Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş!

Yola şiirle çıktı Eşref Karadağ, yazıya emeğini o süreçte -çocuk edebiyatı da içinde- oyun, roman, öykü ve masallarla çeşitlendirdi. Ödüllerle de taçlanan oyunları Devlet Tiyatrolarının repertuvarında yer aldı, çeşitli topluluklarca da sayısız kez sahnelendi.

eşref karadağ

Karadağ, tiyatro oyunları türünde ortaya koyduğu başarıyı bu kez Milli Mücadelenin unutulmaz kadın kahramanlarından Gördesli Makbule’nin yaşamını ve kararlılığını ortaya koyduğu “Gördes’in Yiğit Kızı Asker Makbule”yle taçlandırdı.

Karadağ’ın oyunu ilk kez, Fahri Karakaş’ın yönetiminde Gördes’te sahnelendi. İlçede görev yapmakta olan öğretmenler, bir mahalle muhtarı ve bir orkestra solistinin rol aldığı oyunun galası da Gördes’te yapıldı. Galada konuşan Karadağ, oyununun sahnelenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek “Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında kilit rol oynayan kadınlarımızın bu büyük mücadelesini iyi bilmeli, kuşaktan kuşağa da tüm gerçekliğiyle aktarmalıyız.” dedi.

Gördes’in Yiğit Kızı Asker Makbule”, Manisa Valiliğinin de oluruyla, mayıs ve haziranda öncelikle Manisa’da, Manisa’nın ilçe ve beldelerinde (Gördes, Selendi, Demirci, Kula, Köprübaşı, Kırkağaç, Soma, Sarıgöl, Alaşehir, Salihli, Ahmetli, Gölmarmara, Akhisar) sahnelendi.

Sonbaharla birlikte Gördes (4 Eylül Pazar), Saruhanlı (6 Eylül Salı), Manisa Merkez (8 Eylül Perşembe), Turgutlu’da (20 Eylül Salı) yeniden sahnelenecek “Gördes’in Yiğit Kızı Asker Makbule”yi, yeni dönemde, Manisa programının ardından, Ankara ve İzmirli sanatseverler de izleyebilecek.

gördesli makbule 2

Raftaki Kitap

Nuh’un Lezzet Gemisi/ Pınar Eldem Çulhaoğlu

İki yıldır bütün dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla açılıyor Nuh’un Lezzet Gemisi. Çocuklarına hasret anababalar, onların uzağında, ev “hapsi”nde, arkadaşlarından ve oyunlarından ayrı kalan çocuklar... Bir gün bu salgın günleri anılacaksa insanın salgına da edebiyatla, sanatla direnişi de anımsanacaktır. Bu yapıt da elbette.

Ayrı kalmaktan büyük üzüntü duyduğu babası bir gün ona salgına direnme ve yarının umudu olma ereğiyle seçilen çocuklardan biri olduğu bilgisini verince ilkin bu bir şaka herhalde diye düşünür Esra. Ne ki haber gerçektir. Bir gemiyle denize açılır seçilmiş çocuklar. Ancak onları bir gemi kazası sonrası hayatı yeni baştan öğrenmek diye de tanımlayabileceğimiz bir serüven beklemektedir. Kitabın resimlerini yazarın kızı Duru’nun yaptığını da belirtelim.

(roman, Yeni İnsan Yayınevi, Ağustos 2021, İstanbul)

Nuh’un Lezzet Gemisi

Öykü Atölyesi/ Mavisel Yener

Ben öykü yazamam. Nasıl bulacağım onca sözcüğü hem de uygun biçimde sıralayacağım da öykü olacak?.. Bu ve benzeri yakınmalarınız varsa Mavisel Yener’e kulak vermekte yarar var. Çünkü Yener sizi, baştan sona eğlenceli, sözcüklerle güle oynaya zamanlar geçirmeye çağırıyor. Önce bir güzel uykunuzu alın, karınızı doyurun, bolca su için (yanınıza da alabilirsiniz), evcil hayvanınız varsa onu da besleyin (o da gelebilir mi sizinle? Bilmem, Mavisel Yener’e sormalısınız.) Kaleminizi kolayca erişebileceğiniz bir yere koyun ya da hemen elinizin altında bulunsun. Burnunuz mu akıyor? Aksın, boş verin. Mendilinizi hazırda tutun yeter. Hazır mısınız? Eh, haydi öyleyse sayfaları birlikte çevirelim ki görelim sözcüklerimizin bize hazırladığı sürprizi.

