Fadime KUZU ALTANHAN/ Pandemi dönemiyle başlayan ve son dönemde dolar kurunda yaşanan ani değişiklikler nedeniyle en üst seviyeleri gören gübre fiyatları öncelikle üreticileri ve çiftçi etkiliyor gibi görünse de bu durum tüketiciyi de olumsuz etkileyecek. .

Gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle çiftçinin gübre kullanımını bırakma ya da az kullanma yoluna gittiğini ifade eden Ziraat Yüksek Mühendisi Ferdan Çiftçi, "Gübre kullanmadığı takdir de hem verim kaybı olacak hem de bitkiler sağlıklı gelişmediği için hastalık ve zararlılara karşı daha dayanıksız olacak.Buna bağlı olarak gıda arzında yaşanan eksiklik nedeniyle gıda krizi yaşayacağız" dedi.

"GIDA KRİZİ ENDİŞESİ"

Ziraat Yüksek Mühendisi Ferdan Çiftçi, üreticinin ve çiftçinin de herkes gibi çok zor günlerden geçtiğini ifade etti. Bugünden yarına gübresiz tarımdan verim almanın mümkün olmadığını söyleyen Çiftçi, "Üretici gübre kullanmadığı zaman yüzde 30-60 aralığında bir verim düşüşü meydana gelir. Çiftçinin maliyetlerin altından da kalkması mümkün değil. Bu durumda aldığı gübrenin yarısını kullanacak ya da gübreyi borçlanarak alacak. Gübre kullanmadığı takdir de hem verim kaybı olacak hem de bitkiler sağlıklı gelişmediği için hastalık ve zararlılara karşı daha dayanıksız olacak. Yer ve hava koşullarına bağlı olarak da verim kaybı yaşanacak. Buna bağlı olarak gıda arzında yaşanan eksiklik nedeniyle gıda krizi yaşayacağız" diye konuştu.

GUBRE ferdan CiftCi

"SORUN DIŞA BAĞIMLILIK"

Ekonomik belirsizlikler nedeniyle insanların önünü göremediğini belirten Çiftçi, "Dolar bir gecede 20 liralara kadar çıktı ve şu anda da düşüşler devam ediyor. İnsanlar tekrar yükselir mi diye düşünüyor. Üretici yüksek fiyattan aldığı girdi kalemleri nedeniyle ne yapacak? Hem üreticiyi hem tüketiciyi hem de çiftçiye girdi sağlayan ziraat mühendisi arkadaşlarımızı da etkileyen biri durum söz konusu. İthalatçı da bu belirsizlikten etkileniyor. Çünkü gübre de temel sorun dışa bağımlı olmamız. Bu bağımlılık devam ettiği sürece, doğru bir destekleme ve üretim politikası olmadığı sürece bunları yaşayacağız. Önümüzdeki süreçte kimyasal gübreleri daha az kullanacağımız ekolojik yöntemlere doğru dönmemiz gerekiyor. Bu yöntemleri üretim içine sokmamız gerekiyor" açıklamalarında bulundu.

"HAMMADDE FİYATI 3 KAT ARTTI"

Ege Gübre Sanayi A.Ş. Ticaret Müdürü Erinç Nepton, gübre fiyatlarının yükselmesinde pandemi ve doların etkilerini dile getirdi. Nepton, pandeminin başlamasından birkaç ay sonra tüm hammadde fiyatlarının global düzeyde 4 katına çıktığını söyleyerek, "Bunun ana nedenlerinden bir tanesi doğalgaz fiyatları. Çünkü doğalgaz, bizim nitrojen gübreler tabir ettiğimiz amonyum sülfat, amonyak, üre hepsinin ana hammaddesi. Bundan bir buçuk yıl önce 105-120 dolar civarında aldığımız sülfatlar en son tepelerde 600 dolarlara kadar geldi. Üre fiyatı da 230 dolardan alırken bugünkü fiyatı bin dolara çıktı. Minimum yükselen hammaddenin fiyatı iki buçuk katına çıktı" dedi.

ege gubre

"KURDAN ZARARA UĞRADIK"

Doların yükselmesinin de gübre fiyatı artışında çok etkisi olduğunu dile getiren Nepton, "Biz malı bugünün dolar kuru üzerinden alıyoruz ama ödemelerini vadeli olarak yapıyoruz. 6 ay vadeli çalışıyoruz ve ödemelerimizin hepsi dolar üzerinden. Bir malı satarken gelecekteki riski de öngörüp fiyat koymak zorundayız ya da ürünü sattığımızda sürekli dolar almak zorundayız. Başka türlü kendimizi koruyamayız. Ürünü içeriye TL olarak satıyoruz bu nedenle kur yukarı çıktıkça çok fazla finansman zararı yaşadık. Fiyatları kura göre belirlemeliyiz ancak çiftçiyi de zarara uğratmamamız gerekiyor. Dolarda yaşanan düşüş nedeniyle şu anda gübre fiyatları 4 gün öncesinin yüzde 45 altında. İçeriye ürün TL olarak satılıyor ama aslında dolara bağlı. Yarın dolar 20 lira olduğunda fiyatlarımızı yeniden revize etmek zorundayız. Çünkü bütün borçlarımız dolar üzerinden" diye konuştu.

"ÜRÜNLERİ YERİNE KOYAMIYORUZ"

Gübre fiyatlarının yükselmesine bağlı olarak gübre firmalarının çok fazla kar ettiği yönündeki söylentilerin kendilerini üzdüğünü ifade eden Nepton, "Bizim inanılmaz kar etme gibi bir durumumuz söz konusu değil, tersine çok kötü durumlara düştük. Vadeli çalışıyoruz. Akreditif açmak için bin, iki bin dolar öderken şu anda 20 bin dolardan aşağı akreditif açamıyoruz. Malların total mevduatları çok büyüdü. Eskiden 20 bin ton malı 200 dolardan 2 milyon dolara alıyorsak şu anda yine aynı miktarda malı 20 milyon dolardan alıyoruz. Risk büyük sattığımız ürünün yerine yenisini koyamıyoruz. 10 bin ton ürün sattığımızda yerine 3 bin ton mal alabiliyoruz. Fiyatlar yüksek olduğu içinde satışlarımızda zorlaşıyor" açıklamalarında bulundu. 

"DOLARIN STABİL KALMASI ÖNEMLİ"

Çiftçinin de dolar fiyatlarındaki değişkenlik nedeniyle oldukça etkilendiğini ifade eden Nepton, "5 gün önce nerdeyse yüzde 50-60 yüksek fiyattan alan çiftçinin elinde maliyeti çok yüksek kaldı. Tarlasına o fiyattan atacak. Maliyetim bu oldu bu fiyattan satmak zorundayım diyecek. Bu durum tüketiciyi de etkileyecek. Çiftçinin de bir ödeme gücü var. Tarlasına gübreyi ya hiç atmıyor ya da daha az atıyor. Çiftçiler de haklı çünkü maliyetini kurtarmayacak. Malların fiyatı şu anda olması gereken yerde değil. Çiftçinin maliyeti de bizim maliyetimizle eş değer. Antalya'daki portakal limon satıcıları nasıl kar edeceğiz değil nasıl devam ettireceğiz diye düşünüyorlar. Dolar eski seviyenin biraz üstüne geldi. Bizim için önemli olan doların stabil kalması. Stabil kamladığımız sürece iş yapmamız zor. Dövizin kesinlikle stabil kalması gerekiyor" ifadelerini kullandı.