Op. Dr. Arif Yılmaz'ın 19 Mart 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Göğüsün tamamında veya çoğu zaman bir bölgesinde rahatsızlık veren ağrılar olabilir. Hayatımızın bir döneminde, kendimizde ya da bir yakınımızda görmüş de olabiliriz. Ani başladığı bildirilen göğüs ağrısı sağlık ekipleri açısından olası hayati bir risk habercisi olarak kabul edilir. Ani başlayan veya devam etmekte olan göğüs ağrılarının değerlendirilmesinde kullanılan yöntemler ve belirteçlerde önemli gelişmeler olmuştur. Sağlık merkezlerine ani ve şiddetli göğüs ağrısı ile başvuran hastalarda %20 oranında enfarktüs saptanmıştır. Görüldüğü gibi, bu şikayetlerin çoğu zaten kalple ilgili değil kas ve iskelet sistemi ya da karın içi sebeplerle gelişen durumlardır.

Enfarktüse (kalp krizine) bağlı gelişen göğüs ağrıları, değişik hastalarda farklı şiddetlerde hissedilir. Diyabetik hastalarda (şeker hastaları) ağrıya tepki daha azdır. Diyabetik hastalar, ağrıyı sinirsel özellikleri nedeniyle daha hafif hissedilir. Bu nedenle diyabet hastaları ve hasta yakınları daha az ağrılı olabilen bu grupla daha titiz ilgilenmelidir. Kalple ilgili olabilen göğüs ağrıları, bazen çeneye bile yayılım gösterebilir. Diş ağrısıymış gibi yanlış algılandığı durumlar bile olabilir. Hastalar ağrının yeri olarak göğüste bir noktayı değil genellikle sol tarafı da içeren bir bölgeyi işaret ederler. Normalde kalp ağrısı (anjina ) genellikle göğüste sıkıştırıcı tarzda ağırlık, yanma veya nefes almada güçlük şeklindedir. Sıklıkla sol omuz, boyun ya da kola yayılır. Ağrı, egzersiz ya da psikolojik stres sonucunda da ortaya çıkabilir.

Bazen göğsümüzde, akciğerlerimiz ve akciğer çevresi zarlar ile ilgili benzer ağrılı durumlar olabilir. Bu tip ağrılar, çoğunlukla göğüste bıçak saplanır gibi hissedilir. Bu ağrılar öksürmekle veya derin solunumla daha da belirginleşir.

Yine göğüs boşluğumuzda, kalpten çıkan ana atardamar (Aort damarı) bulunmaktadır. Bu damarın bir rahatsızlığı ya da yüksek tansiyon gibi bir sebeple hasar görmesi mümkündür. Göğüs ve sırta vuran ciddi ağrıların bir sebebi de bu olabilir. Kontol altında olmayan tansiyon hastalarında gelişen ciddi bir bulgudur.

Son yıllarda daha sık duyulan akciğer embolileri de göğüste ciddi ağrı sebeplerindendir. Ancak sağlık kontrolleri düzenli yapılan bireylerde bu tip hayati önemi olan sıkıntıların öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu unutmayalım.

Sosyal çevremizde de sıkça duyduğumuz reflü  şikayetleri de bir göğüs ağrısı sebebidir. Midede bulunan asitli mide özsuyunun yemek borusuna (özefagus) doğru ters yöne akarak bölgeye zarar vermesine bağlı gelişen ağrılardır. Belirtiler yatar pozisyonda daha şiddetlidir. Yemek borusunun asitli mide içeriği ile teması ağrılı bir sürece başlangıç yapar. Bu bölgedeki bir ağrı kalple ilgili olduğu yanılgısına neden olabilir. Mide kaynaklı göğüs ağrıları genellikle asit düzenleyici mide ilaçlarına iyi cevap vermektedir. Ayrıca safra kesesi taşı ve pankreas rahatsızlıkları da benzer ağrılara neden olabilir.

Kalp rahatsızlıklarında, ağrıyla birlikte hazımsızlık, bulantı belirtileri ve daha da ilerleyerek şuur kaybına kadar gidebilmektedir. Bahsettiğim gibi şeker (diyabetli) hastalarında ağrılar çok hafif veya farklı şekillerde tanımlanarak kalp rahatsızlığını göz ardı edilmesine neden olabilir.

EKG’nin bu hastalığın tanısında yeri çok önemlidir. Kalp krizi riskini görme olasılığı normal zamanda çekilen EKG de%70 oranındadır. Göğüs ağrısı sırasında çekilen EKG bulgularında sorun daha net olarak saptanabiliyor. EKG’nin normal olmasına rağmen şüphenin kalkmadığı durumlarda öncelikle kan testleri gerekir. Efor EKG uygulaması genel durumu iyi kişilerde gereklidir.

Yapılan tetkikler damarlarda tıkanıklık şüphesini destekliyorsa, planlı bir şekilde koroner anjiyo kararı alınır. Anjiyografide amaç damar tıkanıklığının yerini ve şiddetini anlamaktır. Bu değerlendirmeye göre, ilaç tedavisi ya da görülen riskin durumuna göre stent uygulamaları veya cerrahi tedavi planlanır.

Ayrıca göğüs ağrıları kapsamında özellikle kadınlarda meme bölgesindeki ağrı ve hassasiyetler farklı bir başlık oluşturur.

Soy geçmişinizde benzer öyküler varsa, henüz bir sıkıntımız yokken seçtiğiniz kurumlarda bilgilenmek çok önemlidir. Ancak görüştüğümüz sağlık kuruluşlarının çözüm odaklı ve rahatlatıcı bir tarzı olması çok değerlidir.

Sağlıklı ve huzurlu günlerde tekrar buluşmak dileğiyle.