A-a, sıradan sandığımız anlarımızda da ne öyküler saklıymış meğer!

(deneysel çalışma-inceleme, Tudem Yayınları, 4. baskı: Haziran 2022, İzmir)

Öykü Atölyesi, Mavisel Yener

Konuk Sözcükler/ Özlem Tezcan Dertsiz

21 Yıl Sonra Bir İlk Kitap Başka Zaman, Dünyada

İlk şiiri 2001 yılında Varlık dergisinde yayımlanan, şiirleriyle birçok dergide görünen Ataman Avdan’ın ilk şiir kitabı “başka zaman, dünyadaPikaresk Yayınları arasında çıktı.

Kitap, “Kuzey Saatleri” ve “Saatlerin İçinden” adlı iki bölümden oluşuyor. Avdan’ın zamanla olan derdini şiirlerde hissettiğiniz gibi en arka sayfaya düştüğü notta da görüyoruz: “Yirmi yıldır hep aynı şiiri yazdığımı düşünmüşümdür.

Dünya bazen bulunamadığın bir yerdir./  Orada birileri seni bekliyor.

Dünyadaki her şeyi sorguluyor şair. Dilleri, aşkları, şehirleri, sokakları, bahçeleri, rüyaları… Sinemadan çokça beslendiğini söyleyebiliriz.

Şairin flanör bir tarafı da var. O bir şehir gezgini, şehir insanı… Farklı coğrafyaların farklı şehirlerini bağrına basmış. “Hayır şehir hiç aklımdan çıkmıyor.” diyor bir dizesinde…

Ataman Avdan’ın şiirleri ritmi, sıcaklığı ve taşıdığı umutla keyifli bir okuma vaat ediyor.

Başka Zaman, Dünyada, Ataman Avdan, şiir, Pikaresk Yayınları, 2022, İzmir

Başka Zaman, Dünyada

Beşibiryerde

Talat Avcı (1952, Söke-Aydın doğumlu. Erzurum Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe ve AÖF Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Öğretmenlik, Otelcilik Yüksek Okulunda Türk dili okutmanlığı yaptı. İlk şiiri “Sanatçıya”, Kemalist Ülkü dergisinde, Eylül 1977’de yayımlandı. Şiirlerinin yanı sıra öykü, deneme, tanıtım yazıları çeşitli dergilerde yer aldı.  Beşparmak dergisinin genel yayın yönetmenliğini uzun yıllar sürdürdü. “Söke Lisesi Marşı” adlı şiirini Özer Aydoğan besteledi.)

talat avcı

İlk okuduğunuz kitap?

Hiç aklımda yok ama “Teksas”, “Çelik Bilek”, “Tom Miks” vb. çizgi romanlardan biri olmalı. “Hz. Ali’nin Cenkleri” ya da (Abdullah Ziya) Kozanoğlu’nun romanlarıdır.

Çizgi romanların kahramanları beni de etkilemişti. Kendimi kahraman olarak düşünmüştüm hep. Sonra Tarkan vb. “kendi” kahramanlarımız aldı sırayı. Ardından masallar, yer yer gülümseyerek okuduğum Keloğlan ve ötekiler.

Unutamadığınız kitap(lar)?

Hemen aklıma gelen “Yüzyıllık Yalnızlık” (G. G. Marquez). Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”sıyla yasaklı dönem sonrası okuduğum Nâzım’ın şiirlerinden çok etkilendim. Birinci (Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat...) ve İkinci Yeni şairlerini de (Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar...) ilgiyle, severek okuduğumu belirteyim. Sonra Behçet Necatigil, Cahit Sıtkı, A. Muhip Dıranas, Ahmet Haşim...

Okumakta olduğunuz kitap?

Kuakmer’in “Çarşamba Buluşmalar”ının bağımlısı olunca oraya konuk olan dostların kitapları da hep elimin altında oluyor. Şu ara Duygu Özsüphandağ Yayman’ın “Dulhane”sini okuyorum. Aydınlı avukat yazar Akın Yakan’ın “Ayın Yüzü Suya Düştü” romanını yeni bitirdim. “Zaten Herkes Tek Başına Değil mi?” adını verdiği öykü kitabını da bir süre önce severek okumuştum.

Bu aralar ne yazmaktasınız?

Romanımı sürdürüyorum. Kışın bir haiku sevdası başladı. Haiku’nun doğayla ilişkisini mevsimler olarak ele aldığım dosyam “Dört Mevsim Haiku” adıyla kitaplaşacak. Ona çalışıyorum. Bir de kısa öyküler var. Yeni deneme kitabım “mı Acaba?” kısa süre önce çıktı...

