Yarım asır önce başlayan göç dalgası Anadolu'nun dört bir köşesinden binlerce insanı İzmir'e getirdi. Bu göçün sonucu olarak ise İzmir'de 'Gültepe' mahallesi ortaya çıkmış oldu.

GÜVEN GÜNEŞ/YENİGÜN- Anadolu'nun köy ve kasabalarından büyükşehirlerlere göçün yoğun olduğu 1960 yıllarda kurulmaya başlanan ve sonrasında işçi sınıfının yoğun olarak yaşadığı yer olan Konak Gültepe Millet Mahallesi sakinlerinin son yıllardaki gündemi kentsel dönüşüm. İzmir'in çok sayıda bölgesinde başlatılan kentsel dönüşüm projerinden biri olan Gültepe semtinde 300 hektar alanı ve 14 mahalleyi kapsayan kentsel dönüşüm imar planını, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi ve Gültepe Kentsel Dönüşüm ve Yardımlaşma Derneği projeyi mahkemeye taşımışlardı. Açılan davalar sonucu İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) kentsel dönüşüm projesi de mahkemeden dönmüş oldu. Bu kararı değerlendiren Millet Mahallesi Muhtarı Konak Kent Konseyi Muhtar Meclisi Başkanı Şener Doğan, yerinde ve adil bir dönüşüm olması durumunda ancak o zaman projenin halkta bir karşılık bulabileceğini belirtirken diğer yandan ise yeni bir proje hazırlanarak ve halkında rızası alınarak dönüşüm bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

'Biz görüyoruz onlar bizi görmüyor' 'Biz görüyoruz onlar bizi görmüyor'

Muhtaar (2)

'ÇOCUKLAR BUNU HAK ETMİYOR'

Çocukluk hayalinin dedesi ve babası gibi muhtar olmak olduğunu ve bunu da gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu belirten Konak Millet Mahallesi Muhtarı Şener Doğan, "İzmir'e, 1970 yıllarında başında o zamanki adıyla Gültepe Belediyesi'ne bağlı Millet Mahallesi'ne taşındık. O günden beri de aynı mahallede ikamet ediyorum. 50 yılı aşkın süredir oturunca bir yerde insan oradaki değişimlere de zamanla tanık oluyor. İlk geldiğimiz yıllarda çok az sayıda mesken bulunuyordu. Köyden kente göçün yoğun olduğu yıllarda insanlar iş bulmak adına kentlere adeta akın ediyordu. Yoğun göç sonrasında barınma ihtiyacı da ortaya çıkmaya başlamıştı. Dönemin hükümeti ve yöneticileri bu ihtiyaca cevapları ise vatandaşların yaptıkları gecekondularına göz yumarak oldu. Mahallenin oluşum süreci ve bugüne kadar gelen sorunlarında temelleri atılmış oldu. Zamanla kalabalıklaşan nüfus, çarpık kentleşme sonucu alt ve üst yapıda ki sorunlar, hizmet alma ve yeni yatırımlarının da yapılamamasında ki başlıca sebepler bunlar. Bunun en acı örneğiyse çocuğumun doğduğu günden üniversite dönemine dek bir park dahi göremeden büyümesidir. Çocuklarımız bunları hak etmiyor. Yeşil alan yapacak en ufak boş bir arazi dahi olmayışı dönüşümün önemi göstermek açısından önemli olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Muhtar (7)-4

İzmir ve Gültepe halkı için önemli

Halkın dönüşüm konusunda ikiye ayrıldığını belirten Muhtar Doğan, "Burada düşünülen projeyle ilgili en büyük eksiklik iletişim olmuştur. Yetkililerin, halkla iletişim konusunda ve yeterince iyi ifade edemedikleri için projeyi insanlarda çekinceler meydana geldi. Kimisi nasıl bir eve sahip olacağı konusunda endişeleri varken kimisinin ise apartman hayatı ve buradaki giderlerine karşı çekinceleri oluştu. Mahallemizde, Türkiye'nin 81 ilinden en az 1 aile burada yaşıyor. Kozmopolit yapısı nedeniyle ihtiyaç ve beklentilerde buna paralel olarak değişiyor. Bu nedenle sahada bizzat halkla temas edilerek ortak bir noktada buluşup uzlaşının sağlanması gerekmektedir. En büyük beklenti ise ortak uzlaşı ve yerinde dönüşüm. Sokağa çıktığımızda nefes alabileceğimiz her türlü alt ve üst yapısını tamamlamış yeşil alanı olan sosyal donatıları konusunda sorun yaşamayan ve en önemlisi çağımıza ve İzmir'e yakışan bir dönüşümün olması hem şehrimiz hem de hayatını burada geçirmiş insanlar için son derece hayati önem taşımaktadır" diye konuştu.

Muhtar (4)-5

'Dertler aynı olunca dayanışma kaçınılmaz'

Mahalle halkının dayanışma ve yardımlaşma konusunda son derece hassas olduklarını belirten Doğan, "Mahallemizin yarısından fazlası halen buraya ilk gelen insanlar oluşturuyor. 50 seneden beri birbirini bilen ve tanıyan insanların yeridir. Yarım asırı aşkın süredir kapı komşusu olan insanlar artık komşuluk değil akrabalık seviyesinde ilişkiler geliştirmişlerdir. Bunda ki en büyük faktör ise müstakil yapılaşmaların yoğunluğudur. Tabi bunun yanında dez avantajlı bir bölgede yaşamak sorunları da ortak kıldığından dolayı dertler aynı olunca dayanışma da kaçınılmaz oluyor. Çocuklarımız ve kadınlarımız için yürüttüğümüz projelerle de farkındalığı artırıp dikkat çektiğimiz konular ile daha çok kişiye ulaşmaya çalışıyoruz. Burada üniversiteli öğrencilerimiz için burs daha altı için ise gerekli araç-gereçlerle destek veriyoruz. Çalışmayan kadınlarımızı iş hayatına sokabilmek için üretime teşvik ediyoruz. El emeği gıda, hediyelik veya benzeri ürünler yapmaya ve bunlardan elde edeceği gelirle de evine ekonomik katkı sağlaması için çağrı yapıyoruz ve destek sağlıyoruz. Kadınlarımız ne zaman ekonomik özgürlüğünü ele alır, çocuklarımız ne zaman rahat okursa o zaman yaptığımız şeylerin bir anlamı olacaktır. Bunu bildiğimiz için mahalleli olarak gençlerimiz ve kadınlarımız için imece usulü dayanışma içerisindeyiz"dedi.