bir bakalım istedim.

Tüketiciden başlarsak…

…çok zorlu bir süreçten geçiyorlar. Her şey ateş pahası. Son birkaç günde domates, salatalık, kiraz gibi bazı meyve ve sebzelerin fiyatlarının düşmesine karşın, başta süt olmak üzere işlenmiş gıdaların fiyatı azalmıyor, tam aksine gün be gün yükseliyor. Çünkü mazota hemen hemen haftada bir zam geliyor, dolar her gün artıyor.

SON SEKİZ AYDA HER ŞEY ARTTI…

Bu durumda gıda fiyatlarının önümüzdeki günlerde de düşmesi sadece bir hayalden ibaret. Yükselmemesi için elektriğe, doğal gaza, mazota zam gelmemesi, doların yükselmemesi lazım. Böyle bir ekonomik sistemde bunların gerçekleşebileceğini öngörüyor musunuz?

Son sekiz ayda Türkiye ekonomisine bir şeyler oldu. Bir anda marketlerde, pazarlarda satılan her ürünün fiyatı artmaya başladı. Hem de öyle böyle değil. Tarım dışı mallar son sekiz ayda en az üç misli artarken, meyve-sebze ile hayvansal ürünler de hemen hemen aynı oranda yükseldi.

Bütün bunlar olurken tüketicilerin gelirleri aynı düzeyde artmadığından mala ulaşmada sıkıntılar yaşanmaya başladı. Tüketici, enflasyon kadar artmayan geliriyle daha az satın almaya ve daha küçük porsiyonlar halinde tüketmeye başladı. Bu durum, üretenin ve marketlerin gelirlerini azaltmaya başladı.

Üreticinin penceresinden bakarsak…

…görünen tablo hiç de iç açıcı değil. Özellikle tarımsal ürün, yani insan ve hayvan gıdası üretenler çok yüksek maliyetlerle karşı karşıyalar. Yukarıda anlattığım gibi; bir yılda, özellikle son sekiz ayda hem dövizin yükselmesi hem petrol üretimindeki arz sorunu hem de Türkiye’ye özgü akaryakıttaki yüksek vergiler nedeniyle mazot dört misli, gübre, ilaç ve yem katkı maddeleri ise üç misli arttı.

PAHALIYA MAL EDİLEN UCUZA SATILIR MI?

Yani anlayacağınız, üretici pahalıya mal etmeye başladı. Pahalı olan bir şeyin ucuza satılması mümkün olmadığına göre tarım ürünleri fiyatları da tüketicinin satın alamayacağı düzeyde arttı.

…ve daha da artacak. Çünkü köylüler bu yıl yüksek mazot fiyatı nedeniyle tarlalarını yeterince işlemediler, ürünlerine yeterinde gübre atamadılar ve gerektiği kadar ilaçlayamadılar. Hatta bir kısmı da boş bıraktı.

Evet sevgili okur, her iki tarafın da neden haklı olduğunu anlatabildim mi, bilemiyorum. Tüketici penceresinden bakılınca gıda pahalı, üretici penceresinden bakılınca ucuz. Size naçizane tavsiyem, fiyatlar yüksek diye sakın üreticiye ya da marketlere kızmayın; ille de kızmak istiyorsanız bu acayip ekonomik sisteme kızın.

Her şeye rağmen de sağlıkla kalın…