06.10.2021, 14:56

Girişimcilikte cinsiyet farkı

Girişimci kişilerin farklı kişilik özelliklerine sahip oldukları açıktır. Bu kişileri yönlendiren ve harekete geçiren kişilikleridir. Ancak kişiliğin yanı sıra girişimcilikle bağlantılı başka bireysel değişkenler de vardır. Yaş, cinsiyet, eğitim ve girişimci anne baba figürleri gibi değişkenlerin girişimciliği etkilediği görülmektedir.

Her ne kadar girişimcilerin kadın-erkek diye ikili bir tabi tutmak yanlışsa da; sorunları açık bir şekilde ortaya koyabilmek ve yararlı çözüm önerileri geliştirebilmek amacıyla böyle bir ayrıma gitmek gerekmektedir.

Bu amaçla öncelikle kadın girişimci tanımını yapmak ve hangi faaliyetleri kapsadığını belirlenmelidir. Türkiye’de bazı yazarların üzerinde fikir birliği yaptığı tanımlamaya göre, kadın girişimci:

- Evinin dışında kendi adına veya ortaklık sıfatıyla bir veya birkaç işyeri olan,

- Herhangi bir mal veya hizmetin üretilmesi, pazarlanması ve tüm işletme faaliyetleri ile ilgili kararlar alan ve yürüten,

- Gerçek ve tüzel kişiler ile kendi adına ilişki kuran,

- İşinden elde ettiği kazancın kullanımı üzerinde söz sahibi olan kişidir.

Girişimci olmaya yönelten nedenler açısından bakıldığı zaman da kadın ve erkek girişimcilerin benzer nedenlerle girişimci olduklarını ancak Kadın girişimcilerin bu nedenlere ek olarak bazı hareket noktaları olduğunu görmekteyiz. Başarılı ikili rol, topluma kendini ispat, kocasının işten çıkarılması veya ölmesi nedeniyle aileyi ayakta tutmak, iş yaşamında yükselme konusunda engellerle karşılaşacağını düşünme (cam tavan ), cinsel taciz korkusu, ekonomik olarak bağımsız olma arzusu gibi nedenlerin de kadın girişimciler için hareket noktası olduğu bilinmektedir.

Girişimciliğe başlama sebeplerini itici ve çekici faktörler olarak ikiye ayırabiliriz. İtici faktörler girişimciyi iş kurmaya mecbur eden kocanın ölmesi, boşanma gibi sebeplerdir. Konuya ilgi, mücadele ruhu gibi isteğe bağlı olarak girişimci olma sebepleri ise çekici faktörler olarak adlandırılmaktadır.

Çekici ya da pozitif faktörler tercih ve girişimciliğe olan istekle ilgili faktörlerdir.

Bu açıdan bakıldığında kadınların hareket noktalarında daha fazla itici faktör olduğu söylenebilir. Girişimci olma nedenleri bakımından çeşitli kadın girişimci profilleri oluşturulmuştur;

Girişimciliğin az ya da çok zorunluluklarla değil uzun vadeli kariyer stratejisi olduğu “başarı odaklı” kadın girişimciler,

- Genellikle çocuksuz olan ve girişimciliği çok büyük profesyonel başarı fırsatı olarak değerlendiren “başarıya daha fazla odaklılar”,

- Kendilerine ev ve iş sorunlulukları açısından esneklik sağlayabilecek çözüm arayışında olan ve iş deneyimi olan “dualistler”,

- Genellikle düşük yetenekli ve ekonomik açıdan motive olarak işini bırakan “dönen çalışanlar”, - Ailesinin bir işletme sahibi ve yöneticisi olup girişimci kültür altyapısı olan “gelenekçiler”,

- Toplumda kadının rolünü güçlendirme amaçlı “radikaller.

Ancak amaç her ne olursa olsun kadın girişimcilerin hareket noktalarının erkek girişimcilerden belirli durumlarda farklılık gösterdiği açıktır. Cinsiyet farkının girişimcilik için bu denli önemli bir değişken olması geçmişten günümüze uzanan bir zaman dilimin içinde ve kültür göz önünde bulundurularak ele alınması gereken bir konudur.

Bir ülkede emek, sermaye, doğa gibi üretim faktörleri nasıl sınırlı ise sanayileşme ile birlikte üretim faktörü niteliği kazanan girişimciler de sınırlıdır.

Zaten sınırlı olan bu kaynağın cinsiyet farkına göre daha da sınırlandırılmaması gerekirken, ülkemizin gerek geleneksel değer ve tutumları, gerekse sosyo-ekonomik yapısından kaynaklanan nedenlerle kadınlar dezavantajlı duruma düşmektedirler.

Gelişmiş ülkelerde kadınlar girişimci olmak için daha az istek duyarken, karşılaştıkları sorunlar daha az, gelişmekte olan ülkeler için girişimci kadınların oranı daha fazlayken, karşılaşılan sorunlar daha fazladır. Ancak burada belirtilmesi gereken bir diğer husus gelişmiş ülkelerdeki kadın girişimcilerin hareket noktalarının çekici faktörlere bağlı olduğudur.

Hollanda, Fransa, İtalya, Portekiz, Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinde kadın girişimcilerin genel anlamda rastlantı sonucu olarak değerlendirilebilecek işsizlik, işten çıkarılma, iş güvencesinin olmaması gibi itici faktörlere bağlı olarak iş kurmamaktadırlar.

Kadınların girişimcilikte karşılaştıkları sorunları genel olarak makro ve mikro boyutta incelenebilir. Makro boyuttaki sorunlar daha çok devlet, yasalar ve sektörel durumla ilgili iken, mikro boyuttaki sorunlar daha çok girişimci kadınların çevreleri ve kendilerindeki bazı özelliklerden kaynaklanmaktadır.

Türkiye’de Kadın Girişimcilerin Karşılaştığı Sorunlar

MAKRO BOYUTTAKİ SORUNLAR

Sermaye ve Mal Temini

İşyeri Bulma

Donanım,Araç ve Gereç Temini

Resmi Kuruluşlarla İrtibat

Toplumun Bakışı

İş Bağlantıları

Kalifiye Personel Temini

Piyasadaki Dalgalanmalar

Ödemeler, Senetler

Diğer Girişimci Kadınlarla Örgütlenememe

MİKRO BOYUTTAKİ SORUNLAR

Eğitim

Tecrübesizlik, Bilgisizlik, Yalnız Kalma

Sosyal Bilgi Ağına Dahil Olamama

Müşteri İle Gerekli İletişimi Kuramama

Aile Tepkileri

İş Yükü Fazlalığı

Müşteri ve Erkek Meslektaşların Algıları

Kadın girişimcilerin finansal destek ihtiyacı konusunda araştırmalar düşük sermaye ve mal temini sağlayabildiklerini ve bu nedenle nispi olarak daha küçük ölçekli işletme kurma eğiliminde olduklarını göstermektedir.

Sektöre giriş kolaylığı, daha az sermaye ve donanım gerektirmesi gibi nedenlerle, girişimci kadınlar genellikle hizmet ve ticaret sektöründe faaliyet göstermektedir.

Farklı bölgelerde daha önce yapılmış ve gelecekte yapılacak benzer çalışmalar, çalışma yaşamında kadın girişimcilerin karşılaştıkları ortak sorunların belirlenmesi ve bu sorunların giderilerek kadın girişimciliğinin özendirilmesi konusunda faydalı olacaktır.

Yorumlar