‘Son Irmak Kuruduğunda…’ ‘Son Irmak Kuruduğunda…’

İlk yayımlanan kitabınız?

Şiir dosyam “Sençekimi” çıkacakken “Mustafa Kemal Destanı” (şiir) “devrim yapıp” öne geçti. 1986’da Bük Yayın (İzmir) etiketiyle çıktı.

Bizim Güncel Kitaplarımız

Çocuk-Gençlik

1 Bozuk Pusula, İsmet Bertan, roman, Günışığı Kitaplığı

2 Sevgili Ucube, Sevgi Saygı, roman, Günışığı Kitaplığı

3 Güvercin Düşü, Ahmet Günbaş, öykü, Klaros

4 Zeytin Masalı, Ahmet Günbaş, şiir, Klaros

5 Uçan Hipopotamı Düşünme, Hanzade Servi, roman, Kırmızı Kedi

6 Pardon Sizi Duyamadım, Tuğba Güven Alkan, öykü, Yakın

7 Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim, Sümeyra Güzel, anlatı, Tudem

Yetişkin

1 Çürüntü, Ahmet Günbaş, şiir, Hayal

2 Köksüzler, Barış İnce, roman, İnkılap

3 Dulhane, Duygu Ö. Yayman, öykü, Yakın

4 Hipokrat’ın Romanı, B. Suat Çağlayan, roman, Bilgi

5 Unutulmayan Anlar, Y. Bekir Yurdakul, anı/ anlatı, Klaros

6 Başka Zaman, Dünyada, Ataman Avdan, şiir, Pikaresk

7 Sevgiyle İzmir Yazıyla İzmir, Oğuz Tümbaş, yazılar, Klaros

Tadımlık

Şairin sözcükleriyse gündelik yaşamın sokaklarında dolaşan, sizi de alır yanına; o sokakları, kıyıları, bahçeleri, çocuk oyunlarını, akşam çaylarını, kitap içlerini, çıkarsız merhabaları birlikte selamlarsınız. Dahası unutuverirsiniz kendinizi oralarda bir yerlerde, dostların sofrasında, sohbetinde...

Oğuz Tümbaş, o incelikli seslenişlerinden yeni güldestelerle çaldı kapıları. O güldesteden birinden tadımlık bir bölüm:

Gerence’yi bilir misiniz? Urla’nın Balıklıova köyüne 8 km. uzaklıkta bir koy. Gerence koyunun kıyısında İltur Sitesi’nde 24 yıldır yaz dinlencemizi geçiririz. Gerence’nin, adı ‘haydar’ olan rüzgârı pek ünlüdür. Önceleri çok tedirgin olduğumuz ama şimdi alıştığımız bu rüzgârı temmuz sıcağında daha bir sever olduk. Çok sıklıkla da çılgın sıcaklarda ‘haydar’ı özlüyoruz, çağrılar gönderiyoruz ona.

 “Haydar esince taflanlar, güller, zeytinler, çamlar, sardunyalar, nar ağaçları, begonviller de bir yerlere tutunmak için çırpınıp duruyorlar. Böyle günlerde dingin bir köşeye çekilip rüzgârı da ezgi gibi duyumsayarak kitap okumak, yazmak hoşuma gider.

“Ağaçlar, çiçekler rüzgârdan tutunacak yer ararken, ben de Gönül Çatalcalı’nın ‘Tutunmak’ adlı kitabıyla öykülere tutunuyorum. Tutunmak... Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak mı?

“Peki, başka nedir? Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak, kendi üzerine koymak, kullanmak... Bunca anlamı barındıran sözcük, gün gelir Gönül Çatalcalı’nın kalemiyle öykülenir, kitabına ad olur: Tutunmak. *

* öyküler, Tekin Yayınevi, Nisan 2016, 152 sayfa

 

Sevgiyle İzmir Yazıyla İzmir, Oğuz Tümbaş, yazılar, Klaros Yayınları, Mart 2022, Ankara, s.22

Sevgiyle İzmir Yazıyla İzmir

Şiir’cikler/ Ahmet Çuhacı

“Unutma! YALNIZLIKtır tek dostun/ Öldükten sonra da YALNIZ bırakmayacak olan seni!”

Taş

Okur kadar, gerçekliği ve sahtekârlığı hisseden başka kimse yoktur.Doğan Hızlan

Çizgilik/ Murteza Albayrak

kitap yüz