16.08.2021, 07:00

Görmüyor musunuz?

İklimin değişmesi nedeniyle son yedi yıl artışların çok yükseldiği bir dönem.

Avrupa Birliği Copernicus İklim Değişikliği Servisi yaptığı açıklamada, geçtiğimiz Temmuz ayının 2019 ve 2016’nın ardından dünyada kayıtlara geçen en sıcak Temmuz olduğunu belirtti. Ve o en sıcak ay yaktı bizi...

*

Küresel sıcaklıklar yıldan yıla dalgalanıyor. Dünyanın çoğu bölgesi ısınma eğiliminde ve hemen hemen her yerde normalden çok yüksek ısı patlamaları yaşanıyor.

Tüm yerkürede olağandışı yüksek sıcaklıklar görülüyor. Tüm yerkürede olağandışı seller, fırtınalar, ani ısı değişimleri görülüyor.

Görmüyor musunuz? Rekor kıran ısı patlamaları ve fırtınalar bir sürpriz değil artık.

*

Görmüyor musunuz?
Pek çok endemik türü yok ettiniz. Yaktınız.

Tüm hayvanları yerlerinden ettiniz. İnsanlık suçu işlediniz.

Dere yataklarına imar izni verdiniz. Dere yatakları derenin yoludur. Doğaya müdahale olur mu? Onlarca can gitti. Sorumlusunuz.

*

Buzullar yavaş yavaş eriyor diye bas bas bağırdık, yazdık. Az kaldı Avrupa kentlerinin deniz seviyesinin altına inmesi.

Ancak sorun değil değil mi? Bu seller artacak, devam edecek. Hala görmüyor musunuz?

Kuraklıklar, açlık ve dondurucu soğuklar sorun değil değil mi?
Tarım alanlarının yok olması sorun değil mi?

*

Mülteci sorunu size ne anlatıyor?

İnsanlar akın akın yaşadıkları yeri terk ediyorlar. Şimdi savaş nedeniyle kaçıyorlar ancak gün gelecek iklim değişimi yüzünden de göçler olacak.

Hazır mısınız buna? Besin ve hammadde sıkıntısına hazır mısınız?

İklim değişiminin etkisine hazır mısınız? Kuzey kutbunda Texas eyaleti büyüklüğünde parçaların kopmasına hazır mısınız?

*

Görmüyor musunuz? Felaket senaryoları değil konumuz.

Bunlar senaryo hiç değil. Sizin vurdumduymazlığınız.

Yoğun seller ve haritadan silinmelere hazır mısınız? Hayır değilsiniz.

İklimlerdeki zıt hava sıcaklığına, kitlesel yok oluşlara asla hazır olamayız.

O nedenle daha da geç olmadan bulun şu çözümü.

Ekosistemi düzeltin. Artık zarar vermeyin. Tatlı su kaynaklarınızı koruyun.

*

Yoğun seller, büyük dolu olayları, artan depremler, yangınlar çoktan yaşanmaya başlandı.

Durdurulamaz sonuçların getirisi küresel ısınma ile insanların yaşamına elverişli olmayan ortamlar yavaş yavaş şekilleniyor.

Ancak insan bencilliğine neden devam eder biri açıklasın.

Her şeyi mahvetme yetisine sahip olabiliyorsunuz da neden türünün devamı için, yerkürenin daha da güzelleşmesi için bilinç oluşmuyor. Görmüyor musunuz?

*

Sorun ne? Karbondioksit mi? Enerji dengesinin bozulması mı? Sera gazı mı?
Ormanların yok edilip betonlaşması mı? 800 bin yıldır hiçbir şekilde görülmemiş kadar yüksek karbondioksit seviyelerini görüyoruz. Küresel ısınmayla ilgili hazırlanan raporlarda ülkemizin, 2040 yılında çölleşeceğini de ortaya koyduğuna göre bu vurdumduymazlık nedir? Lütfen artık ağaç kesen, yakan politikaları bitirin.

Betonlaşmayı bitirin. Görmüyor musunuz? Vatandaş göz göre göre ölüyor.

*

İnsanoğlunun, yeryüzüne en büyük ihaneti, doğaya hoyratça davranmasıdır.

Küresel ısınmaya neden olan insanoğlu’ dur.

Ormanların talan edendir.
Ekonomik çıkarlarını ekolojik dengeden üstün tutandır.
Sanayi devriminden sonra doğanın kaynaklarını yok edendir. İmar diye diye her yeri, dere yataklarını dahi doldurandır.

*

Hükümetler, devletler çok büyük vebal altındasınız. Lütfen artık popülist politikaları bir kenara atın ve soruna odaklanın.

Yeryüzünü yakmak değil ağaçlandırmak zorundayız.

Fosil yakıtların kullanımını sıfırlamak, zorundayız.

Trilyonlarca dolarları savaşlara değil doğaya yatırmak zorundayız.

Vaatler değil artık icraat bekliyoruz.

Lütfen önce siz kendinizce dur demeyi bilin. Kişisel durlarınızı bulun.

Öze dönün. Doğaya dönün. Seyirci kalmayın.

Görmüyor musunuz? Doğa verdiklerini geri almaya başladı bile.

Görün...Uyanın...

Artık uyanın!

 

Dip notlar;

 

Rahmet diliyorum...

Yok, yere dere yatağına kurban gidenlere rahmet diliyorum. Bu denli büyük acılar yaşatmasın rabbim ülkemize.

Ancak Kastamonu, Bozkurt, Karabük, Sinop, Bartın, Rize ve felaketi iliklerine kadar hissetmiş Karadeniz’imiz sel ve heyelanın gölgesinde artık. Güzeller güzeli Akdeniz’imiz ise yangınların gölgesinde. Tüm vefat edenlere rahmet ve bu gölgeler içinde yaşayan bizlere ise sabır diliyorum. Ancak sadece sabır olmaz. Çaba lazım. Çaba. Değişimin çabası yüreklerinizde olsun. Doğa için değişin...

 

Artış...

'Nature Climate Change' dergisinde yayımlanan 2 farklı araştırma, yüzyılın sonunda Dünya'nın en az 2 derece ısınacağını ortaya koyuyor.
Dünyamız milyonlarca yıl önce de benzer bir felaket yaşamış ve o zamanki sıcaklık artışı 6 derece. Dayanılmaz artış. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferanslarında yayımlanan bildirgelere göre, karbondioksit oranının en yüksek düzeyde seyrettiği ülke Çin.
Sonra; ABD, Hindistan, Rusya ve Japonya geliyor.

Sonra da küresel ısınmadan söz ediyoruz. Kendinize gelin artık...

 

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Öğretmen öğrencisine sorar: – Dünya yuvarlak mıdır?

Hayır!
– Peki, düz müdür?
– Hayır!
– Peki, nasıldır evladım?
– Babam karmakarışık olduğunu söyler.

 

Günün sözü; “Olmak istediğim yerde olmayabilirim; ama Tanrı’ya şükür, eskiden olduğum yerde değilim.” Joyce Meyer

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@